banner214
Öne Çıkanlar hak özelhaber işçimersin westmode tekstil işçi firima imecehaber imecegazetesi adana rezidans ölüm feci ambalaj atık geridönüşüm izmir büyükşehir atık bayırdır mersin

Bu haber kez okundu.

“Katil” diyen babaya suç duyurusu!

Feray Şahin’i öldüren Fatih Burak Aykul, kendisine ‘katil’ diyen baba Bekir Şahin hakkında suç duyurusunda bulundu. Vicdan rahatlatan bir cezanın verilmemiş olmasına dikkat çeken Mersin Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, “Devlet İstanbul Sözleşmesi’nden imzayı çekmekle bu sorumluluktan kurtulamayacaktır. 6284 sayılı yasanın gerçekten aileyi koruması gerektiğini ve tüm kamu görevlilerinin görevlerinde etkin bir rol alması gerekiyor” diye yetkililere seslendi.

Feray Şahin’i “taksirli öldürme” suçundan 5 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan ve iyi hal indirimi ile serbest bırakılan katil polis Burak Aykul, kendisine “katil” diyen Feray Şahin’in babası Bekir Şahin hakkında suç duyurusunda bulundu.

Mersin’de 19 Eylül 2017 yılında öldürülen Feray Şahin’in şüphelisi Fatih Burak Aykul 4 Ocak 2019 yılında “İyi hal indirimi” alarak serbest bırakılmıştı. 2 yıldır adalet arayan Şahin ailesi, defalarca kez “Hak, hukuk, adalet nerede?” diye sormasına rağmen bir yanıt alamadı.

Feray’ın ölümünün ardından dışarıda serbestçe dolaşan ve toplum için tehlike arz eden katilin yargılanması için mücadele eden Şahin ailesine, Aykul bir darbe daha vurmaya çalıştı. Fatih Burak Aykul, sosyal medyada kendisine “katil” diyen Şahin’in babası Gaziantep’li gazeteci Bekir Şahin hakkında suç duyurusunda bulundu. Şikâyet dilekçesini soruşturan Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

“KATİLE, KATİL DENİR”

Adalet arayışları sürerken kendilerine gözdağı verilmek istendiğini belirten Şahin, “Katile, katil denir, bunun başka tarifi var mı? Davamızda asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Aykul’un hakkında şikâyetçi olmasına tepki gösteren Bekir Şahin şöyle konuştu:

“Gencecik üniversite son sınıf öğrencisi kızımızı suçsuz, savunmasız, masum olduğu halde öldüren, delileri yok eden, sürekli ifade değiştiren, sonrada bizim acımızla alay edercesine arkadaştık, kazaydı gibi asılsız, yalan iddialarla kamuoyunu ve mahkemeleri meşgul eden, yönlendirmek isteyen katile, katil denir. Bunun başka bir tarifi yoktur. O katil sokakta şu an herkes için bir tehdittir. Aile olarak 3,5 yıldır adalet arıyoruz. Kızımız kara toprakta, katil 4 Ocak 2019 tarihinden bu yana sokakta, dosyamız 28 Şubat 2019 tarihinden bu yana Yargıtay’da bekliyor. Bu cinayet, cezasız kalmasın istiyoruz.”

“VİCDANLARI RAHATLATAN CEZA VERİLMEDİ”

2017 yılından itibaren yargı sürecini yakından takip eden Mersin Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, Feray’ın katliamının ülke gündeminde hala yerini koruduğunu kaydetti. Şahsın polis ve Feray’ın erkek arkadaşı olmasından dolayı vicdanları rahatlatan bir ceza verilmediğini söyleyen Yeşilboğaz, “Saçının bir teline dahi kıyamadığımız çocuklarımızın acılarını göz ardı edemiyoruz. Şahin ailesi her gün neredeyse bu acı ile yatıp kalkıyorlar, her gün mezarını ziyaret ediyorlar ancak yargıda onların bu acılarını giderecek ve toplumun vicdanını rahatlatacak bir karar veremedi. Bu nedenle başta Bekir baba olmak üzere herkes bu konuyu gündemde tutmaya çalışıyor” dedi.

“FERAY TOPRAĞIN ALTINDA BÜTÜN HAYALLERİ İLE GÖMÜLÜ”

Kadın cinayetlerinin Türkiye’de maalesef çok popüler olduğuna dikkat çeken Yeşilboğaz, “Gündemde ilk sıradaki yerini hiç bir şeye bırakmadı. Şüphelinin polis olması nedeniyle de olay insanları daha derinden yaralamıştır. Biz olayın başından itibaren sürecin içindeydik. Her zaman yapılan kurguya uygun olarak yine silahın yanlışlıkla ateş aldığı ve erkek arkadaşı olduğu için her şeyin maruz görüleceği algısı yaratıldı. Ancak orada bilinmesi gereken şu ki; gerçekten olaylar bu şekilde olmamıştır. Şüpheli yattı, çıktı ve hayatına devam ediyor. Ama Feray toprağın altında bütün hayalleri ile gömülü, anne-baba her gün o acıyla yaşamak zorunda. Sabah o acı ile kalkıyorlar, gece o acı ile yatıyorlar. Çok ciddi bir trajik süreç” sözlerine yer verdi.

“DEVLET İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN İMZAYI ÇEKMEKLE BU SORUMLULUKTAN KURTULAMAYACAKTIR”

İstanbul Sözleşmesi’nin ne kadar önemli olduğunun her gün biraz daha gün yüzüne çıktığına değinen Yeşilboğaz, “Devlete de sorumluluk yüklüyordu, pozitif yükümlülüğü ortaya koyan hükümleri içeriyordu. Bu sözleşmenin İstanbul’da Türkiye’de imzalanmış olması çok önemliydi. Türkiye’nin bu konuya ne kadar duyarlı olacağını ve ne kadar geniş vizyonu olduğunu göstereceğini düşünmüştük. Ancak bir gece yarısı imzamızı çektiğimiz şeklindeki haberle de tüm bu hayallerimizin yerle bir olduğunu gördük. O süreçten itibaren de yine kadın cinayetleri devam ediyor. İçişleri Bakanı’nın övünerek açıkladığı tablo canımızı daha fazla yakıyor. ‘İstanbul Sözleşmesi yürürlükteyken 34 kadınımız öldürülmüştür, İstanbul Sözleşmesi yürürlükten kalktıktan sonra bakın bu oran düşmüştür. Yüzde 20 civarında azaldı’ denildi. ‘Neden 1 kadınımız bile katledilmiştir?’ diye sormak yerine, 25 kadının katledilmesi ile övünebiliyoruz ve Emniyet Genel Müdürlüğü de bunu paylaşabiliyor. Sayının düşmesinin övünülecek bir şey olduğunu söylüyorlar.

Devletin pozitif yükümlülüğü var. İstanbul Sözleşmesi’nden imzayı çekmekle bu sorumluluktan kurtulamayacaktır. 6284 sayılı yasanın gerçekten aileyi koruması gerektiğini ve tüm kamu görevlilerinin görevlerinde etkin bir rol alması gerekiyor. Kamu görevlilerinin özel eğitim alması ve bu konuda donatılması gerekiyor, nasıl davranması gerektiğini öğrenmesi yönünde bizim her zaman görüşlerimiz olmuştur. Bu sözümüze umarım bir an önce kulak verilir ve gerekli yasal düzenlemeler yapılır.

“KADINI YASALAR VE SÖZLEŞMELER YAŞATMAZ, ZİHNİYET YAŞATIR”

Kadını yasalar ve sözleşmeler yaşatmaz, zihniyet yaşatır. Toplumsal refleksimizin ona göre gelişmesi gerekiyor, toplumsal eğitimin ona göre verilmesi gerekiyor. Öncelikle toplumdaki rol model olmuş insanların şiddeti özendire, şiddeti çağrıştıran sözlerinden, eril dilden bir an önce vazgeçmesi gerekiyor. Dillerini değiştirmesi, söylemlerini değiştirmesi gerekiyor. Bu konuda asla taviz verilmeyeceğinin de altını çizmek gerekiyor. Siyasilere çok büyük bir görev düşüyor, biz hukukçular zaten bu sürecin içerisindeyiz. Umarım kadın cinayetlerini bir an önce durdurabiliriz” diye konuştu.

“HANİ HERKES İŞLEDİĞİ SUÇUN CEZASINI ÇEKECEKTİ?”

Daha önceki yaptıkları açıklamalarda konuşan anne Aysel Şahin, “Katilin elini kolunu sallayarak dolaşması acımızı daha da çekilmez kılıyor. Katil delilleri kararttı. Kızımın yaşı kadar bile ceza almadı. Bunun neresi hak, hukuk, adalet? Katile ödül gibi ceza verenler ve onaylayanlara soruyorum; sizin başınıza böyle bir acı olay gelse tepkiniz ne olurdu? İnsan öldürmenin iyi hali olamaz. Adalet Bakanı’na soruyorum. Hani herkes işlediği suçun cezasını çekecekti?” diye sormuştu.

“BÖYLE BİR ADALET YOK!”

Baba Bekir Şahin ise, “Kızımızın katiline ödül gibi cezayı verip sokağa bırakanlar bizi bir kez daha öldürdü. Birçok kadın katili gibi Feray’ın katili de hiçbir şey olmamış gibi geziyor. Hak, hukuk, adalet nerede? Katil cinayeti işledikten sonra delillerin önemli kısmını yok ederken cinayete kaza süsü verip mahkemeyi yalanlarıyla yönlendirdi. Bizim itirazlarımıza ve ispatlarımıza ise o mahkeme başkanı da savcısı da kulak tıkadı. Böyle bir adalet yok. Katil Burak Aykul 1,5 yıl yattı çıktı” diye isyan etmişti.

Haber: Ayşenur ÖNAL 

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.