banner165
Öne Çıkanlar düşler bahçesi EĞİTİMSEN mezitli akimder karne heyecao

Bu haber kez okundu.

Mersin’de “İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma tartışması” yankı uyandırıyor

HABER: Seren SABUNCU

“YİNE SOKAKTAYIZ”

Mersin Kadın Platformu üyesi Derya Narlı kadınlara yönelik günbegün artan şiddete karşı susmayacaklarına dikkat çekerek şöyle konuştu, “Hayatlarımıza yönelik her gün artan saldırılara duyduğumuz öfkeyle ve birbirimizden aldığımız güçle yine sokaktayız. İstanbul Sözleşmesi’ni tartışanlara, sözleşmeye saldıranlara bir kez daha söylüyoruz; hayatlarımız pazarlık konusu değil, tartışmayı bırakın, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulayın. Her gün artan cinayetlere suç ortaklığı yapmaktan vazgeçin. Bir kaç hafta önce AKP MYK’sında İstanbul Sözleşmesi’nin tek taraflı feshedilmesi veya bazı maddelerine çekince konulmasının tartışıldığı haberleri basına yansıdı.  Peki siyasal iktidar tarafından bu kadar tartışılan, cemaatlerin, tarikatların ve onların kalemşörlerinin diline doladığı İstanbul Sözleşmesi nedir? İstanbul Sözleşmesi; Kadına Yönelik Şiddet ve Aile içi Şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin kısa adıdır. Türkiye tarafından 2011’de imzalanmış, 2014’te yürürlüğe girmiştir ve kanun niteliğindedir.”

“BU SÖZLEŞME HERKESİ İLGİLENDİRİYOR”

Sözleşmenin, kadına yönelik şiddeti bir insan hakları ihlali olarak gördüğünü ve taraf devletlere; şiddeti önleme, şiddete karşı kadınları koruma, şiddeti kovuşturma ve politika üretme konusunda yükümlülükler getirdiğine dikkat çeken Narlı, “Bu sözleşme, kadına yönelik şiddeti ve ayrımcılığı ortadan kaldırmaya çalışırken, şiddetin temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yattığını tespit eder.  Devletlere toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak üzere politikalar geliştirmesi gerektiğini belirtir” diye konuştu. Narlı, “İstanbul Sözleşmesi birlikte yaşayıp yaşamadığına bakmadan ev içi şiddete uğrayan kadınları, çocukları, LGBTİ+’ları, yaşlıları, göçmen ve mültecileri korur. İstanbul Sözleşmesi bizleri evli olduğumuz ya da boşandığımız erkeğin, sevgilinin, babanın, iş yerinde patronun, üniversitede akademisyenin, okulda öğretmenin, sokakta, çarşıda, toplu taşımada tanımadığımız erkeğin, karakolda, eylemde polisin şiddetinden korur. Yani İstanbul Sözleşmesi, kolluğa karakola sığınan kadına “her evde olur öyle şeyler “deyip şiddet gördüğü erkeğin yanına geri gönderme der” ifadelerini kullandı.

“KADIN DÜŞMANLARINDAN HESAP SORACAĞIZ”

“AKP MYK’sında tartışılan kadınların yaşayıp yaşamayacağıdır” diyen Narlı, “İstanbul Sözleşmesinden çıkmak, İstanbul Sözleşmesi’nin bir gereği olarak çıkarılan ve kadınları şiddete karşı koruyan 6284’ü tartışmaya açmaktadır. Uluslararası diğer sözleşmeleri de tartışmaya açmaktır ve hayatlarımıza kast etmektir. Yaşam güvencelerimizden biri olan İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmayı konuşan AKP öldürülen her kadından sorumludur” ifadelerine yer verdi. Narlı, “5 Ağustos’ta tüm ülkede eş zamanlı olarak sokağa çıkan kadınların iradesi, İstanbul Sözleşmesi’nin tartışılacağı AKP MYK’sını nasıl ertelettiyse, sözleşmenin uygulanacağı taaahüt edilene kadar sokaklarda olacağız. Nefesimizi kesmek isteyen tüm saldırılara karşı yan yana gelerek kadın düşmanlarından hesap soracağız. Bir kez daha söylüyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma tartışmalarına derhal son verilsin, İstanbul Sözleşmesi etkin uygulansın” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner189

banner185

banner188