banner214
Öne Çıkanlar ukrayna topukluayakkabı ayakkabı asker dünya cumartesi bakan ülke imecehaber imecegazetesi türk halk müziği futbol takım Türkiye playoff mac İmeceHaber ZİYARET marmara deniz denizgüncesi akdeniz çevrimiçi söyleşi imecehaber imecegazetesi

“Sürgün ve soykırımı tanımalıdır”

21 Mayıs 1864 yılında yaşanan Çerkes sürgünü ve soykırımı hakkında basın açıklaması yapan Mersin Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Güner Savrum, “Bugün, yaşanan tüm bu acılara ve dağılmışlığa karşın Çerkesler; varlıklarını ve kimliklerini koruyor, yaşatıyorlar” diyerek Rusya’nın ilk adım olarak sürgün ve soykırımı resmen tanımasını ve özür dilemesini istediler.

“BİR BUÇUK MİLYON ÇERKES SÜRGÜN EDİLMİŞLERDİR”

Mersin Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği adına Çerkes sürgünü ve soykırımı hakkında basın açıklaması yapan  Dernek Başkanı Güner Savrum “21 Mayıs 1864 Dünya tarihinin görmüş olduğu en büyük soykırım ve sürgünün tarihidir. 21 Mayıs milyonlarca Çerkesin Anayurtlarından sökülüp dağıtılışı, yüz binlerce Çerkesin sürgün yollarında kırılışı, Karadenizin soğuk ve karanlık sularına gömülüşleridir. 1763-1864 yılları arasında 101 yıl süren Rus-Kafkas Savaşlarında 500 binden fazla Çerkes hayatını kaybederken, Çerkeslerin mağlubiyetiyle neticelenen savaş sonrasında; bundan 155 yıl evvel,  21 Mayıs 1864 tarihinde Çarlık Rusyası’nın kolonyalist politikaları çerçevesinde yaklaşık bir buçuk milyon Çerkes, başta Osmanlı toprakları olmak üzere değişik ülkelere sürgün edilmişlerdir” dedi.

“DİRİLİŞTİR VE VAROLUŞ MÜCADELESİDİR”

“Sürgün sırasındaki yol şartları, salgın hastalıklar ve açlık gibi nedenlerden dolayı, resmi olmayan rakamlara göre 500 Bin Çerkes hayatını kaybetmiştir” diyen Başkan Savrum, “Tekrar altını çizmek isterim ki bu, insanlık tarihinin gördüğü en acımasız sürgün ve soykırımdır. Bugün, yaşanan tüm bu acılara ve dağılmışlığa karşın Çerkesler; varlıklarını ve kimliklerini koruyor, yaşatıyorlar. Üzerinde yaşadıkları tüm ülkeleri vatan bilip içeride hainlere, dışarıda düşmanlara karşı savunuyor, birlikte yaşadıkları halkları kardeş sayıp barış ve huzur içerisinde yaşıyorlar” diye konuştu.

“RUSYA SOYKIRIM VE SÜRGÜNÜ RESMEN TANIMALI”

Başkan Savrum, “Bu nedenle 21 Mayıslar direniştir, baş kaldırıdır, diriliştir ve varoluş mücadelesidir. 1969 yılında kurulan Mersin Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği; Çerkes kültürünün korunması, yaşatılması ve geliştirilmesine katkıda bulunmak, Çerkes kültürünün Türkiye ve tüm dünyada tanınmasına çalışmak, Çerkes toplumu ile diğer toplumlar arasında dostluğu ve işbirliğini yaygınlaştırmak, insan haklarının ulusal ve uluslararası düzeyde gelişmesine katkıda bulunmak, böylece üyelerine, topluma, yaşadıkları ülkeye ve insanlığa çok yönlü hizmetler sunmayı amaçlamakla birlikte, bu insanlık dışı soykırım ve sürgünü yaşamış olan biz Çerkesler diyoruz ki:

-Dönemin Çarlık Rusyası’nın devamı olan Rusya Federasyonu; Sistemli bir şekilde yapılan bu soykırım ve sürgünü resmen tanımalı ve tarihsel haksızlıkların telafisi için ilk adımı atarak özür dilemelidir.

-Anavatanlarından zorla koparılan Çerkeslerin çifte vatandaşlık ve geri dönüş haklarının önündeki engeller kaldırılarak gerekli yasal düzenlemeleri yapmalıdır.

-Diasporadaki STK temsilcilerimiz, akademisyenlerimiz, gazetecilerimiz bilimsel çalışmalar için gittikleri anavatana alınmadan, sınır kapılarında gözetim altında tutulup hiçbir mazeret göstermeksizin geri gönderilebilmektedir. Rusya Federasyonu varlığımızı korumak için yapacağımız bilimsel çalışmalardan dahi kaygı duyarak ortaya koyduğu bu keyfi ve hukuk dışı uygulamalara son vermelidir.

-Dünyanın dört bir tarafında yaşamak zorunda bırakılan Çerkesler sadece Rusya Federasyonundan değil, yaşadıkları ve vatandaşı oldukları ülkelerden de doğal ve demokratik haklarını talep etmektedirler. Bu bağlamda başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere tüm dünya ülkelerine sesleniyoruz;

-Çerkes Soykırımı ve Sürgünü politik, siyasi ve ekonomik kaygılar gözetmeksizin tüm dünya ülkeleri tarafından tanınmalıdır.

-Çerkes dili ve kültürü asimilasyona karşı korunmalıdır.

-Çerkes Anadilinin öğretilmesi, korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında yeterli düzenlemeler devlet eliyle yapılmalıdır.

-Çerkes diasporasının Anavatanı Çerkesya ile sürgün sebebiyle kopartılan tarihsel bağlarının yeniden inşası için gerekli yasal düzenlemeler yapılarak çifte vatandaşlığın önündeki engeller kaldırılmalıdır.

-Kimlik ve kültürel haklar devlet tarafından güvence altına alınmalıdır. Bu noktadan hareketle, Çerkes dili ve kültürel birikimlerinin/değerlerinin, korunabilmesi ve gelecek nesillere aktarılabilmesi için gerekli bilimsel çalışmalar yapılmalı ve ilgili kurumlarca bütçelerin ayrılması sağlanmalıdır.

-Anadilimizde yayın yapan televizyon ve radyo devlet desteği ile biran önce TRT Çerkes hayata geçirilmelidir.

-Çerkeslerin yaşadığı bu büyük soykırım ve sürgünü yeryüzünde yaşayan hiçbir halkın, yaşamamasını diliyor ve tüm soykırım ve sürgünleri lanetliyoruz.”

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231