banner165
Öne Çıkanlar BM yorglass küresel sözleşme imza salı İmeceHaber zabıta sürücüler KIZKALESİ ford ergin

Bu haber kez okundu.

“MERSİN, ÜLKESİNİN YÜKLERİNİ SIRTLANAN BİR KENT”

Kızıltan, 80’li yıllardan sonra başlayan, 90’larda zirve yapan terör olaylarının ardından Mersin’in , ülkemizin Doğu bölgesinden olağan üstü bir göç aldığını asla bundan şikayet etmediğini, gelen insanını, vatandaşını kardeş olarak gördüğünü ve ekmeğini paylaştığını belirtti. Mersinlilerin demokrasi ve hoşgörü kültürü ile yapay ayrışmalara izin vermediğini söyleyen Kızıltan, “ Mersin, Türkiye’ye örnek oldu. Ama bunun Mersin adına büyük bir ekonomik bedeli oldu. Yine son 5 yıldır yapımı devam den Mersin Akkuyu Nükleer Santrali kentin aldığı, ülkesi adına üstlendiği çok ama çok büyük bir risk olmuştur. Kentin itirazlarına rağmen inşaatı devam eden santralin bu aşamadan sonra güvenlik adına en güvenli ve en ileri teknolojinin kullanılması adına girişimlerimizi devam ettireceğiz. Öte yandan son yıllarda Suriye’den gelen mülteci akımında Mersin olarak en büyük göçü sosyal anlamda sorunsuzca alan, bu yükü en çok sırtlanan kentlerin başında geldik. Şikayet etmedik, bunu sorun haline getirmedik, kimseyi suçlamadık. Bunu siyasi bir konu olarak değil, bir insanlık sorunu olarak gören Mersin, bu yükü de sırtlandı, ülkesine omuz verdi. Mültecileri eğiterek, mesleki eğitimler vererek, girişimcilerine destek vererek bu göçü kenti ve ülkesi adına olumlu bir noktaya dönüştüren kent oldu. “ dedi.

“Mersin’in hak ettiği yatırımları alması gerekmez miydi?”

“Mersin’in, ülke çapındaki büyük sorunları üstelenen ve ülkesine destek olan ve  bunların karşılığında çok daha büyük destekleri hak eden bir kent olması gerektiğini belirten Kızıltan, Mersinlinin hayal kırıklığının bu olduğunu ifade etti. “Ülkesinin tüm risklerini alabilen bir Mersin’in, bunun yanı sıra tüm bu eksik veya yarım kalan yatırımlara rağmen tarımda, lojistikte lider bir kent olan Mersin’in, sanayide büyük desteklerle bu hale gelebilen o marka illere kafa tutan bir Mersin’in, alamadığı turizm teşviklerine rağmen turizmde bir iddia ve hedefler ortaya koyan bir Mersin’in hak ettiği yatırımları alması gerekmez miydi?  Bu sadece Mersin için değildir. Herkes biliyor ki, hinterlantının merkezi olan Mersin’e yapılacak her yatırım asgari en az 10 kente katkı sağlayacak, makro anlamda ülkemize katma değer yaratacak bir konudur” şeklinde sözlerine devam eden Kızıltan Mersin’in hakettiği değeri görmediğini sözlerine ekledi. Hayal kırıklığında Çukurova Havalimanı’nın ilk sırada olduğunu ifade eden Kızıltan, “ama gerek Sayın Cumhurbaşkanımızın gerekse Sayın Bakanımız Mersin Milletvekili Lütfi Elvan’ın samimi destekleri ile artık havalimanı inşaatı bir raya girdi. Biz verilen sözlere inanıyor ve havalimanımızın açılacağı günü bekliyoruz” dedi. Kızıltan, havaalanının sadece Mersin için değil Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş gibi iller için hem yolcu, hem turizm erişebilirliği hem de kargo imkanlarıyla hayati bir yatırım olduğunu belirtti. 

Kızıltan yarım kalan Mersin-Antalya Sahil Yolu  için, “yarım kalan Mersin-Antalya Sahil Yolu   arasında 7 saat mesafe olan Mersin ve Antalya’yı bir birine bağlayacak bir yoldur. Hem ticari, hem lojistik hem de turizm adına hayati bir yatırımdır. Yıllar önce tamamlansaydı Batı Mersin bugün en az bir Alanya olabilirdi. Şimdi kazanan kim kaybeden kim sorusunu sormak hakkımız değil mi? Elbette kaybeden ülkemizdir. Yine bölgemizde katma değer yaratacak bir diğer planlanan ama hayata geçmeyen yatırım ise Mersin Konteyner Limanı projesidir. Doğu Akdeniz’deki istikrarsızlık artık Mersin’i vaz geçilmez bir transit nokta haline getirmiştir. Mersin artık Doğu Akdeniz’in hub (toplama –aktarma) limanıdır ve var olan limanı bu vizyona yetmeyecektir” dedi

Yarım kalan yatırımlarımız Mısır’a Yunanistan’a yarıyor

Yarım kalan yatırımların Güney Kıbrıs, Mısır ve Yunanistan’a yaradığını ifade eden Kızıltan,” Konu stratejik bir konudur. Şimdi tekrar aynı soruyu Mersinliler olarak sormak isteriz: Mersin ülkesi adına aldığı bu risklere ve yüklere rağmen, bu yatırımları neden almamaktadır, alması hakkı değil midir?” Mersin’de cari açığı olmayan bir ekonomi var, Mersin’de her sektörde katma değer var, Mersin’de her sektörde ihracat var, Tarım, gıda, sanayi, turizm, dış ticaret var, Mersin vergide ilk 5 kent arasında, Sosyal huzur, yaşam kalitesi var, Kısacası ülkesine yük olmayan, alan değil veren bir Mersin var… “ sözlerini ekledi.

Mersin, kendi göbek bağını kendi kesen bir kent

Her şeye rağmen kentte bir metro olmadığını ifade eden Kızıltan, “bu konuda yerel yönetimlerimize kamu desteği yok. Mersin adeta kendi göbek bağını kendi kesen bir kent konumunda. Hala tarım ile ilgili- ki bugünün ve geleceğin ulusal güvenlik sorunudur-  ne küresel ısınmaya karşı, ne kuraklığa karşı ne de sulama projeleri ile ilgili kamu projeleri konuşuluyor. Mersin gibi tüm bu saydığımız değerleri yaratan bir kent, tüm bu yükleri ve riskleri ülkesi adına sırtlanan bir kent bu yatırımları hak etmiyor mu? Mersin birçok yatırımı kendi öz kaynaklarıyla veya dış kredilerle de yapabilir, yapıyor da, ama bunlar öncelikle devletin görevi değil mi? Eğer bunlar yapılsa yaratılacak katma değerde ekonomik anlamda Mersin yeni bir İstanbul, Doğu Akdeniz bölgesi ise yeni bir Marmara olacak güçtedir” ifadelerine yer verdi.

Kızıltan, “ülkenin ekonomik güç anlamında ilave bir İstanbul’a ve bir Marmara’ya daha sahip olmasını kim istemez?” diyerek bu durumda ülkenin ihracatının en az % 30-40 artması demek olduğunu, zenginliğin Anadolu’ya yayılması demek olduğunu ve cari açığın kapanacağı anlamına geldiğini ifade etti. Kızıltan, “50’den fazla taze sebze –meyve ürününü ihraç eden Mersin’in neden dünya ölçeğinde gıda laboratuvarları yok? Neden ürünlerimiz sınırlardan kalıntı sorunu ile dönüyor? Neden bu konuda çözüm sağlayacak Tarım-Gıda Teknoparkını açabilmek için en az 10 yıl kamu bürokrasisi ile boğuştuk? Kim kazandı;  yabancı tohumlar, kim kaybetti Türkiye “ ifadelerinde bulundu.

Pandemi sonrası yeni bir dünyanın kurulduğunu bu dünyada artık daha büyük bir vizyon göstermek zorunluluğunu belirten Kızıltan, “Mersin ve Türkiye olarak bu yeni dünyada yerimizi almak için öne çıkan yatırım alanlarını belirlemek ve onlara odaklanmak zorundayız. Tüm bu alanları dijital dünyaya entegre etmek zorundayız. Eğitim sistemimizi buna göre revize etmek zorundayız. Bilim, bilim, bilim demek zorundayız... İşte Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu yeni dönemde bu yeni somut projelere odaklanacağız. Somut çıktısı olan ekonomiye, kente hemen ve somut girdileri olan projelere odaklanacağız. Mersinliler her şeyin en güzelini hak ediyor” diyerek sözlerini bitirdi.

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner209

banner211