Öne Çıkanlar İLK FORUM MEÜDE YAPILDI öğrenciler İNTERNET KULLANIMI PEDOFİLİYİ ARTTIRIYOR ŞEHİT öğrencilerle fidan dikti

Bu haber kez okundu.

KADINLAR YİNE ALANLARDAYDI

Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile feshedilen İstanbul Sözleşmesi’nin yankıları sürüyor. Kadınlar, ‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz’ diyerek yeniden sokaklara döküldü. Alınan kararı protesto etmek için Kushimoto Sokağı’nda toplanan Mersin Kadın Platformu, polis barikatlarını aşarak Özgecan Aslan Meydanı’na yürüyüp burada basın açıklaması yaptı. Platform üyesi Çiğdem Serin, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçemeyeceklerinin altını çizerek, “İstanbul Sözleşmesi kimsenin kadınlara lütfu değil yılların mücadelesidir. Bu sözleşmeyi biz kadınlar dişimizle, tırnağımızla, mücadelemiz ile kazandık. Haklarımızı elimizden almanıza, bizleri şiddete ve ölüme mahkûm etmenize izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİNİ YIRTTILAR”

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına tepkiler devam ediyor. Kararı protesto etmek için sokağa dökülen Mersin Kadın Platformu, Kushimoto Sokağı’ndan Özgecan Aslan Meydanı’na yürüdü. Meydana yürünmesine izin vermeyen polisler ve kadınlar arasında kısa bir gerginlik yaşandı. Meydana yürümeye kararlı olan kadınlar, polis barikatını aşarak Özgecan Aslan Meydanı’na yürüdü. Burada Cumhurbaşkanlığı kararnamesini yırtarak, kararı kabul etmediklerini belirten kadınlar, basın açıklaması yaparak İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi. 

“SÖZDE KARARI TANIMIYORUZ”

Platform adına basın açıklaması yapan platform üyesi Çiğdem Serin, “İstanbul Sözleşmesi bizimdir, vazgeçmeyeceğiz, sözde kararı tanımıyoruz” dedi. “Geçen hafta hukuka aykırı ve usulsüz bir şekilde “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev içi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” yani bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesinden çıktığımız, gecenin bir yarısı Cumhurbaşkanı Kararı ile salık verildi” diyen Serin, “Adeta uyku arasında denilecek kadar akıldışı olan bu karar kadınlara yönelik saldırının yanı sıra, sözleşmenin feshedilme şekliyle de demokrasi için kara bir leke olarak tarih sayfalarına yazılacaktır. Sözleşmeden çekilme kararı Anayasa’ya ve uluslararası insan hakları hukukuna aykırıdır. İnsan haklarına aykırı faaliyette bulunmak devletin yetkisini açıkça kötüye kullanmaktır” diye konuştu.

“SORUMLULUK DEVLETLERDE”

Sözleşmenin net bir şekilde kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi, şiddete uğrayanın korunması, şiddet uygulayanın uzaklaştırılması ve cezalandırılmasının sorumluluklarının devletlerde olduğunu ifade eden Serin, “İktidar bu sorumluluklarını yerine getiremediği gibi, öldürülen kadınlar ve LGBTİ+ ların eşit yurttaşlar olduğunu ve bütün yurttaşların yaşam haklarını korumak iktidarın görevi olduğunu anlamakta zorlanıyor. Yurttaşlarının yaşam hakkını sağlayamadığı gibi katledilen kız kardeşlerimizin hesabı sorulmasın istiyor.  Altında kalacağı hesaptan kurtulmak için de sözleşmeyi bahane ediyor” ifadelerini kullandı.

“CEVABIMIZI ALANLARDAN VERDİK”

Serin, “Cumhurbaşkanının dünkü açıklamasındaki tavırları ve söyledikleri de burayı işaret ediyor; muhalefete açıktan sorgulamayın, havayı suyu bulandırmayın diyor. Ancak kendisinin de bahsettiği gibi bu konu sizinle ilgili değil, kadınların hayatlarıyla ilgili, ve kadınların hayatlarıyla ilgili hiç bir konuya öyle bahsettiğiniz gibi keyfinizce gibi girip çıkamazsınız. İstanbul Sözleşmesi kimsenin iki dudağının arasında değildir. Milyonlarca kadının hayatı ve hakları tek bir adam ve onun iktidar bloğunun kararına sığamaz, milyonlarca kadının canı bu iktidar bloğunun beceriksizliğine ve sorumsuzluğuna kurban edilemez” dedi. Serin konuşmasına şöyle devam etti, “Tacize, tecavüze, istismara karşı söz üretmeyen iktidar nicedir örf, adet, gelenek bahaneleriyle halkı öne sürerek  ‘Halk istiyorsa sözleşmeden çekiliriz’ diyordu. Halkın yarısı olan biz kadınlar gerekli cevabı geçen haftadan beri tüm ülkede alanlardan taşarak verdik. “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” dedik. ‘İstanbul Sözleşmesini uygula’ dedik,  ‘haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz’ dedik.”

“BU CESARET NEREDEN?”

İstanbul Sözleşmesinin feshedilmesinden bu yana erkeklerin 12 saatte 6 kadını öldürdüğünü hatırlatan Serin, bu erkeklerin iktidardan güç aldığını söyledi. Serin, “İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinden bu yana iktidardan güç alan erkekler, kadınlar ve LGBTİ+ lar için giderek daha büyük bir tehdit olmaya başladı. Erkekler canlı yayınlarda  hayvanlara, kadınlara, LGBTİ+lara şiddet uyguladıkları videoları paylaşma cüretini nereden, hangi zihniyetten alıyor zannediyorsunuz?” dedi ve birkaç gün önce Boğaziçi’nde gökkuşağı bayrağı taşıyan gençlerin gözaltına alındığına işaret etti.

“SUSMUYORUZ, KORKMUYORUZ, İTAAT ETMİYORUZ”

“İstanbul Sözleşmesi kimsenin kadınlara lütfu değil yılların mücadelesidir” diyen Serin, “Bu sözleşmeyi biz kadınlar dişimizle, tırnağımızla, mücadelemiz ile kazandık. Haklarımızı elimizden almanıza, bizleri şiddete ve ölüme mahkûm etmenize izin vermeyeceğiz.  İktidara diyoruz ki; siz istediğiniz kadar çekilin, biz İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmiyoruz. Hayatımızdan, kazanılmış haklarımızdan ve İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz. Alışsanız iyi olur buradayız ve bu kararı tanımıyoruz. Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” dedi.

“BİZ KADINLAR VE LGBTİ+LAR EŞİTLİK İSTİYORUZ”

Platform Üyesi Serin, “Aslında çok da uzaklara bakmaya gerek yok. Dün Mersin Kadın Platformu üyesi 6 kadın arkadaşımıza geçen hafta 20 Martta İstanbul Sözleşmesi Bizim dediğimiz, hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz dediğimiz için yine idari para cezası kesildi. Erkek zihniyet bizi para cezalarıyla terbiye etmeye çalışıyor. Ne cezalarınız ne de barikatlarınız bizi yıldıramayacak! Haklarımızı, hayatlarımızı ve İstanbul Sözleşmesini savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Biz kadınlar ve LGBTİ+lar eşitlik istiyoruz. Evde, işte, sokakta korkmadan yaşamak, çalışmak, yürümek istiyoruz. Şiddete uğramaktan, öldürülmekten korkmadan yaşamak istiyoruz. Her kadının ve LGBTİ+nın kendini güvensiz hissettiği bu ülkede, şiddetle etkin bir mücadelenin, daha etkili önlemlerin, koruma mekanizmalarının konuşulması gerekirken, İstanbul Sözleşmesinden çıkma kararı almak iktidar tarafından kurulmak istenen yeni rejimin siyasi bir hamlesidir. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kadınların ve LGBTİ+ ların kazanımlarına yapılmış en büyük saldırıdır. Hayatlarımıza, eşitlik hakkımıza karşı bir kasıttır” diyerek sözleşme nasıl kazandıysa öyle savunacaklarını ve İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceklerine bir kez daha vurgu yaptı.

Haber: Seren SABUNCU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.