banner165
Öne Çıkanlar mezitli sinankoc koc belediye baskan sinan

Bu haber kez okundu.

“Anadilde eğitim engeli en büyük insan hakkı ihlallerinden birisi”

Eğitim-Sen Mersin Şubesi ‘Dünya Anadili Günü’nü kutlayarak basın açıklaması yaptı. Yürütme kurulu adına basın açıklamasında konuşan Şube Eğitim ve Yükseköğretim Sekreteri Duygu Taner, “Bireylerin kendi anadillerinde eğitim almasının engellenmesi de en büyük insan hakkı ihlallerinden birisi olarak kabul edilmektedir” diye konuştu.

“EN BÜYÜK İNSAN HAKKI İHLALLERİNDEN BİRİSİ”

Bireylerin anadilleri dışında sonradan öğrenilen ikinci, üçüncü diller o dillerle iletişim kurmayı sağlasa bile, asla insanın kendi anadili gibi olamayacağını belirten Taner, “Bundan dolayı Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde de açıkça belirtildiği gibi, bireyin anadilinde eğitim alması en temel insan haklarından birisi olduğu kadar, bireylerin kendi anadillerinde eğitim almasının engellenmesi de en büyük insan hakkı ihlallerinden birisi olarak kabul edilmektedir” dedi.

“ZORUNLU BİR GÖREV HALİNE GELMESİ KAÇINILMAZDIR”

Yönetim kurulu adına konuşan Taner, “Eğitim hakkının yaşama geçirilmesinin en temel koşullarından birisi, kamu tarafından yürütülmesi ise, en az onun kadar önemli bir diğer koşulu içeriğinin demokratik, bilimsel ve laik olması, farklı dil ve kültürlerin özgürce gelişmesini sağlamayı hedeflemesidir. Bu koşullar sağlanmadığında eğitimin, o anki mevcut siyasal yapıyı yeniden üreten, bu haliyle eğitimin bireyler için temel hak olmaktan çıkıp, yapılması zorunlu bir görev haline gelmesi kaçınılmazdır” diye konuştu. Taner, Bir ülke için önemli olanın, ekonomik ve toplumsal başarı sağlamak, dilsel ve kültürel zenginliklerin nesilden nesile aktarılmasının olanaklarının yaratılması olduğunu ifade etti. Taner şöyle devam etti, “Ancak bu başarıldığı zaman toplumsal gelişme ve ilerleme sağlanabilir. Egemenler, bu anlamda bir toplumsal değişim ve ilerlemeyi engelleyebilmek için dünyanın birçok yerinde eğitim olgusuna el atmış, kültürel zenginlikleri talan etmiş, ‘resmi dil’ dışında kalan anadillerde eğitim-öğretimi yasaklama yoluna gitmiştir.”

Taner, eğitim biliminin temel ilkeleri ve uluslararası sözleşmelerinin yok sayılarak bir taraftan anadilinde eğitim hakkına yasak getirip, diğer taraftan eğitim hakkının karşılandığını iddia etmenin sadece gerçekleri çarpıtmak anlamına geldiğini de sözlerine ekledi.

“EN ÇOK ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR”

Taner, “21 Şubat Dünya Anadili Günü, ülkemizde özellikle anadili Kürtçe, Arapça, Lazca, Ermenice, Hemşince, Çerkezce, Çeçence, Süryanice gibi dillerden olan milyonlarca çocuğun kendi anadillerinden koparıldığı ortamda kutlanmaktadır. Anadilin kullanımının engellenmesi toplumun bireylerini değişik boyutta etkilese de, tartışmasız en fazla çevresi ile iletişimini anadili ile sağlayan çocukları etkilemektedir. Gerek dilbilimi, gerekse eğitim bilimleri açısından anadilin önemi ve gerekliliğinin yanı sıra, anadilin pedagojik ve insanı boyutunun sürekli geri plana itilmesinin en acı sonuçlarını çocuklarımız yaşamakta, anadili farklı olan çocukların anadili Türkçe olan çocuklara göre öğrenme becerilerinde yaklaşık iki yıl geri kaldığı görülmektedir” dedi.

“SİYASAL İSTİSMAR KONUSU YAPILMAKTADIR”

“Tarih boyunca sayısız uygarlığa beşiklik etmiş, farklı diller ve kültürlerle harmanlaşarak olgunlaşmış Anadolu ve Mezopotamya toprakları yıllardır farklı anadillerine yönelik olarak uygulanan politikalar sonucunda çoraklaşmaya yüz tutmuş durumdadır” diyen Şube Eğitim ve Yükseköğretim Sekreteri Duygu Taner, “Eğitim biliminin temel ilkesini oluşturan ‘Anadilinde eğitim’ talepleri her dönem ırkçı-şoven duygu ve tepkilerle karşılanmakta, sık sık siyasal istismar konusu yapılmaktadır. Açıktır ki, resmi dil dışındaki anadillerinin varlığına, yaşamasına ve öğrenilmesine karşı çıkmak, bir yönüyle eğitim biliminin en temel ilkesine karşı çıkmak, bilime meydan okumak anlamına gelmektedir” diye konuştu. 

“BU KABUL EDİLEBİLİR BİR TUTUM DEĞİL”

Şube Eğitim ve Yükseköğretim Sekreteri Duygu Taner,  milyonlarca çocuğun kendi anadili ile eğitim görmesine ‘ülke bölünür’ paranoyası ile yaklaşılması ve ‘suç’ olarak nitelendirilmesinin kabul edilebilir bir tutum olmadığına dikkat çekti. Taner, “Varlığı inkâr edilen, yok sayılan farklı anadiller, kültürler ve inançlar yıllardır sürdürülen ırkçı-şoven politikalar eşliğinde devam ettirilmekte, her şeyden önce insani bir talep olan anadilinde eğitim talebi şiddetle, baskıyla ve tutuklama tehdidi ile dilsizleştirilmeye çalışılmaktadır. 12 Eylül zihniyetinin devamı niteliğindeki ‘Türk-İslam Sentezci’ politikalar, bu topraklarda yaşayan halkların dil, kültür ve inanç farklılıklarını yok saymayı sürdürmekte” diyerek bu durum üzerinden siyasal kutuplaştırma politikalarının hayata geçirildiğini ileri sürdü.

“BÜTÜN ENGELLER KALDIRILMALIDIR”

Taner sözlerini şöyle sonlandırdı, “Kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim anlayışının ayrılmaz bir parçası olan farklı anadilleri üzerindeki sınırlamalara son verilmeli, her bireyin kendi anadilini öğrenmesi ve eğitim almasının önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır. Eğitim Sen olarak, tüm dünya ve Türkiye halklarının 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nü kutluyor, farklı anadili ve kültürlerin özgürce yaşaması ve gelişmesinin önündeki bütün yasal ve fiili engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz.”

Haber: Gizem TOKKUZUN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner185