Öne Çıkanlar muharremince mersin vagon persembe vatandaş halk iktidar muhalefet imecehaber imecegazetesi çevre hedef saglık salı dünya İmeceHaber mersin idlib azez tır İmeceHaber covid tedbir sondakika küliye mersin carsamba özelhaber

Bu haber kez okundu.

 Hasta tutsaklar üzerine gazetemize konuşan İHD Mersin Şube Başkanı Yıldız Koca, “Cezaevlerinde 282 ‘si ağır olmakla birlikte toplam 720 hasta mahpus bulunmaktadır. Bu İnsan Hakları Derneğinin (İHD) verilerine göre belirtilen bir rakam. Biz bu verileri de bize gelen raporlardan, başvurulardan elimize geçen veriler. Tabi bu tam bir rakam değildir. Çünkü birde başvuruda bulunmayanlarda vardır” dedi.

 

“Talepler ret ediliyor”

 

“Genel olarak zaten hapishanelerde en fazla mağduriyet hasta tutsaklar üzerinde oluyor” diye belirten Koca, “Kendi ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda olan kişilerin başvuruları veya yakınlarının başvuruları üzerine biz bu durumu tespit ediyoruz. Bununla ilgili Adalet bakanlığına bu hasta tutsakların serbest bırakılması için avukatlar aracılığıyla veya derneğimizin belirli periyotlarla sunmuş olduğu liste de bu kişilerin serbest bırakılması talep ediliyor ve ivedi olarak ağır hastalar olan yani üçüncü bir kişinin bakımına ihtiyaç duyan kişilerin serbest bırakılması talep ediliyor. Ancak Adli Tıp Kurumunda alınan raporlar bir Cumhuriyet Başsavcılığının kişinin ikametinin bulunduğu yerdeki Emniyet Müdürlüğünden almış olduğu görüş doğrultusunda bu kişilerin yaşamını cezanın infazının hapishanede geçirebilecek durumda olduğuna yönelik raporlar tanzim ediliyor. Bu sebeplen kişilerin tahliye talepleri, serbest bırakılma talepleri ya da cezanın ertelenmesi talepleri ret ediliyor” diye kaydetti.

 

“Verilerde 14 kişi olarak biliniyor”

 

“Hapishane de kalmak hem de uzun süre kalmak birçok hastalığa sebebiyet veriyor.” Diye vurgulayan Koca, “Dolayısıyla bu kişilerin hasta olması adli tıp kurumundan aldırılacak raporların geç verilmesi, Cumhuriyet Başsavcılığının yazışmalarını yapması uzun süreler alıyor. Bu süre zarfında zaten hayatını idame ettiremeyecek bir hasta mahpusun durumu daha da ağırlaşıyor. Ne yazık ki bu hasta tutsaklar yaşamını hapishane de yitiriyorlar. 2013 yılında yaşamını yitiren hasta tutsak sayısı olarak bizim elimizdeki verilerde 14 kişi olarak biliniyor” diye belirtti.

 

“Avrupa İnsan Hakları Sözleşme’sinin (AİHS) 2. Maddesi: Sözleşmeye taraf devletlere pozitif ve negatif yükümlülükler eklemektedir. Bu da şöyle tanımlanabilir: kişinin yaşam hakkının devlet tarafında garanti altına alması gerektiğini tanımlıyor. Bu madde de 2 yönlü yükümlülük bulunmaktadır” ifadelerini kullanan Koca,” Negatif ve pozitif olarak dile getirmiştik. Burada bir yandan kişinin yaşamının devlet tarafından sorumluluk verilmemesi, bu negatif yükümlülüktür.  Diğer yandan da yaşamı riskte olana kişilerin bu riski bertaraf edecek şekilde devlet tarafından korunmasını zorunlu kılıyor, bu da pozitif yükümlülüktür. Aslında AİHS’nin 2. Maddesi hapishanede bulunan hasta mahpusların durumu üzerinde pozitif ve negatif yükümlülüğü olduğunu göstermektedir. Negatif yükümlülüğü nedir? Kişinin gerçektende hasta mahpus olan kişinin adli tıp kurumundan rapora bağlı olarak serbest bırakılmasına ya da bırakılmamasına yönelik karar verilmesidir” dedi.

“Engellerin kaldırılması gerekiyor”

 

“Hasta tutsaklara yöntem olarak ev hapsi olabilir ya da belirli sınırlar içerisinde yaşaması belirtilerek daha iyi koşullar oluşturulabilir” şeklinde konuşan Koca,”  Bunlara ilişkin idari bir uygulama yapılabilinir. Zaten kişi yaşamını idame ettiremeyeceği için ve ayrıca kanunda ki tanımı bunun tırnak içinde belirtiyorum “tehlike durumu” yoktur.  Kanunda ki bu tehlikeli kişi vasfına uygun olunmadığından hasta olarak serbest bırakılmasının önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor” diye belirtti.

 

“Sadece idari kısmıyla görüşülebiliyor”

 

Her ilçe’de İl’de İnsan Hakları Kurulları var. İnsan hakları kurulları bir şekilde hapishaneleri de gözlemleyebiliyor. Bunun dışında diğer Sivil Toplum Örgütleri yani hak temelli çalışan dernekler ve örgütlerin cezaevine girmesi bu kadar kolay olmuyor. Bakanlığın yazılı izniyle ancak kabul edilebiliyor. Cezaevinin koğuş kısmına girilmiyor. Sadece idari kısmıyla görüşülebiliyor.  O yüzden kurulun bu valilik bünyesinde kaymakamlık bünyesinde bulunan bu kurulların hapishaneyi ziyaretleri zaten randevu usulü olduğu için dolayısıyla bir hak ihlali ile karşılaşmaları mümkün değil. Yaşanıyorsa bile o tarihte gittiklerinde randevu usulü gidildiği için pek bir şey görülemiyor. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.