banner165
Öne Çıkanlar Serkan AVCI Üreticinin yüzünü güldürüyor ŞEHİT ilo AKP
banner177
banner176

“15-20 yıldır Mersin sahillerine kötülük yapılıyor.”

Heykeltıraş Mehmet Aksoy ‘Yenişehir Gelincik tepesine İnsan ve Doğa’ temalı müzeler projemiz var” Heykeltıraş Mehmet Aksoy’un, günümüzde anlamını yitiren doğal değerlerin yeniden keşfedilmesi, insanoğlunun köklerine inerek içindeki enerjiyi aktive edip ortaya çıkarması, bir başka deyişle özüne dönmesi sorunsalından yola çıkarak gerçekleştirdiği, ‘Doğa ve insan’ temalı projesini Yenişehir Belediyesine sundu. Aksoy, 15-20 lıdan bu yana Mersin sahillerine kötülük yapıldığını ileri sürerek insanın deniz ile bütünleşmesi için sahil kenarlarındaki yapılaşmaları “Dümdüz ederim”” dedi.

- Bu haber 172 kez okundu.

“15-20 yıldır Mersin sahillerine kötülük yapılıyor.”

HABER: Mikail PELİT

Ünlü Heykeltıraş Mehmet Aksoy 15- 20 yıldan bu yana Mersin’in sahil kenarlarına kötülük yapıldığını savundu. Kent Merkezindeki Deniz kenarlarının insanları yeşilden ve doğadan uzak tutan projeler ile donatıldığını savunan Aksoy “ “Denizi görelim diye dümdüz yaparım. Deniz ile ilişki kuralım. fiziksel, sosyal ve zihinsel sağlığı iyileştirerek yaşam kalitesini nasıl artırmanız gerektiğini keşfetmeye yardımcı olan çalışmalar yapmalıyız (rekreasyon), doğa ile buluşturacak hiçbir şey yok.’’ dedi

Heykeltıraş Mehmet Aksoy’un, günümüzde anlamını yitiren doğal değerlerin yeniden keşfedilmesi, insanoğlunun köklerine inerek içindeki enerjiyi aktive edip ortaya çıkarması, bir başka deyişle özüne dönmesi sorunsalından yola çıkarak gerçekleştirdiği, ‘Doğa ve insan’ temalı projesini Yenişehir Belediyesine sundu. Yenişehir Belediyesi’nin davetlisi olarak Mersine gelen Heykeltıraş Mehmet Aksoy Gelincik tepesine uygulanacak olan ‘Doğa ve İnsan’ temalı projesini anlattı. Mersin’e geliş amacının Yenişehir Belediyesi Başkanlığı tarafından davet edilmesi olduğunu ifade eden Aksoy  “Gelincik Tepesi’ne uygulanacak proje konusu ile ilgili fikir alış verişinde bulunmak üzere geldik.  Bizde kendilerine proje sunduk.” dedi 

“YENİŞEHİR BELEDİYESİNE GELİNCİK TEPESİNE ‘DOĞA VE İNSAN’ TEMALI PROJEMİZİ SUNDUK” 

Gelincik tepesine uygulanmasını istedikleri projesinin  1 dönüm 400 metre kare alanına sahip olan meyilli araziye uygun olacak şekilde ‘Teraslamalı Mimari’  önerdiklerini ve Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ile Belediye yetkilileri ile fikir birliğine vardıklarını ifade eden  Aksoy, Şunları söyledi ; “Aslında bugün dünyamızda çocukların eğitiminde ne kadar geri eğitildiğini biliyoruz. Çocuklarımıza geleceğimiz diyoruz. Çocuklara yatırım yapmamız lazım. Onları eğitmek, gelecek günlere hazırlamak gerekir. Teknoloji ile tanıştırmak gerekir. Bilim ve ilimle tanıştırmak gerekiyor. Bunlardan yola çıkarak bir takım düzenlemeler yaptım. Asıl konu ‘Doğa ve insan’ ilişkisinin bozulmasıyla artık büyük şehirlerde yaşayan insanlar, apartman çocuğu oldular. Domatesi ağaçta yetişen sanalar var. Doğa ve İnsan arasında bir kopukluk var. Projenin bir kısmı doğa ve İnsanla ilgilidir. İnsan doğa ilişkisini anlatıyor. Birde teknoloji ve daha çok çocuklara ile ilgili çocukları ve gençleri teknoloji ile tanıştırmak. Oyun ile onlara öğretmek. İnteraktif aktiviteler yapmak. Onun için Teknoloji ve Tarım Müzesi, Bir oyuncak müzesi, Tarih Müzesi ve Bir heykel Müzesi tasarımlarımız var. Mersin’e bir çekim alanı yaratacaktır. Ama bu ne kadar kabul görülür, olur mu? Olmaz mı? Bunlar bürokrasinin eline düştüğün zaman umutsuzlukta oluyor. İnsanlar Sanatı ne kadar gündemlerine 1. maddesi olarak koyuyorlar bilemiyoruz. Bu konuda olumsuz tecrübelerimiz var.”

ŞEHİRLERDE İNANILMAZ GÖKTELENLER YAPILIUYOR”

Teknoloji geliştikçe insanın böbürlenmeye başladığını ifade eden Aksoy, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bir hâkimiyetin tam tersine teknoloji geliştikçe insanda böbürlenmeye başladı. Her şeyi yapar ederiz gibisinde düşünülüyor. Onun için otobanlar, köprüler. Dağlar düz ediliyor. Geçitler yapılıyor. Bunlar öyle yapılıyor ki plan proje dahilin de değil. Bir gelecek düşüncesi yok. Günlük rant çıkarından kaynaklı bir şey. Bu Büyükşehirlerde çok derin stres travmalar yarattı. İnsanlar üstünde büyükşehir stresi diye bir şey var. İnsanlar doğaya kaçıyor. İçindeki her insan da olan ve kendisinindi doğa parçasının olduğunu unuttuğumuz için ama gizliden pikniğe çıkar insanlar. Denize gider. Bunların temelinde doğanın bir parçası olmak hasreti var. Orada kendine geliyor. Ama öyle bir kültürü olmadığı için denize girme kültürümüz bile yok. Orayı da kirletiyoruz. Böyle bir insan tipi çıktı ortaya. Doğa ilişkisi kopuk. İçinde gizli bir hasret var. Onunda farkında değil. Kirletiyor. Devamlı doğayı kirletmekle meşgulüz. Sonuç olarak ayağımıza sıkıyoruz. Bu çelişki ile ilgili heykeller düşünüyorum. 15-20 yıldır yaptığımdır. İnsan doğa ilikisi. Buradan yola çıkarak eskiden ne kadar kutsallar vardı. Onlara dönüyoruz. Su-hava kutsaldı, Toprak kutsaldı. Ağaç kutsaldı. Her şeyin bir ruhu vardı. Bütün bunlar şimdi yok. Su-hava-ağaç kutsal değil Agaç kesilebilir. Toprak kutsal değil kirletilebilir. Zehirlenir. Kaynak sular hepsi kirleniyor. Yukarıdan durmadan zehir atıyorsun. Temizlik tozlarıyla ve deterjanlarla ve sözde temizliyoruz. Doğayı kirletiyoruz.”

MERSİN’E “15-20 YILDIR KÖTÜLÜK YAPILIYOR.”

mersin’de geçmiş ve şimdi ki büyükşehir belediyesini eleştiren ünlü heykeltıraş mehmet aksoy 15- 20 yıldan bu yana mersin’in sahil kenarlarına kötülük yapıldığını savundu. Kent Merkezindeki Deniz kenarlarının insanları yeşilden ve doğadan uzak tutan projeler ile donatıldığını savunan Aksoy şöyle konuştu; “Denizi görelim diye dümdüz yaparım. Deniz ile ilişki kuralım. Fiziksel, sosyal ve zihinsel sağlığı iyileştirerek yaşam kalitesini nasıl artırmanız gerektiğini keşfetmeye yardımcı olan çalışmalar yapmalıyız, Doğa ile buluşturacak hiçbir şey yok. Yapılan bu kadar cürüm. En azından 15-20 yıldır kötülük yapılıyor. Hem Kültür açısından. Diyecekler ‘bir kültür şehrine gidiyorsunuz bir heykel görsünler. Bunlar çok kültürlü, sanatsever, yüksek düzeyde bir kültürleri bir yaşam tarzları var’ desinler. Buralara bakınca ne görüyorsun? Bambaşka bir şey görüyorsun. Seviyesizlik var. Mersin insanına yakışır mı? Öyle bir yer değil ki Mersin. Mersin gerçekten Kültürlü, eğitilmiş çok ayrıcaklı bir yerde oturuyor. Çok zenginlik var. Hem tarihi, hem insan olarak ta.  Ama gel gelelim öyle bir yönetiliyor ki; Bunlar hiç görülmemiş. Değerlerimiz ortaya çıkmıyor. Değerlerimizin ortaya çıkması lazım.”

“MERSİN’İ TANITACAK BİR SEMBOLU BİLE YOK”

‘Bir kitap basıyorsun kitapta mersini tanıtacak neyi basabilirsin.  Bir şey yok. Basamıyorsun’ diyen Aksoy,  “Mersin’le kendini özdeşleştirecek bir sembol var mı? Yok? Yazık değil mi. Halen Kız kalesi ile övünürüz. Kız kalesi ile övünürsün. Niye övünürsün? Çünkü kaç sene önce yapılmış. Çok güzel bir şey yapmış. Bir hikâyesi var. İnsanları çeken bir yanı var. İnsanları Cezp edecek işler yapmak lazım. Benim yapmak istediğim şey insanları cezp edecek, oraya gelinsin. Görünsün. İçme kültürü olmasın orada. Kahve, Lokanta, Mesire yeri. Yeter artık. Yeme-içme şehri oldu. Birazda ruhumuzu besleyelim. Hayata daha derinlemesine bakmaya başlayalım. İnsanlar, çocuklar böyle büyüsünler. Hafızalarda güzellikler yer etsin. Çocuklara kötü dünya bırakıyorsun. Senin yaşadığın bütün kötülükleri, borçları kim ödeyecek. Senin çocuklar ödeyecek. Bütün bu kötülüklerle kim baş edecek. Sen onlara böyle bir dünya bırakıyorsun. Üzücü olan bu.” Dedi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.