Öne Çıkanlar mersin JANDARMADAN İNSAN TACİRLERİNE AĞIR DARBE GAZETECİ GAP fuar kapı Tarım hayvancılık teknoloji nisan salı pazartesi imecehaber orman otobüs ücretleri

'BİZİM DEĞİL DEVLETİN SUÇU'/ SEYRANİ SOLUĞAN’ın Haberi
 Yaklaşık iki ay önce Özgecan Arslan'ın vahşi şekilde katledilmesi üzerine hedef haline gelen TOK otobüs şoförleri, cinayet sonrası yaşadıkları acı tabloyu anlattılar. 'Utancımızdan mahallemizde bile kimseyle görüşemiyoruz' diyen şoförler, bu tepkinin artık son bulması gerektiğini ifade ederek, "Avukat cinayet işlese tüm avukatlar mı zan altında kalıyor? O zaman şoförlere bu saldırı neden. Bu adama tüm belgelerini verip 'şoförlük yapabilirsiniz' diyen devlet. Bir suçlu arıyorsanız namusuyla işini yapan şoförleri değil devleti suçlayın" dediler.

 Dün Tarsus Otobüs İşletmeleri Kooperatifi (TOK) Yönetim Kurulu Başkanı Nazif Kızılkaya'nın açıklamalarının ardından bu kez bizzat tepkilerin hedefi olan şoförlerin sesini dinledik. Olay sonrası bir çok kişinin işsiz kaldığını, iş yapamadıkları için çocuklarını yayan okula gönderdiklerini evlerine ekmek götüremediklerini ifade eden şoförler, " Bir psikopatın yaptığını binlerce kişiye mal ettiler. Bizim ne suçumuz var. Bizim çocuklarımızın ne suçu var.  Devletin verdiği tüm belgeleri olan SRC'si olan bir adam bu psikopat. Eğer suçlu aranıyorsa devlet suçludur. Çünkü bu psikopata 'Sen şoförlük yapabilirsin' diye belgeleri bu devlet vermedi mi? sonrası TOK'u gören küfrediyor. İnanın ben evime gidiyorum, çocuk 'Ben bu arabayı görünce gıcık oluyorum' diyor. Biz bunu hak edecek ne yaptık. Biz hala 'çocuğum, annem size emanet dediğiniz kişileriz. Medya bizi ne hale getirdi." diye feryat ediyorlar.

İşte TOK otobüslerinde çalışan şoförlerin söyledikleri:

Davut Uğur: Bir psikopatın yaptığını binlerce kişiye mal ettiler. Bizim ne suçumuz var. Bizim çocuklarımızın ne suçu var.  Neden bunu TOK'a mal ediyorlar. Bizi protesto ediyorlar. Ama anlayamıyoruz. Zaten bizim içimiz daha çok yanmış bize de başınız sağ olsun demeleri gerekirken saldırıya uğruyoruz otobüsümüz taşlanıyor. Çünkü bu felaketi biz de yaşadık.

Garip Yıldırım: Biz hak etmedik. Bu 42 yıllık bir kuruluş. Biz Kıbrıs Savaşı yıllarından İstanbul'dan Mersin Limanı'na bedava asker taşıma şerefine erişmiş saygın bir kuruluşuz. Yani cefakar bir kuruluş. Geçmişi ve halka hizmeti çok saygın bir kuruluş. Ama devletin verdiği tüm belgeleri olan SRC'si olan bir adam bu psikopat. Eğer suçlu aranıyorsa devlet suçludur. Çünkü bu psikopata 'Sen şoförlük yapabilirsin' diye belgeleri bu devlet vermedi mi? Bu camiaya mal edilmesin.

Şehmuz Pişkin: Ben 20 seneyi aşkın TOK otobüslerinde şoförlük yapıyorum. 4 kızım 1 oğlum var. Ben bir aydan fazla süredir çocuğumu yayan okula gönderiyorum. Çünkü çalışamıyorum. Hep taşlandık, yolcular binmedi. Ben evime para götüremedim. Birazda bizi görün.

Gökhan Özkurt: Böyle bir olay yaşanması gerçekten çok üzücü ve yaşanan olayı nefretle kınıyoruz. Şoför demek yolda bir kedi çıksa ona vurmamak için kaza yapmayı göze alan bir kesimiz. Değil ki böyle bir vahşeti destekleyelim. ama yapılan bir olayı da bütün topluma mal etmek yanlıştır. Bugün bir öğretmen, bir avukat pislik yaptığı zaman no sektörün tüm çalışanları mı kötü oluyor. Ama bu vahşet sonrası TOK'u gören küfrediyor. İnanın ben evime gidiyorum, çocuk 'Ben bu arabayı görünce gıcık oluyorum' diyor. Bu medya bu toplumu ne hale getirdi böyle. 1999'da deprem oldu binlerce insan öldü ama onun bile bu kadar üstüne gidilmedi. Tamam insan hakları, kadın hakları ama ne ilk ölen nede son ölecek olan kadın bu. Hepsini görmezden geliyorlar sonra bir tanesini yakalayıp sonunu düşünmeden hepimizi ateşe atıyorlar.

Murat Öner: 2006 yılından bu yana TOK'ta emekçi olarak çalışıyorum. Bu olayı nefretle kınıyorum ve vatandaşlarımızdan bunu bize mal etmelerini istemiyoruz. Çünkü biz bunları hak etmedik. Biz namusumuzla evimize ekmek götürme dersindeyiz. Biz yeri geliyor cebinde parası olmayanı da buda bizden olsun diyerek götürüyoruz. Lütfen bize bunu yapmayın.

Özcan İçel: Ben burada yıkamacılık muavinlik, şoförlük yaptım. Bindiği zaman baba gelir çocuğum sana emanet der. Annemi şurada indiriver der. Yani bize bu kadar güvenir.

Ekrem Karataş: Biz yolcumuzu yeri gelirse evine kadar götürüyoruz. Biz bu kadar toplumla iç içe yardımsever insanlarız. Bizi lütfen ateşe atmayın.

Nuri Kurt: Biz çoğu zaman son durakta inmesi gereken yolcuyu çantası valizi var diye evine kadar götürdüğümüz oluyor. Gece son seferde dolmuşa binen bir genç kızımızı nasıl son durak deyip bırakabiliriz. Gerekirse evine götürdüğümüz bile olur. Yağmur yaş olur gene biz öyle sokak ortasında bırakmayız. Zaten yüzde 70-80'i yolcularımızın bize abone olanlardır. Akşam eve sabah işe bizimle giderler. Birbirimizi çok iyi tanıyan insanlarız.ç Bizi biliyorlar yani. Yanlış yamayız yani.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291