banner165
Öne Çıkanlar KIZKALESİ homurlu mep türk halk müziği suoyuncuları
banner176

Avukat Güner “Şiddet Ve Cinayet Sıralamasında İlk 10’dayız”

Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Avukat Şirin Güner, Türkiye’de her gün 1’den fazla kadının öldürüldüğüne dikkat çekti. Güner, “Mersin olarak Türkiye sıralamasında ilk 10’da yer alıyoruz. Kadın cinayetleri öfkeyle değil, tasarlanarak işleniyor. Eğitim müfredatına toplumsal cinsiyet dersi eklenmelidir. Ceza verilirse caydırıcı olur” dedi.

- Bu haber 487 kez okundu.

Avukat Güner  “Şiddet Ve Cinayet Sıralamasında İlk 10’dayız”

HABER: Seren SABUNCU

Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Şirin Güner, Türkiye’yi sarsan birçok cinayetin Mersin’de yaşandığını belirterek Türkiye sıralamasında şiddet ve cinayette Mersin’in ilk 10’da olduğunu söyledi.

Avukat Güner,  yasa gereği oluşturulan Kadın Hakları Merkezi’nde 15 gönüllü avukatın çalıştığını, mağdur ve şiddet gören kadınlara yasal destek verdiklerini ifade etti. Mersin’de de erkek şiddetine maruz kalmış birçok kadının cinayete kurban gittiğini hatırlatan Güner,  "Mersin Kadın Hakları Merkezi olarak, mağdur ve şiddet gören kadınlarımıza ve ailelerine, gerek emniyet aşamasında, gerekse soruşturma ve kovuşturma aşamasında hukuki ve manevi destek sunmaya çalışmaktayız. Ancak yargılama sonucunda cinayetleri teşvik edici unsur haline getiren 'haksız tahrik', 'iyi hal' gibi indirimlerin uygulanması, erkek şiddetinin gün geçtikçe artmasına neden olmaktadır” diye konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ SARSAN CİNAYETLERDİR”

Türkiye'de kadınlara karşı uygulanan şiddetin her geçen gün daha da arttığını vurgulayan Güner, 2020 yılın ilk 6 ayında 159 kadının öldürüldüğünün altını çizdi.  Güner kadına şiddetin, dünyanın ve Türkiye’nin gündeminde olduğu gibi Mersin’in de gündeminden hiç düşmediğini söyledi.

Türkiye’yi sarsan cinayetlerin Mersin’de yaşandığına dikkat çeken Güner, “Gerek Özgecan olsun ve yakın tarihte eşi tarafından katledilen Cemile Ertürkoğlu olsun ve 14 Şubat'ta Kübra Aşkın öğretmenin, eski eşi tarafından sokak ortasında vahşice öldürülmesi olsun bunlar Türkiye’yi sarsan cinayetlerdir. Türkiye’de olduğu gibi Mersin ‘de de kadınlara karşı uygulanan şiddet her geçen gün daha da artmaktadır.  Özellikle pandemi sürecinde  Mersin’de artış yaşanmıştır.  Türkiye genelinde 2016 yılında 319, 2017 yılında 320, 2018 yılında 440, 2019 yılında 474 ve 2020’nin ilk 3 ayında 80 kadın,  Mayıs’ta 21, Haziran’da 27, Temmuz’da ise 31, olmak üzere toplam 159 kadın öldürülmüştür. Her gün 1’den fazla kadın öldürülüyor. Yılda 400’ün üzerinde kadın öldürülmektedir. Mersin, Türkiye’de şiddet ve cinayet sıralamasında ilk 10’da yer almaktadır” dedi.

“KADIN CİNAYETLERİ ÖFKEYLE DEĞİL, TASARLANARAK İŞLENİYOR”

Basında yer almayan şiddette uğramış ve mağdur olmuş kadınlara ulaşmak istediklerini ifade eden Güner, yaptığı açıklamada; “Kadın cinayetleri davasında erkek sanık, kadının, erkekliğine söz söylediğini ileri sürerek cinayeti öfke ile işlediğini savunuyor.  Fakat öfke 10-15 dakika sürer.  Aslında erkek boşanıyor, bunu hazmedemiyor. Kadının hayatına birinin girdiğini duyduğu an çıldırıyor.  Kadın nasıl ki evlikte ‘evet’ deme hakkı varsa boşanmada da ‘hayır’ deme hakkı olduğunu kabullenemiyor. Kimisi silah alıyor veya silah ruhsatı geçmiş ise yeniliyor.  Aylarca takip ederek, tasarlayarak kadını öldürüyor” ifadelerini kullandı.

“6284 SAYILI AİLEYİ VE KADINI KORUYOR”

6284 sayılı, ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’ yasası konusuna da değinen Güner,  6284 sayılı yasanın, kadınların mücadeleleri sonunda yürürlüğe girdiğini belirtti.

Güner, “6284 sayılı yasa, bu durumda olan kadınlara yönelik ekonomik ve hukuksal anlamda bir takım haklar tanımaktadır. Yasanın bizlere verdiği hakları kullanarak, şiddetin önüne geçilebilir. Bu yasa ile kadının kendisinin aramasına gerek yok. Komşusu dahi ararsa ihbar kabul edilerek uygulamaya geçilir. Örneğin; ailede şiddet uygulayan ya da aile bireylerini rahatsız eden kişilerin, aile konutuna gelmesinin engellenmesi amacıyla uzaklaştırma gibi bir takım koruma kararları alınmak suretiyle şiddetin önüne geçilmeye çalışılıyor’’ dedi.

“EĞİTİM MÜFREDATINA TOPLUMSAL CİNSİYET DERSİ EKLENMELİDİR”

Eğitim müfredatına toplumsal cinsiyet dersinin eklenmemesi, kadına ve çocuğa yönelik davalarda Baroların katılma taleplerinin kabul edilmemesi, yargılamalar sırasında kadınların ikincil mağduriyetlerine yol açılması gibi bir dizi sorun, kadına yönelik şiddetle mücadele etkinliğini azalttığını ifade eden Başkan Güner şöyle konuştu, “Şiddetin durması için sadece yasayı çıkarmak yetmez.  Hiç kimsenin bir başkasına zarar verme hakkının olmadığını ilkokuldan hatta daha küçük yaşlardan itibaren öğretilmesi gerekiyor. Devlet ve siyasi iktidarlar, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın önlenmesi için gerekli yasal düzenlemeleri yapmak, tedbirleri almak, toplumsal zihniyetin dönüşümünü sağlayacak politikalar üretmek ve bunun ödünsüz uygulaması için çalışmak, bu alanda faaliyet gösteren Barolar ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapmak durumundadır. Şiddet, bir davranış biçimi değil bir düşünce şeklidir.”

 “CEZA VERİLİRSE CAYDIRICI OLUR”

Başkan Güner, “Kadın cinayetlerinde sanıklara hak edilen cezaların verilmesini isteyerek bunu önlemek, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmaları, kasten ve korkunç bir şekilde işlenen bu suçlar için hiçbir indirimin yapılmaması ile mümkündür” ifadelerini kullandı. Güner, Kanunlarımız katledenlere ve şiddet uygulayanlara adeta ödül gibi ceza vererek, kadın cinayetleri ve şiddet meşrulaştırıldığını ileri sürdü.

Avukat Güner, “Ancak yargılama sonucunda cinayetleri teşvik edici unsur haline gelen 'haksız tahrik', 'iyi hal' gibi indirimlerin uygulanması, erkek şiddetinin gün geçtikçe artmasına neden olmaktadır. Kadınlar artık hiçbir yerde güvende değildir. Evde, sokakta, işyerinde tüm alanlarda tehlike altındadır ve bu tehlikenin gerekli önlemler alınmazsa artacağı gün gibi ortadadır. Bunu önlemek, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmaları, kasten ve korkunç bir şekilde işlenen bu suçlar için hiçbir indirimin yapılmaması ile mümkündür” ifadelerini kullandı.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ANAYASA NİTELİĞİNDEDİR”

Mersin Kadın Hakları Merkezi Başkanı Şirin Güner, İstanbul sözleşmesinin kadına karşı şiddet veya çocuklara karşı şiddet için Anayasa niteliğinde olduğunu söyledi.

Avukat Güner, şiddeti engellemeye yönelik gerekenlerin devletin kurumlarına ne gibi sorumlulukların düştüğünü belirleyen bir sözleşme olduğunu hatırlatarak konuşmasını şöyle tamamladı, “ İstanbul sözleşmesi, yasalarımızın üstünde. Biz yasalarımızı İstanbul sözleşmesine uydurmak zorundayız. Bu sözleşme kadın erkek eşitliğinden yana bir tavır alıyor. İstanbul sözleşmesi haktır. Kadın mücadelesinde kazanılmış haktır. Geriye adım atılmasını yanlış buluyorum. Bizim, kadına bakış açımızı güçlendiren bir sözleşmedir. Şimdi kalkıp farklı nedenlerle geri adım atılmasını doğru bulmuyorum.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.