Öne Çıkanlar özel sporcular

İMECE KENT SÖYLEŞİLERİ

Tüm dünyayı etkisi altına alan Korona virüsü doğal olarak kentimizde de görülüp geniş toplum kesimlerinde sıkıntılara neden oldu. Hadi büyükler bir ölçüde kendilerini koruyabilirler… Ya çocuklarımız? Konuyu biraz olsun bilimsel yönden açabilmek adına Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Prof.Dr. Fevziye TOROS ile konuştuk.

- Bu haber 82 kez okundu.

İMECE KENT SÖYLEŞİLERİ

Hazırlayan: Bedir SOLMAZ

- Hocam korona dönemi çocuk ve aileleri nasıl etkiledi?

Korona döneminde her biri tek başına dahi ruhsal yapı üzerine olumsuz etkiler yapabilecekken olağanüstü olarak sayabileceğimiz çok fazla değişkenle karşılaştı hem çocuklar hem aileler. Bunlar; hepimizin bildiği gibi okula gidememe, uzaktan eğitim süreci, arkadaşlarla yüz yüze görüşememe, evden çıkamama, ev içinde ebeveynlerle uzun saatler birlikte yaşama, sınav sürecindeki çocukların özel eğitime ara vermek zorunda kalmaları ve online özel ders süreçleri, sınav tarihinde belirsizlikler yaşanması, sağlıkla ilgili özel tedbir kurallarına uyum süreci, aile büyükleri ile görüşememe ve onların sağlıkları ile ilgili kaygılar…

- Peki, hocam korona döneminin ilk aylarını geçtik, siz bu süreçte çocuk ve ergenlerde ne tür sorunlarla karşılaştınız?

Ben korona döneminde özel muayenehanemde belirli günler çalışmaya devam ettim ve bu süreci bire bir takip etme fırsatım oldu. Hem aileler hem de çocuklar ilk günlerde çok kaygılıydılar. Bu yüzden bazı aileler çocuklara karşı koruyucu tutumlarını, belki ellerinde olmadan, arttırdılar ve televizyon gün boyu nerdeyse açık kaldı çocukların da bulunduğu ortamda. Ayrıca Aileler daha önce genellikle kreş ya da okula giden çocukları gün boyu evde nasıl yönlendireceklerini bilemediler. Bu nedenle bazen de yapma, bağırma, koşma, sessiz oyna, kardeşine vurma… uyarılarını arttırdılar. Çocukları aktivitelere nasıl yönlendirebilecekleri ile ilgili çabaları bazen yetersiz kaldı. Ergenler için de ciddi uyum sorunları yaşandığını söyleyebilirim. Geceleri uzun saatlere kadar oturup, internette vakit geçiren ergen sabah da geç uyanınca ev içinde bir kaos dönemi oluşması kaçınılmaz oldu…

Bunlardan dolayı ilk günler kaygı ve takıntıların çocuklarda yoğun olduğunu, ergenlerde öfke artışlarının arttığını, ebeveynlerde de bu sürece uyum sağlamada zorlandıklarını söyleyebilirim.

-Peki, sizler bu süreçte nasıl yaklaşılmasını düşündünüz?

Öncelikle bu tüm dünya ve 7’den 70’e herkes için olağan üstü bir süreç. Bunu danışanlarımın kendisine ve ailelerine anlatmaya çalıştım. Ve bu süreçte yaşlara ve çocukların ruhsal gelişimlerine göre farklı belirtilerin olabileceğini anlattım. Tabii ki ebeveynlik becerilerinin de tekrar gözden geçirilmesi ve çocuğun ihtiyacına göre onu yönlendirmek gerektiği ile ilgili önerilerde bulundum. Sonuçta biz ebeveynler erişkiniz ve bu süreci yönetebilmek için bizim tutumlarımız birinci öncelik.

- Daha önce takipte olan çocuklarda ne tür değişimler gördünüz?

Özellikle DEHB (dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu) olan çocuklarda dürtüsel davranışlar arttı. Hiperaktivite ev içinde arttı ve uzaktan eğitim sistemine adaptasyon çok zor oldu ve büyük kısmı

katılmamayı tercih etti. Kaygı bozukluğu, takıntılar önceden olan çocuk ve ergenlerin de bu süreçte bulgularının arttığını kesinlikle söyleyebilirim. Telefonla ulaşan danışanlarıma elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım. Ve mevcut tedavi süreçleri ilaç açısından da var ise devam etmelerini önerdim. Çünkü olağan üstü durumlarda mevcut psikiyatrik bulguların artma kaçınılmaz olacaktı ki öyle de oldu tedaviyi kesen çocuk ve ergenlerde.

- Sizce bu dönemde her çocuk ve ergen ruhsal süreç ile ilgili destek almalı mı?

Aslında bu dönemde ben ve pek çok meslektaşım canlı yayınlar yaptık ailelere ulaşabilmek adına. Umarım yardımcı olmuştur ailelere. Tabii ki tüm çocuk ve ergenlerin destek almalarına gerek olmayabilir bu süreçte. Ancak çocuklardaki, gençlerdeki ve ebeveynlerdeki ruhsal ve davranışsal değişiklikle ev içi, sosyal ve akademik sorunlara yol açıyor ise tabii ki alınmalıdır ve geç kalınmamalıdır. Burada da erken destek çok önemli olacaktır.

-Son olarak neler önerirsiniz çocuk, ergen ve ailelere?

Bunun için teşekkür ederim. Çünkü biz küçüklüğünden itibaren çocuklarımızı aşırı koruyucu büyütmez, özgüvenli yetiştirebilir, stresle baş etme yollarını kendilerinin bulmasına fırsat tanırsak,… bu tür olağan dışı stres durumlarını da yönetebilme becerileri daha iyi olacaktır. Bunu özellikle okul öncesi yıllarda yapmak gerekir.

Onun haricinde bir büyüklerin de bu süreci doğru yönetebilmek adına çocuklarımızı tanımak ve onlara doğru modeller olmamız da son derece önemli. Biz bir şeyi felaketleştirir isek çocuk da benze şekilde tepki verecektir.

Gereğinde hem çocuk, ergen hem de kendimiz için destek almaya da açık olmak son derece önemli, bundan da kaçınmamak gerekir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.