banner214
Öne Çıkanlar bayırdır müzisyenleredestek mersin blues Muharrem ayı dolayısıyla aşure etkinliği düzenledi. Geniş katılımlı etkinlikte

“Hacamata değil, aşı üretimine yatırım yapılmalı”

Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Antmen aşı takvimine uymakta da başarısız olan Sağlık Bakanlığı’nın, Türkiye’ye 270 milyon aşı getirileceğini iddia etmesine yönelik eleştirilerde bulundu. Dışarıdan aşı getirtmenin ötesinde yerli aşıya da yoğunlaşması gerektiğinin altını çizen Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Antmen, hacamata değil yerli aşı üretimine yatırım yapılması gerektiğini vurguladı.

 “Umut kesinlikle yerli aşıda” diyen Başkan Antmen, “Bizim doktorlarımız da sağlık çalışanlarımızda alanlarında çok iyiler. Kesinlikle yerli aşı üretebilecek potansiyeldeyiz. Ama bunun için gerekli altyapının sağlanması gerekir” diye konuştu.  Antmen ayrıca 3. doz aşı yapılması konusuna da değindi.

“UMUT KESİNLİKLE YERLİ AŞIDA”

Yerli aşıya ihtiyacımız olduğunun altını çizen Başkan Antmen, yerli aşılamanın alt zeminin hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu şartlarda yerli aşılamanın bahsedilen tarihe kadar yapılacağını düşünmediğini ifade eden Antmen, “Bundan 15 yıl öncesine kadar aşı üretebiliyorduk hatta ihraç bile edebiliyorduk. Ama şimdi neredeyse bütün aşıları dışarıdan alıyoruz. En ideali dışarıya bağımlı olmadan kendi aşımızı bir önce üretmek, ve bu aşıyla insanlarımızı aşılamak.  Ama sağlık bakanlığı şehir hastaneleri yapıyor, hacamata yatırım yapıp duruyor. Hacamata değil yerli aşı üretimine yatırım yapılmalı. Dışa bağımlığın sürdürüldüğü bir sağlık politikaları var 20 yıldır. Bu nedenle pandemi başlayana kadar aşı üretmek sağlık bakanlığının aklının ucundan geçmiyorken, şimdi bir korona virüs çıktı. Üretimin ne kadar önemli olduğu bir kez daha kanıtlanmış oldu. Bu süreç sağlık bakanlığına aşı üretimin ne kadar değerli olduğunu öğretmiş oldu. Ama bu sadece öğrenmek ile olmuyor buraya yatırım yapmak gerekir” dedi.

“DIŞA BAĞIMLILIK SONA ERMELİ”

Bugün yaşadığımız korona virüs salgınına ve ileride karşılaşabileceğimiz bir salgına karşın kendi aşımızın kendimizin üretmesi gerektiğini bvir kez daha hatırlatan Antmen, bu tür salgınlardan çıkışın başka bir yolu olmadığını belirtti. Başkan Antmen, “umut kesinlikle yerli aşıda” diyerek dışarıdan gelen aşının kötü olduğuna değil dışa bağımlılığın bir an önce bitmesi gerektiğine dikkat çekti. Antmen, “Bizim doktorlarımız da sağlık çalışanlarımızda alanlarında çok iyiler. Kesinlikle yerli aşı üretebilecek potansiyeldeyiz. Ama bunun için gerekli altyapının sağlanması gerekir” diye konuştu

“HAYAT EVE SIĞMADI. TEMMUZ AYINDA 3’ÜNCÜ DOZ YAPILMASI GEREKİYOR”

Türkiye’de 15 aydır Covid-19 olmasına rağmen vatandaşa evde kalması için destek sağlanmayınca ‘Hayat eve sığmadı.’ Bunun yanı sıra Haziran ayına kadar 60 milyon kişinin aşılanması plandı fakat bu da gerçekleştirilmedi. Sağlık Bakanlığı aşılama planının epey gerisinde kalarak başarısız olurken, Covid-19 ile en önde savaşan sağlık emekçileri 2’nci dozun 6’ıncı ayında 3’üncü dozunda yapılması gerektiğini söylüyor. Hastalığın ve aşının çok yeni olduğuna dikkat çeken Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Antmen, “O yüzden 2 doz yapıldıktan sonra antikorun ne zaman düşeceği konusunda çok net araştırılmış bilgiler yok. Daha önce yapılmış bilimsel çalışmalar ve biraz da tahmin üzerinden 6’ncı aydan sonra 3’üncü dozun yapılmasının doğru olduğu söyleniyor. Bu açıdan da sağlık emekçilerinin Şubat ayında 2’nci dozu yapılmış olmasından dolayı Temmuz’un 13’ünden sonra 3’üncü dozu yapılması gerekiyor.

“250 MİLYON DOZ AŞI GELİRSE HERKES 3 DOZ AŞI OLABİLİR”

Bu yapılırsa eğer gelecekte 2 doz mu, 3 doz mu yapılması gerektiği ortaya çıkar. Aslında Sağlık Bakanı’nın açıklamalarına göre 100 milyon doz CoronaVac aşısı, 120 milyon doz Biontech, 50 milyon doz da Sputnik V aşısının Eylül ayına kadar geleceği söyleniyor. Hatta onların açıkladığı Temmuz-Ağustos ama bizim tahminimize göre Ekim’den önce olmaz, Türkiye’de üretilen açının 3 faz çalışmalarının da yapıldığı söylendi. Eğer bu söylenenler doğruysa Türkiye’nin nüfusu 83 milyon, bunun 60 milyonunun aşılanacağını ele alırsak, gelen aşılar ile 3’üncü doz aşılar çok rahat yapılır. Tek problem aşı teminin yapılıp, yapılamayacağı. Gerçekten Biontech 120 milyon doz aşıyı Eylül ayına kadar verecek mi, vermeyecek mi? Ya da bizim kendi yerli aşımız eylül ayında çıkacak mı, çıkmayacak mı?” diye konuştu.

“AŞI GELİRSE 2022’YE KADAR HASTALIK BİTER”

Denildiği kadar aşı gelirse 2022’ye kalmadan hastalığın kökünün kurutulacağını söyleyen Antmen, “Bunlar olmazsa önümüzdeki 3-5 yıl bu hastalıkla uğraşmak zorunda kalırız” dedi.

Depolama konusunda akıllarındaki soruları da yanıtlayan Antmen, “Mersin’in nüfusu 1 milyon 800 civarında, bunun da 20 yaş altının 300-400 bin olduğunu düşünürsek, Mersin’de 1,5 milyon kişinin aşılanması gerekir. Bunun da 2 doz hatta 3’üncü dozu ile birlikte 4,5 milyon doz aşı gelmesi gerekir. Biontech ASM’lerde yapılmıyor, niye? Çünkü eksi 60 derece de korunması gerekir. Sağlık Müdürlüğü’nün, hastanelerinin böyle bir olanağı var ama ASM’lerin böyle bir olanağı yok. Bu nedenle aşılar çok rahat korunabilir ve temin edilebilir. Aşıların korunması, vurulması konusunda bir sıkıntı yok, sadece temin konusunda sıkıntı var. Bunu sağladıktan sonra gerisi kolay, yeter ki temin edilsin” sözlerine yer verdi.

“AŞI SAĞLANIRSA BAŞKA SIKINTI KALMAZ”

Sağlık Bakanlığı’nın daha önce iddialı konuştuğuna dikkat çeken Antmen, “Hatırlarsanız Mayıs ayının sonuna kadar 50 milyon kişiyi 2 doz aşılamış olacaktık. Olmadı böyle bir şey. Haziran ayında 20 yaş üstünün aşılanması vardı ama bunlar biraz hayali hedefler. Bu nedenli biz iddialı konuşmayalım, aşı temin etmeye çalışalım. Sadece sözleşme yapmakla, sadece Pfizer’in sahibi Uğru Hocayı gündeme çıkarmakla olmuyor. Bunun için uğraş, para gerekiyor. Bunları sağladıktan sonra sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum” dedi.

“KIYI BÖLGELERİNDE VAKA SAYILARININ NEDEN DÜŞÜK GÖSTERİLİYOR?”

“Kıyı bölgelerinde vaka sayılarının neden düşük gösteriliyor?” sorusuna yanıt veren Antmen, “17 gün kapandık ve hedef vaka sayısının 5 bine inmesiydi, 10 bine indik. Turizmin açılması için, her yerin lebalep doldurulması için 5 bin de fazla bir sayı. Bu nedenle 10 bin olması her yerin açılmasının önünde engel. O açıdan eğer ki aşı bu hızla giderse, yeterli aşı gelmezse ve bu şartlarda tam bir açılma yapılırsa 1-2 ay içinde yeni pik olma olasılığı çok yüksek. Devletin bunu göze almaması gerekiyor. Turizm konusunda çok iddialı şeyler söylememesi gerekiyor ve bu yüzden sıkıntıları yeniden yaşayacağımızı düşünüyorum. Ama verilen sözler yerine getirilirse ve aşı gelirse tedbirler de çok serbest bırakılmazsa atlatabiliriz. Sağlık Bakanı, Dışişleri Bakanı’nın ya da Turizm Bakanı’nın söylediği şekilde atlatmamız mümkün değil. Onların hedefi turizm, başka dertleri yok. ‘Kim ölürse ölsün, kim hastalanırsa hastalansın hiç önemli değil’ diyorlar, hatta insanları aşağılayan reklamlar bile yapıyorlar ‘Keyfinize bakın biz aşılıyız’ diye. Yani kaç kişiyi aşılamışlar, turizmde çalışan. Başlandı aşılama ama öğretmenleri neden aşılayıp, okulları açmıyorsunuz? Okulların açılmamasının nedeni öğretmenlerin aşılanmaması, aşılayıp açsanıza. Turizmden çok daha önce okulların açılması lazım, tabi şartlı açılması lazım. İnsan sağlığı her şeyin üstündedir ama bizimkiler ekonomik turizm ile uğraşıyorlar” diye cevapladı.

Biontech aşısı vurulunca imza atılması hakkında açıklama yapan Antmen, “Bu durum Pfizer’in hassas olmasından kaynaklanıyor, her aşının mutlaka yan etkisi var. Biontech’in daha çok değil. Bu firmanın daha hassas olmasından kaynaklanıyor. Sorumluluğun aslında üzerlerinden gitmesi için yapıyorlar bunu. Bunu Whatsapp sözleşmesine benzetebiliriz. Aslında zaten bilgilerimiz paylaşılıyordu ama kimse dava açmasın diye buna ayrı bir sözleşme getirdi. Aynı bunun gibi bu imza, yoksa aşıların yan etkileri birbirinden daha fazla ya da daha az değil” dedi.

Haber: Seren Sabuncu-Ayşenur ÖNAL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255