banner214
 Kentler geçmişten geleceğe taşıdıkları değerlerle ve bu değerlerin kent yaşayanlarına aktarılmasıyla, kentliler nezdinde aidiyet duygusu oluştururlar.
 
Kent merkezi 160 yıllık bir geçmişe sahip olan  ve dışarıdan gelen göçlerle oluşan Mersin, aidiyet  oluşturma konusunda  diğer kentlere nazaran daha fazla sıkıntılar yaşamaktadır. Genç bir şehir olmasına rağmen, bu kentin tarihinin kent yaşayanlarınca bilinmemesi  ya da  bu kenti kuran unsurlardan ve bu kenti oluşturan faktörlerden, dinamiklerden    Mersinlilerin haberdar olmaması, pek çok sorunun cevabının neden doğru verilemediğini  içermektedir.
 
1830’larda başlayan Mersin’in kuruluş serüveni, bu kadar kısa zamana rağmen net bir biçimde yazılamamıştır. Konuyla ilgili özel çabalar sonucu yapılan bazı kişisel araştırmalar dışında resmi bir araştırma yapılmamış olması, Mersin tarihi ile ilgili belge ve fotoğrafların toplandığı  yada konuyu incelemek için kurulmuş bir  araştırma merkezinin kurulmamış olmaması  kent adına inanılmaz bir talihsizliktir.
 
Kent kimliği ve aidiyeti konusunda bu denli sorunlar yaşayan Mersin’de gerek resmi kurumların, gerek üniversitenin gerekse sivil toplum  kuruluşlarının bu konularda  çaba sarf etmemeleri hiçbir gerekçeyle izah edilemez. Kent tarihini araştırmanın, kent kimliğini oluşturmanın  ve  geçmişten gelen kültürel mirasın geleceğe taşınmasının  bu kentin temel sorunları arasında yer almaması  yada sorunların sonunda yer alması  Şehirlerin ruhlarının şehir insanını oluşturmada ne kadar önemli bir etken olmasının kavranamamış olmasından kaynaklanmaktadır. Şehirlerin ruhlarını şehirlerin hafızaları oluşturur. Bir kentin hafızası sahip olduğu kültürel ve manevi değerlerin korunmasıyla oluşur. Zaten çok kısa bir zaman dilimine sahip olan Mersin’in çok az sayıda ki kültürel ve tarihi varlığı yerel yönetimlerin sorumsuzca davranışları yüzünden tahrip edildi. Var olanın korunmasını entelektüel  kaygı olarak niteleyen   ve korunması konusunda özel bir çaba  sarf etmeyen anlayışlar, bu kenti kimliksiz ve Mersinde doğduğu halde Mersinli olduğunu söyleyemeyen insanlardan oluşan bir  kente dönüştürdü.
 
Kent  Müzeleri şehirlerin otobiyografileridirler. Kentli orada yaşadığı, soluk aldığı ve her gün sokaklarını arşınladığı kentin geçmişini  görür. Kendinden izler bulur. Kendinden önce bu şehirde yaşayanların günlük yaşamlarını, hayat biçimlerini, ticari aktivitelerini, oturduğu sokağın yüzyıl önceki halini, kentin değişen ve değişmeyen yüzünü, kendisinin ya da komşusunun atalarından kente nefes vermiş ve katkıda bulunmuş insanları, kısacası kendisini bulur.
 
Mersin’de en kısa zamanda bir kent  müzesi oluşturulmalı ve bu müzenin Mersinlilerle buluşması sağlanmalıdır. Burada geçmişten kalan belge ve fotoğraflar toplanarak sergilenmelidir.
 
Yaşı 70 ila 80 arasında  olup hayatta olan  ve Mersin’in son tanıkları diyebileceğimiz akil insanların gözünden Mersin anlatılmalı ve bu insanlar yaşıyorken sesli ve görsel bir arşiv oluşturulmalıdır.  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255