banner165
Öne Çıkanlar emekliler derneği çiftlik deresi havalimanı lütfi BDP

Plansızlık Mersin’i çökertiyor!

Kentteki hizmet kurumlarının yer değiştirmesine paralel gerekli planlamanın yapılması ekonomik ve sosyal soruna dönüşüyor. Kentin ilk planlarında Tayyare Meydanı olarak işaretlenen şimdiki Toros Devlet Hastanesi’nin bölge ve çevresi dış göçe dayalı çarpık yapılaşma sonucu kentin ortasında kaldı. Uzmanlar Mersin’in tarihi yerleşim alanlarına kapsamlı bir plan çerçevesinde müdahale edilmemesi durumunda taşınmazların daha çok değer kaybedeceğini söylüyorlar.

- Bu haber 168 kez okundu.

Plansızlık Mersin’i çökertiyor!

Haber: Bedir SOLMAZ

Üniversite Hastanesi’nin boşalttığı bölgede meydana gelen ekonomik ve sosyal çöküntü, taşınan otogarın çevresinde de görülüyor.

Sorunu planlama kopukluğuna bağlayan teknik çevreler, olayın sorumlusu olarak zamanında gerekli planlamayı yapmayan belediyeleri işaret ediyor. Kenti bütüncül bir planlama çerçevesinde dönüştürmek yerine yapılanma rant değeri yüksek bölgelere yöneltilirken, özellikle eski yerleşim merkezleri adeta kaderlerine tek edilmiş durumda.

Kentteki yapı stokunun Camişerif, Mahmudiye, Mesudiye, Çamlıbel, Yenimahalle, Çankaya, batıda Pirireis, İnönü, Gazi gibi mahalleler olmak üzere geniş çoğunluğunun kullanım ömrünü tamamlama noktasına ulaştığına her fırsatta dikkat çeken Mimarlar Odası, belediyelerin planlama konusunda paylaşımcı olmadıklarını savunuyor.

Başta Yenişehir olmak üzere yerleşime açılan alanlarında taşınmaz fiyatları hızla artarken, tarihi kent merkezindeki eski yapıların çoğu kullanım dışı kalmış durumda.

Akdeniz Belediyesi’nin gerekli çalışmaları yaparak kentsel dönüşüme hazırladığı Mahmudiye, Mesudiye, İhsaniye gibi mahallelerdeki hareketlilik, mesai saatleri arasında sadece Akdeniz Belediyesi ve Yeni Adliye Sarayı çevresiyle sınırlı kalıyor.

Görüşünü sorduğumuz bir şehir plancısı, merkezdeki kullanım ömrünü tamamlayan yapı stokunun hazırlanacak kapsamlı bir plan çerçevesinde ıslah edilip dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayarak,”Mersin’in kent yapılanması kendi iç dinamiklerinden çok dış etkenlere göre şekilleniyor. Kuruluş aşamasında kentin bu kadar hızlı büyüyeceği ön görülmüyordu. Örneğin hazırlanan ilk şehir planlarından birisinde Tren Garı’nın kuzeyi Tayyare Meydanı olarak işaretlenmişti. 1970’li yıllarda başlayan dış göçle çok şey değişti. Kentin çeperini saran imarsız yapılaşma büyük bir soruna dönüştü. Şimdi ne yıkılabiliyorlar ne de ıslah edilebiliyor. Yerleşime açılan yeni alanların rant değeri artarken, çarpık yapılaşan yerler çöküntü bölgelerine dönüştü. Camişerif, Çankaya, Yenimahalle, Mahmudiye, Mesudiye, Kiremithane gibi tarihi Mersin’i oluşturan mahallelerdeki yapıların büyük bir bölümü kullanım ömrünü doldurmuş durumda. Çoğunluğu sit kapsamında anılan taşınmazlar günün kullanım anlayışına da uymuyor. Maliyetin yüksekliği nedeniyle sahipleri restore ettiremiyor. İlgili evler ancak belediyelerin hazırlayacağı geniş kapsamlı plan çerçevesinde atıl kapasite konumundan kurtarılabilir. Sit yapıların kullanıma açılması bir ölçüde yatırımcıları da bölgeye çekebilir; aksi durumda çöküntü bölgesine dönüşen bu alanlar ilerleyen süreçte daha çok değer kaybedecektir.”şeklinde konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.