Öne Çıkanlar sinankoc Tamamla Bizi Ey Aşk BDP yardım mansur ark

Mersin turizmine balta vuruluyor

'İş Dünyası Konuşuyor' bölümümüzün bu haftaki konuğu Martı Otel ve Altın Orfoz Oteli sahibi Murat Demir.

- Bu haber 1460 kez okundu.

Mersin turizmine balta vuruluyor

HANDE ÜZELSANCAK

Kendisiyle Türkiye'nin son durumunu ve bu durumun turizm sektörüne ne şekilde etki ettiğini ve biraz da Murat Demir'in bilinmeyen yönlerini konuştuk.  

-Mersin-Silifke arasındaki yolun dar olmasından dolayı şikayetler yaşanıyormuş. Çözüm önerileri ne olabilir?

Turizm sektöründe ulaşım çok önemli. ‘Otelin bulunduğu kentte havaalanı var mı, ulaşım kolay sağlanıyor mu?’, tatil planları yapan kişi bunları çok fazla önemser. Ancak gelin görün ki maalesef Mersin-Silifke arasındaki yol çalışmaları tüm uyarılarımıza rağmen bitirilemedi. Turizm’de inşaat yasağı kuralı gereği bu tip çalışmalar gelen ziyaretçileri rahatsız eder. Turizm sektörü olarak sıkıntılı bir sürece girmişken uzun süredir devam eden Mersin Silifke arasındaki yol çalışmaları sıkıntılarımıza tuz biber oluyor. 'Biz ne kadar turist çekebiliriz'in derdine düşmüşken bir de bu yol çalışmaları ile kaybedeceğimiz zamanımız yok. Bakın Bayram tatilinde insanların Mersin-Silifke arasında yaşadığı trafik sebebiyle tatilleri burunlarından geldi. Bu çile nereye kadar böyle devam edecek sorusu da bu noktada aklımıza geliyor. Bu çilenin son bulması için yerel yönetimler ile iktidarın ortak hareket etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yaşanan çile son bulmayacak ve Ülke turizmi önemli bir bölgesini kaybedecektir.


-Misafirperverliği seviyorsunuz sanırım, otel açtığınıza göre… Bu iş bir aile geleneği mi yoksa sizin tercihiniz mi? Otel sahibi olmak ne zaman nereden aklınıza geldi?

Otelcilik bizde baba mesleği. Babam Mersin’de uzun yıllardır hizmet veren Martı Otel’in sahibiydi. Biz de hem babamızın mesleğini devam ettirmek hem de yıllardır bu sektörün içinde oluşumuzdan kaynaklı turizmi sevdik. Turizm elbette ki çok önemli bir sektör. Hizmet sektörü olmasından kaynaklı ince eleyip sık dokumak zorundasınız. Sonuçta insanlara hizmet ediyorsunuz. Biz de insanlara hizmet etmeyi sevdiğimiz için turizm sektörü içerisinde var olmaya çalıştık. Yıllardır ailece Mersin turizmine hizmet etmekten dolayı da gurur ve mutluluk duyuyoruz.

-Aslında istemeyerek soruyorum Türkiye'deki malum olaylardan sonra, işler nasıl?


Ülkemizin kosmopolitik durumu elbette ki turizm sektörünü olumsuz yönde etkiledi. 2015 genel seçimleri sonrası yaşanan siyasi belirsizlik, bu belirsizliğin beraberinde getirdiği terör olayları, ardından Rusya ve İsrail ile yaşanan diplomatik krizler ve Ortadoğu’daki iç savaş turizm sektörünü neredeyse bitme noktasına getirdi. Bu sebeple 2015 yılı turizm sektörü için kara bir yıl oldu. Bunun etkilerini 2016’da da bekledik. Bu sebeple de acil eylem planları oluşturuldu. Hükümetin de sağladığı destek ve teşvikler ile ayakta kalmanın planlarını yaptık.  Farklı pazarlara yöneldik. Kampanyalar hazırladık. Buna rağmen beklentiler karşılanamadı şimdiye kadar. Onun için işlerin çok iyi olduğunu söylemek mümkün görünmüyor. Ama bundan sonraki süreç çok önemli. Şimdi bizim için çok önemli bir pazar olan Rusya ve İsrail ile yaşanan diplomatik kriz sona ermiş gibi görünüyor. Özellikle Ruslar Türkiye’ye gelmeye başladı. Bun durumun olumlu olarak yansıyacağını düşünüyorum.

-Sizin otellerinizin olduğu kısımda yol çalışmaları turizmi nasıl etkiliyor? Etkiliyor mu? Sitemleriniz var mı?

Etkilememesi mümkün değil. Turist rahatlığı sever. Tatil planları yapacak olanlar kendilerini nerde nasıl rahat hissedecekse o bölgeyi tercih eder. Ancak Mersin Silifke arasında yapılan yol çalışmaları yaz sezonunda ciddi bir çile haline geliyor. Özellikle hafta sonları uzayan araç kuyrukları tatilcinin tüm gününü burnundan getiriyor. Bu sebeple bu yol çalışmalarının biran önce bitirilerek Mersin’e ve Mersin turizmine kazandırılması şart.

-Hayalleriniz neler? Hiç hayal kurar mısınız?

Hayal kurmayan insan yoktur. Benim de hayallerim var elbette. Mersin bölgesinin turizm açısından layık olduğu yere getirmek en önemli hayallerimden biri mesela. Bakın Mersin’deki sahil bandı Türkiye’nin hiçbir yerinde yok. Koylarımız, tarihi ve turistik yerlerimiz, kültürel miraslarımız, bu kentin turizm bölgesi olması için fazla bile. Ama gelin görün ki turizmde maalesef Antalya’nın gölgesinde kalıyoruz. İnsanlarda Antalya’nın Akdeniz’deki tek turizm bölgesi olduğu algısını yıkmak lazım. Bunun için de elbette alt yapı, üst yapı ve ulaşım ile ilgili sorunların acilen çözüme kavuşturulması lazım. Mersin’i Antalya gibi önemli bir turizm bölgesi haline getirirsek eğer, en büyük hayallerimden birine daha ulaşmış olacağım.

-Mersin-Silifke arasındaki yolun dar olmasından dolayı şikayetler yaşanıyormuş. Çözüm önerileri ne olabilir?

Sıkıntılar var tabi. Hem de fazlasıyla. Yol çalışmasına Karayolları öyle bir dönemde başladı ki, baştan sona planlama ve zamanlama hatası var. 9 günlük tatilde yoğunluk olacağı belli. Bu yoğunluğu öngörüp, geçici bir çözüm üretemediler. Normal şartlarda olması gereken bu yoldaki çalışmanın sezon öncesi tamamlanmasıdır. Hadi bunu yapamadınız, ki hatanın en büyüğü de bence budur, bari şu yoğun dönemde vatandaşları mağdur etmemek için birtakım önlemler alabilseydiniz. Kilometrelerce araç kuyruğu, sıcakta araçların içinde insanlar. Mersin’e tatil için çevre illerden gelen misafirlerimiz sizce 24 kilometrelik bir yolu 4 saatte geçince ne düşünebilir?
Bizim en büyük çözüm önerimiz şu: Öncelikle yol ile ilgili nasıl bir çalışma yaparsan yap, bunu sezon başlamadan tamamla. Çünkü bölgemizin iklimi kış mevsiminde de inşaata uygundur. Doğru bir planlamayı Karayolları nasıl yapabilirdi? Buradaki işletmelerle görüşüp, yolla ilgili sıkıntı ve çözüm önerilerini dinleseydi eğer, daha sağlıklı bir projeyi hayat geçirmiş olabilirlerdi.


-Aslında istemeyerek soruyorum Türkiye'deki malum olaylardan sonra, işler nasıl?

Türkiye genelinde kötü bir turizm sezonu geçirdik. Yine kötü bir sezon yaşayacaktık ancak son Rusya ve İsrail girişimleri sezonu kurtardı diyebilirim. En azından önümüzdeki sezon için umut verdi. Çoğu işletmenin rezervasyonlarını tamamladığını görüyoruz. Bu son dönemdeki en iyi havadis sektörümüz açısından. Turizm sektörü Türkiye’yi sırtlayan bir sektördür. Sıcak döviz girişinin kolaylıkla ülkeye kazandırıldığı bir sektör. Bu anlamda çok önemli. Dış ilişkilerin bu bağlamda düzenlenmesi gerekiyor. Bir adım atarken, ülke değerlerini nasıl yaralamadan hatta yok etmeden yapabilirimin hesap edilmesi gerekiyor.
Malum terör olayları ve canlı bomba saldırılarının da sektöre olumsuz etkisi oldu. “Güvensiz ülke” sınıfına girmemek için yoğun şekilde sektör bileşenleri çaba sarf ediyor.

-Sizin otellerinizin olduğu kısımda yol çalışmaları turizmi nasıl etkiliyor? Etkiliyor mu? Sitemleriniz var mı?

İnşaatın olduğu yerde tatilinizi geçirmek ister misiniz? Sadece bu soruya verilecek yanıt, şu anki yol çalışmasının bizleri nasıl etkilediğini anlatmamıza yeter zannediyorum.
9 günlük bayram tatili bu yörenin işletmeleri için bulunmaz bir fırsattı. Doluluk oranlarımız da iyiydi, kabul edelim. Ancak bir müşteri bizim otele normalde yarım saatte varacakken, tam 3 saatte ulaşabildi. Haliyle gerildi, morali bozuldu ve yoruldu. Tatil sonunda hatırlayacağı ilk şey bu yaşadığı trafik çilesi olacak. Bizler işletmeler olarak bu çileyi çeken misafirlerimizin maalesef olumsuz algısını kırmak için 2 katı efor sarf ettik. Karayolları’nın Mersin için yarattığı olumsuz algıyı toparlamak yine biz işletmelere düştü.
Bu işler tamamen planlama işidir. Amerikalılar’ın bir lafı var, “Doğru yer, doğru zaman” derler. Karayolları doğru zamanda doğru yerde olmamıştır. Bu da, açıkça söylüyorum, Mersin turizmine resmen balta.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.