banner214
"MERSİN TAŞRA KALMASIN."

İmece Kent Söyleşileri'nin bugünkü konuğu Ressam Aliye Altunbilek.

Mersin'in sanat alanında yıllar öncesini arar olduğunu belirten Aliye Altunbilek, kurum ve kuruluşları sanata destek olmaya çağırdı.

Sanatçıların büyük çoğunluğunun gözünü İstanbul'a çevirdiğini vurgulayan Altunbilek, Mersin'in taşra kalmasının içini acıttığını söyledi.

-Aliye hanım sizi tanıyalım öncelikle?

Yaklaşık 17 yıldır Mersin’de yaşıyorum. Isparta Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun olduktan sonra birkaç yıl Isparta’da kaldıktan sonra Mersin’e geldim. 17 yıllık süreç içerisinde farklı kurum ve derneklerde resim öğretmenliği yaptım. Kendi atölyemde resim çalışmalarımı sürdürdüm. Son 2 yıldır da İstanbul- Mersin arasında atölye çalışmalarımı yürütüyorum. Pandemiden dolayı da 7-8 aydır Mersindeyim. Sanat yaşamım bu şekilde devam ediyor. Sanatla yaşamımı devam ettiriyorum.

-Resime başlayan gençlere neler tavsiye edersiniz?

Yıllar önce özel dersler verdim. Lise ya da üniversiteye hazırlık olarak. Çocuklara sanat eğitimleri verdim. Hobi amaçlı yetişkinlere de verdim. Ama bunu gerçekten istemeleri gerekiyor. Hobi olarak herkes uğraşabilir. Ama sanatçı olmak daha farklıdır. O duygu o bilinç düzeyi farklıdır. Sıradan toplumdan farklı düşünen kişidir sanatçı olan.  Gençler de üniversiteye girdiklerinde gerçekten atıyorum15-20 kişilik sınıfta 3-5 kişi sanatçı olma yolunda devam ediyor. Onlar için azimle çalışmalarını, müze görmelerini ve sergi-galeri gezmelerini tavsiye ederim. Görsellerini arttırıp çok çalışmalarını tavsiye ediyorum. İsteklerinin arzularının peşinden koşmalarını tavsiye ederim.

-Resime nasıl başladınız?

Çocukken de görsel algım çok yüksekti. Aslında sanat tarihi çok severdim. Lisede dahi sanat tarihinden ödev almıştım. Sanat tarihi, arkeoloji hayatımda etkindi. Üniversite yetenek sınavlarına bir arkadaşımın girmesiyle ben de girmek istedim. O şekilde bir başlangıç oldu. Isparta’yı kazandım. Ana sanat dalı olarak resim değil, minyatür okudum. Osmanlı resimi okudum eğitim olarak. Onun eğitiminden sonra, klasik minyatürler yaptım. Hatta İçel Sanat Kulübünde minyatür dersleri verim. İçimdeki ses bana farklı disiplinlere yönelmemi söylüyordu. Büyük tuvale resim yapmak, performatik çalışmalar. Disiplinler arası bir yolda ilerlemek beni sanat alanında daha çok tatmin ediyor.

Benim hayatımda Mersin çok önemli. Asıl ciddi anlamda kişisel, karma sergilerimi yaptım. Mersin’den resim ile alakalı dışarıya işler gönderdim.  İçel Sanat Kulübü, Ahmet Yeşil benim için çok önemli. İlk tanıdığım ve profesyonel sanatçılardandır. İstanbul hayatımda her zaman vardı. Ve git gel yaptım. Son dönemlerde sanatçı yönüm daha ağır bastığı için resim üretmeye devam ediyorum.

-Mersin’in sanat ortamını nasıl buluyorsunuz, galeri eksiklikleri sürekli dillendiriliyor, siz bu konuda neler söylersiniz?

Mersin’de yaklaşık 18-20 yıldır yaşadığım için. O dönemler aktif galeriler vardı. İyi bir süreçtelerdi. Son yıllarda gerçekten üzücü bir durumda. Bir sanatçı ve sanatsever olarak bu benim içimi acıtıyor. Daha iyi gitmesini istiyorum. Ciddi anlamda büyük kurum ve kuruluşların sanatseverlerin mersin gibi çağdaş bir kente sanatçı yetiştiren bir kente katkılarının olmasını istiyorum. Gözümüz sürekli İstanbul’da oluyor ben bile sürekli gidiyorum. Orada bir atölyemiz olması daha sanatın içinde aktif olmamızı sağlıyor ama Mersin’de de sanatçılar yetiştiği için ve ciddi sanatçılar olduğu için, halktan gelen talep üzerine de bunun ciddi anlamda kurumlar tarafından duyulmasını istiyorum. Çağdaş sanat müzesi yapılabilir. Kaç yıldır konuşuluyor bunun içinde de bulundum. Sanat kulübünün toplantılarında bilfiil bulundum ama hayata geçmedi. Genç sanatçılar geliyor. Ve biz müzeye, özel galerilere ihtiyaç var. Bu bir sanatçı ve sanatsever arasında bir köprüdür, bir galerinin yapılması. Bunlar ciddi anlamda gereksinim. Gençler gözlerini dışarıya çevirmemesi için Mersinin de küçük İstanbul olması gerekiyor. Müze ya da galerilerle.

-Sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı Aliye Hanım son olarak?

Sanatsever olarak sanatın bütün alanlarını da takip etmeye çalışıyorum. Toplumun aslında en küçük bireyi çocuklardır. Gerçekten sanatla iç içe olmak nedir. Herkesin resim yapması ya da buna yeteneği olması gerekmiyor. Ama ailelerin muhakkak çocuklarını bir resim sergisine müzeye götürmeleri gerekiyor. Onu her zaman söylüyorum yetişkin insanların da kendilerine vizyon katmaları için sergi gezmeleri, ve buna ilgi duyuyorlarsa koleksiyon yapmalarını önerebilirim. Sanat hayatına katkı yapmaları için bu çok önemli. Tabii bizim ülkemizde biraz biraz hareketlenme var. Yine de daha ileriye gidebiliriz. Çok ümitsiz değilim. Online sergilere bile katılıyoruz. Tamamen umutsuz değiliz. Bu halkın ve kurumların derneklerin işbirliği içinde olması ve daha çoğalması gerekiyor. İletişim ağının kopmaması gerekiyor. Sanatseverlerin müze ve galerilerin birbirleri ile iletişim ağını koparmamalı gerekiyor.

Yetkililere dönük olarak da, şehrin kentin nabzını tutan belediyeler kültür müdürlükleri, valilikler hatta iller arasında bile çok önemli bunu her zaman dile getiriyorum. Mersin’de bir müzik festivali ya da çağdaş sanat, sanat festivalleri yapılmalı farklı kategorilerde de olabilir. Heykel sempozyumları oluyordu bu dönemde ve festivaller sadece İstanbul ile kalmamalı bu Mersin’de olmasını istiyorum. Mersin çağdaş sanatçı şehri. Kurumların bu el atması lazım müze galeri anlamında, sanatçıyı şehirlerarası birbirine taşıyıp bağlar kurma anlamında yapılmalı bunlar yapılmalı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner231

banner232

banner228

banner239