banner165
Öne Çıkanlar dersimliler adliye GÖÇMEN biricik nazım imar

Mersin Kadın Platformu İpek Er İçin Meydandaydı

Uzman Çavuş Musa Orhan tarafından kaçırılıp 20 gün boyunca tecavüze maruz bırakılan ve intihara sürüklenerek yaşamını yitiren İpek Er için Mersin Kadın Platformu basın açıklaması yaptı.

- Bu haber 119 kez okundu.

Mersin Kadın Platformu İpek Er İçin Meydandaydı

Haber: Seren SABUNCU

Uzman Çavuş Musa Orhan’ın cinsel saldırısına uğrayan 18 yaşındaki İpek Er, olayla ilgili şikayette bulunmuş ancak, tecavüz şüphelisi serbest bırakılmıştı. İpek Er’e cinsel saldırıda bulunarak intihara sürüklenmesine ve hayatını kaybetmesine neden olan Musa Orhan, Adli Tıp Kurumunun ‘zorlama izleri bulunmaktadır’ raporuna rağmen ‘rızaya dayalı ilişki’ gerekçesiyle serbest bırakılmıştı.

“İPEK’İN FAİLİ YARGIDIR”

Mersin Kadın Platformu adına açıklama yapan Zeynep Kaya Çavuş, “Uzman Çavuş Musa Orhan tarafından kaçırılıp 20 gün boyunca tecavüze maruz bırakılan ve intihara sürüklenerek yaşamını yitiren 18 yaşındaki İpek Er için buradayız. İpek Er, olayla ilgili şikayette bulunmuş ancak yargı, tecavüz şüphelisini serbest bırakmıştı. İntihara sürüklenen İpek yaşamını kaybetti. Sosyal medyada tepkilerin yükselmesi üzerine Musa Orhan tutuklansa da kısa süre içerisinde tekrar serbest bırakıldı. Tahliye kararı, Adli Tıp Kurumunun ‘zorlama izleri bulunmaktadır’ raporuna rağmen ‘rızaya dayalı ilişki’ gerekçesiyle verildi! Musa Orhan ve tecavüzü cezasız bırakan yargı İpek’in failidirler” diye konuştu.

“ÜNİFORMA BAHANELER ÜRETİYOR”

Musa Orhan’ın serbest bırakılmasına karşı günlerdir yükselen bir ses olduğunu yalnız failin üniformalı olduğu için bahaneler üretildiğinin altını çizen Çavuş, “Fail üniformalı olunca bahaneler üretiliyor, bütün mekanizmaların önü kesiliyor. Kadınlar, devletin gücünü arkasına alan failler tarafından tacize, tecavüze, şiddete uğruyor ve birçok noktada adalet arayışları sonuçsuz kalıyor, yasal girişimler netice vermiyor. Bizler çok iyi biliyoruz ki erkeklerin bu ülkede kadın katliamı yapmaları eril devletin belirlemiş olduğu politikaların ve cezasızlıkların bir sonucudur. İpek Er, Ceyda Yüksel, Fatma Altınmakas, Duygu Delen, Feray Şahin, Nadira Kadirova, Yeldana Kaharman… Bunlar ve daha birçoğu erkekler tarafından öldürülen kız kardeşlerimiz. Bilmediğimiz daha kaç olay var? Bize, topluma ulaşmayan, tehditle susturulan, dosyası kapatılan kaç olay var? Gülistan Doku’nun bu kadar uzun süredir kayıp olması tesadüf mü?”  şeklinde konuştu.

“DEVLET AKLININ BİR SONUCUDUR”

Ülkede her gün en az bir kadının öldürüldüğünü, şiddete maruz bırakıldığını ve faillerinin cezasız kaldığını söyleyen Çavuş, tüm bunlar olurken hükümetin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeyi gündemine aldığını belirterek, kadınlara açık açık ‘ölün, öldürülün’ denildiğini söyledi. Daha sonra Çavuş sözlerine şöyle devam etti, “Kadın mücadelesinin bir kazanımı olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenize izin vermeyeceğiz. Kazanımlarımızı değil erkek şiddetini ortadan kaldırın. İstanbul Sözleşmesi etkin uygulansaydı birçok kız kardeşimiz gibi İpek Er de yaşamını yitirmemiş olacaktı. Adli tıp raporunda açık bir şekilde tecavüz var denmesine rağmen Musa Orhan neden serbest bırakıldı? Tecavüzcü Musa Orhan’ı kimler koruyor? Bu olayın gündemde tutulmasından rahatsız olanlar bilmelidir ki, İpek Er için gerçek adalet sağlanıncaya kadar bu olayın peşini bırakmayacağız. Fail “İstediğin yere git şikayet et, bana bir şey olmaz. Daha önce de yaptım” demişti. Bu cümle Türkiye’deki eril zihniyetin, erkek şiddeti cüretinin nereden geldiğinin ve çürümüş sistemin özetidir. Uzman çavuş Musa Orhan’ın tahliyesi de yıllarca ‘rızası var’ bahanesine sığınan erkek devlet aklının bir sonucudur.  Orhan'ın tahliye edilmesi, iktidarın toplumda yaratmak istediği zihniyetin ta kendisidir. “Daha önce de yaptım, bana bir şey olmaz” diyen tecavüzcü Musa Orhan’a “bir şey” olana kadar olayın takipçisi olacağız. Musa Orhan amasız, fakatsız derhal tutuklansın.”

AVUKAT TİMTİK’TE ANILDI

Çavuş, 238 gün boyunca adil yargılanma talebiyle ölüm orucu sonucu hayatını kaybeden Avukat Ebru Timtik’i de hatırlatarak, “Ebru Timtik 238 gündür, adil yargılanma talebiyle ölüm orucundaydı. Ebru direnen bir kadın olarak; erkek yargıya karşı bedenini açlığa yatırarak adalet aradı. Ölümünün birincil sorumlusu, adaletsizliği meşrulaştıran AKP-MHP ittifakıdır. Ebru’nun talebinin de takipçisi olacağız” diyerek sözlerine son verdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.