Öne Çıkanlar yılmaz özdil mtso sanat galerisi kurs turnalar pette

“KADINA ŞİDDET PANDEMİDE DE AZALMIYOR”

Dünya Ekonomik Forumu’nun kadınların ekonomiye katılımı, fırsat eşitliği, eğitim imkânlarından yararlanma ve siyasi katılım oranlarını dikkate alarak oluşturduğu 2020 Cinsiyet Eşitliği Raporu’nda Türkiye‘nin 153 ülke arasında 130. sırada olduğu ortaya çıktı. Uzmanlar, yasal sorunları ve bir saldırı durumunda kadınların ne yapmaları gerektiğini İMECE Gazetesi’ne açıkladı

- Bu haber 140 kez okundu.

“KADINA ŞİDDET PANDEMİDE DE AZALMIYOR”

Kişisel Gelişim Uzmanı Suzan Baysal, Mersin’in de aralarında bulunduğu, 28 şehirden bin 873 kadın ile yapılan araştırmada pandemi sürecinde kadına yönelik şiddetin yüzde 27,8 arttığını söyledi.

Avukat Burcu Bozkurt ”Pandemi sürecinde adli yardım talebinde bulunmak isteyenlerde artış oldu. 6284 Sayılı Kanun’un önleyici ve koruyucu tedbirlerinden yararlanmak istek ve mecburiyetleri de bu pandemi döneminde oldukça büyük bir artış göstermiştir” dedi.

Mersin Kent Konseyi Kadın ve Siyaset Komisyonu sözcüsü, KADER Danışma Kurulu üyesi ve ayı zamanda EŞİK (Eşitlik İçin Kadın Platformu) üyesi İlksen Sorguç Dinçer, “100 kişilik kadın sığınma evi doldu.” dedi

HABER: Seren SABUNCU

Mersin, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya Muğla, Balıkesir, Adana, Samsun, Malatya, Diyarbakır, Van, Urfa, Batman, Mardin'in arasında yer aldığı 28 kentten bin 873 kadın ile yapılan araştırmada, kadınların pandemi sürecinden nasıl etkilendiği, karantina sürecinde ne kadar kadının şiddete maruz kaldığı ve hangi türüne maruz kaldığı araştırıldı.

Görüşmeciler,  'Karantina Süreci İçinde Ev İçi Tartışma veya Çatışmalar Yaşadınız Mı?' sorusuna  yüzde 69,4 oranında "evet" denildi. Yüzde 30,6'sı ise "hayır" yanıtını verdi. 'Karantina Süreci Ruhsal Durumunuzu Nasıl Etkiliyor?' sorusuna katılanların yüzde 64,2'si "olumsuz etkiliyor" derken yüzde 38,2'si "olumsuz etkiliyor", yüzde 26'sı "çok olumsuz etkiliyor" yüzde 2,5'i "olumlu etkiliyor" şeklinde cevapladı.

İMECE Gazetesine özel açıklamada bulunan Avukat, Kadın Dernekleri ve Kişisel Gelişim Uzmanları, olağan dönemlerde de, kadına yönelik şiddetin çözülmesi gereken çok önemli bir problem olarak karşımızda durduğuna dikkat çekti

Gelişim Uzmanı Suzan Baysal ; “COVID-19 Virüsü salgını ile alınan önlemler arasında bulunan evde kalma süreci kadına yönelik şiddeti arttırdı. Buna dur denmeli. Kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddetin orantısız bir şekilde artması nedeniyle bu alana yönelik program ve tedbirlerin acilen gözden geçirilmesi gerekmektedir. Normal hayatında fiziksel-psikolojik şiddet veya istismara uğrayan özellikle kadın ve çocuklarımız, kısıtlamalar nedeniyle şiddete maruz kaldıkları bireylerle daha fazla birlikte zaman geçirmek zorunda kaldılar. Şiddete tanıklık eden çocuklar da sürekli bir travma yaşamakta veya fiziksel istismara uğramaktadır. Uygulanan şiddet son bulmalıdır. “ dedi.

 “KİŞİSEL-AİLE TERAPİLERİ VE DANIŞMANLIK ON-LİNE YAPILABİLİR”

Pandemi döneminin kişilerde yarattığı kaygı düzeyinin yüksek olması, kendisinin veya çevresinde ki herhangi birinin öleceği korkusu, iş ve geçim kaygısı birleşince kontrolsüz davranışların hızlıca arttığını ifade eden Baysal şunları söyledi;”Bu duruma sessiz kalınmamalıdır. Şiddet mağduru kadınların şiddet uygulanan konumdan ayrılabilmesi için imkânlar arttırılmalı, iletişim kanalları güçlendirilmeli ve korunmaya yönelik tedbirler takip edilmelidir. Toplumumuzda belirsizlik sürecinin oluşturduğu stres ve kaygı seviyesini düzenleyecek çalışmalar yapılmalıdır. Bu konuda danışmanlıklar, destek hatları oluşturulabilir. Kişisel-aile terapileri on-line danışmanlıklar ile gerçekleştirilebilir.”

“KORONA KRİZİNİ FIRSATA ÇEVİRELİM”

  Belirsizlik durumunun bu kadar fazla olduğu bir süreçte, kişinin kişiliği, yaşı, sosyo-ekonomik-kültürel düzeyi de göz önünde bulundurularak kaygı ve korku duyguları içinde olmasının çok doğal ve anlaşılabilir olduğuna dikkat çeken Baysal şunları söyledi; “ İnsan sosyal bir varlık. Bu nedenle evde kalmanın getirdiği kısıtlanma ve izole olma hali kişinin duygusal olarak kendini baskı altında hissetmesine neden olabilir.  Önemli olan bu duygularla sağlıklı başa çıkma yollarını geliştirmek, daha sabırlı, anlayışlı ve sakin kalabilmek. Japonca da krizin diğer anlamı fırsat.  Bizde krizi fırsata çevirip, evimiz de eğlenceli vakit geçirebiliriz. Stresle başa çıkmanın yollarını deneyelim. Mizah filmleri izleyelim, evde egzersiz yapalım, dijital iletişim kanalları ile ilişkilerimizi devam ettirelim, çocuklarımıza durumu kontrollü bir şekilde anlatıp belirsizlikten kurtaralım. Rutininiz olmalı. Bu süreç geçecek, mühim olan kontrol altına alabilmek. Empatinin en çok önem kazandığı dönemlerden biri.”

“PANDEMİ SÜRECİNDE ADLİ YARDIM TALEBİ ARTMIŞTIR”

 “Evde” karantina ve izolasyon koşullarında yaşayan kadınların ve çocukların bu pandemi sürecinde nasıl etkilendiğine yönelik yapılan araştırmalar psikolojik şiddetin, ekonomik dijital, fiziksel ve cinsel şiddetin arttığını gösterdiğini ifade eden Acukat Burcu Bozkurt; “Hepimizin yokluk içinde varlığını hissettiği “sosyal bir felaket olarak adlandırabildiğimiz” böylesine bir pandemi döneminde, Pandeminin bu yıkıcı ve de yakıcı sonuçları, tüm dünyada ve  ülkemiz özelinde en çok kadınları etkilemekte; devamında kadına yönelik psikolojik- cinsel ve en nihayetinde fiziksel şiddet katlanarak artmaktadır. Ki zaten, 6284 Sayılı Kanun uyarınca, kadınların tedbir kararı isteme talepleri, Avukatları aracılığıyla 6284 Sayılı Kanun’un önleyici ve koruyucu tedbirlerden yararlanmak istek ve mecburiyetleri de bu Pandemi döneminde oldukça büyük bir artış göstermiştir. “dedi

“EKONOMİK ŞİDDETTE ARTMAKTA, İŞTEN ÇIKARILMALAR YASAKLANMALI”

“Pandemi döneminde, kadınlara yönelik ekonomik şiddet de artmakta”diyen avukat Bozkurt şunları söyledi. “13 Mart tarihi itibariyle ülkemizde ilk vakanın görülmeye başlamasından hemen sonra, işverenler çoğu kez, tek taraflı olarak işçileri ücretsiz izne çıkartmakta ve bu durumun başka işverenler tarafından yapılmasına da pek çok kişi tarafından muhtemel bakılmaktadır.  Dünya gündemini ve özelinde ülkemizi meşgul eden Covid-19 Salgını hasebiyle, kuvvetle muhtemel milyonlarca kadın işçinin işsiz kalma tehlikesi bulunduğundan, ‘Sosyal Felaket’ olarak adlandırılabilecek bu salgın dönemi boyunca, işten çıkartmaların ‘uzunca bir dönem’ yasaklanması ve aslında tüm işçilerin, işsizlik fonundan yararlanmaları için gerekli yasal düzenlemelerin de bir an önce yapılması gerekmektedir.

“100 KİŞİLİK KADIN SIĞINMA EVİ DOLDU”

Mersin Kent Konseyi Kadın ve Siyaset Komisyonu sözcüsü, KADER Danışma Kurulu üyesi ve ayı zamanda EŞİK (Eşitlik İçin Kadın Platformu) üyesi İlksen Sorguç Dinçer, pandemi günlerinde kadına yönelik şiddetteki artışın endişe verici boyutlara ulaştığına dikkat çekti. Dinçer, Pandemi sürecinde kadına şiddet vakalarının artışı ve bu sorunun Mersin’e yansımalarının değerlendirdi. Kadına yönelik şiddetle mücadele için kurumların daha fazla koordine olması gerekliliği üzerinde durulması gerektiğini ifade eden Dinçer, “pandemi sürecinde kadın sığınma evi tamamen doldu pandemiden önce sığınma evlerinin neredeyse boş durumdaydı. Ama pandemi zamanında dolup taştı. 100 kişilik sığınma evinde toplam 4 kişi vardı. Ama pandemi zamanında çok fazla kadınımız buralara doluştular. Bu durum, pandemi zamanında şiddetin arttığının göstergelerinden biridir” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.