Öne Çıkanlar Tantuni anamur mersin üniversitesi Semih hentbol

KESK BİLEŞENLERİ MEMUR SEN’İ ELEŞTİRDİ

TİS görüşmelerinin eleştirildiği toplantıda Muşlu “Bu sadece adı ‘toplu sözleşme’ olan gerçekte toplu görüşmelerden hiçbir farkı olmayan sistem, kamu emekçilerinin ve emeklilerinin yaşadığı sorunların, bu sorunların parçası olan, halkın değil; siyasi iktidarın memurluğunu yapan, siyasal iktidarın memur kolları rolünü üstelenen, sendikamsı yapılar tarafından çözülemeyeceğini bir kez daha ispatlamıştır.” dedi.

- Bu haber 833 kez okundu.

KESK BİLEŞENLERİ MEMUR SEN’İ ELEŞTİRDİ

Turan DAL

KESK Mersin Şubeler Platformu, bileşenlerin katılımıyla Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerini Eğitim Sen Mersin Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısında eleştirdi. Toplantıda açıklamayı yapan Eğitim Sen Şube Başkanı Sinan Muşlu, TİS görüşmelerinden çıkan sonucu “satış sözleşmesi” olarak yorumlayarak, Memur Sen’e kabul ettiği zam teklifi üzerinden yüklendi.

“YANDAŞ KONFEDERASYON 3,1 MİLYON KAMU EMEKÇİSİNİ YİNE YANILTMADI”

2018-2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem “toplu sözleşme” görüşmelerinin fiyaskoyla sonuçlandığını kaydeden Muşlu, “Daha önceki üç toplu sözleşmede sahnelenen orta oyununun tekrarından ibaret görüşmelerde AKP ve yandaş konfederasyon yönetimi gece yarısı yeni bir satış sözleşmesine imza atmıştır. Bilindiği üzere hükümetin dün ‘revize ettiğimiz son teklifimiz” diyerek 2018 yılı için %3,5+% 3,5 2019 yılı için ise  % 4+ %5 maaş artışı teklifinde bulunmuştur.  Maaş artışı teklifini bile iktidardaki partinin 16. kuruluş yıl dönümüne göre %10 + %6 olarak belirleyen yandaşlığı tescilli konfederasyonun genel başkanı söz konusu teklife karşı önce ‘milletin adamından cevap bekliyoruz’ diyerek topu partili Cumhurbaşkanı’na atmıştır. Yandaş konfederasyon yönetimi yine 3,1 milyon kamu emekçisini, 1,9 milyon kamu emekçisi emeklisini yanıltmamış, daha önceki sözlerini yutarak hükümetin 2018 yılı teklifinde sadece%0,5 puan artış yaptığı sözleşmeye imza atmıştır.” diye konuştu.

“HER ŞEY 80 MİLYONUN GÖZLERİ ÖNÜNDE OLMUŞTUR”

“Çalışma Bakanı ve yandaş konfederasyon başkanı milyonların gözünün içine baka baka bu yeni satış sözleşmesini övüp, muhtemelen üstün gayretlerinden dolayı birbirlerini tebrik ediyorlar” diyerek sözlerine devam eden Muşlu, “Ancak ne kadar tozpembe tablolar çizseler de, ‘tarihi başarı’ nutukları atsalar da güneş balçıkla sıvanmaz. Her şey 80 milyonun gözleri önünde olmuştur. Bu sadece adı ‘toplu sözleşme’ olan gerçekte toplu görüşmelerden hiçbir farkı olmayan sistem, Kamu emekçilerinin ve emeklilerinin yaşadığı sorunların bu sorunların parçası olan, halkın değil, siyasi iktidarın memurluğunu yapan, siyasal iktidarın memur kolları rolünü üstelenen sendikamsı yapılar tarafından çözülemeyeceğini bir kez daha ispatlamıştır” ifadelerini kullandı.

“ÇÖZÜM ÜRETMEKTEN NE KADAR UZAK OLDUĞU BİR KEZ DAHA TEYİT EDİLMİŞTİR”

“Nitekim KESK’i sadece masadan değil, işyerlerinden, alanlardan uzak tutmak için her türlü hukuksuzluğun devreye sokulduğu bu son ‘toplu sözleşme’ sürecinde, sendika olmanın asgari koşullarını dahi taşımayanların kamu emekçilerinin temel sorunlarına çözüm üretmekten ne kadar uzak olduğu bir kez daha teyit edilmiştir” şeklinde belirten Muşlu,  “Bu süreç, KESK olarak en başından beri karşı çıktığımız, gerçek evrensel toplu sözleşme sistemi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan, tekli sendikal rejim ve siyasal iktidarın son sözü söylemesinin dayatıldığı ‘Türkiye Tipi Toplu Sözleşme Sisteminin’ iflas ettiğini bir kez daha ispatlamıştır. Ülkenin kamu emekçilerinin ve emeklilerinin grev hakkının yasal güvence altına alındığı, sendikal hak ve özgürlüklerin önünü açan, konfederasyon ve sendikaların demokratik bir şekilde temsiline imkan tanıyan evrensel gerçek toplu sözleşme sistemine olan ihtiyacının yakıcılığını ortaya çıkarmıştır.” dedi.

“TALEPLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM”

Muşlu son olarak, “Bu ülkenin fedakar kamu emekçileri, emeklileri insanca bir yaşama yetecek ücret, güvenli çalışma ve güvenceli geleceği fazlası ile hak etmektedir. Bu son satış sözleşmesi ile yoksulluk sınırına uzak açlık sınırına yakın bir yaşam mücadelesi sürdürmeye terk edilen, kimseden sadaka ya da fedakarlık değil, hakkını isteyen 3,1 milyon kamu emekçisine ve 1,9 milyon emekliye bir kez daha ihanet edilmiştir. KESK olarak sendikalı, sendikasız tüm kamu emekçilerini haklarının, özgürlüklerinin ihanet-satış sözleşmeleri ile yok sayılmasına karşı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.  Gelin,  hükümet ve sizleri unutup Cumhurbaşkanı’ndan icazet uman malum konfederasyon yönetiminin taleplerimize kulaklarını tıkamasına karşı ses verelim. Gelin, haklarımızı ve özgürlüklerimizi yok sayanlara kapı kulu değil emekçi olduğumuzu birlikte gösterelim. Gelin, insanca bir yaşam için taleplerimize sahip çıkalım ve bu talepler için mücadeleyi birlikte yükseltelim.” çağrısı yaptı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.