Öne Çıkanlar Recep Tayyip Erdoğan mezitli Tantuni Cumhuriyet Gazetesine destek ziyareti cumhur

Tarihi ve doğal güzellikler ihmal kurbanı!

Bacasız sanayi olarak anılan turizm potansiyelinden hak ettiği payı alamayan Mersin’de, doğal ve tarihi zenginlikler değerlendirilmiyor. Namrun’dan başlayıp Aydıncık’a uzanan, Toroslar’ın doruğundan Akdeniz’e inen 15.853 kilometre karelik alanda yer alan, asırlar öncesine işaretli Kilikya arkeolojik tarihi mirasının yanı sıra doğal güzellikler de tanıtılıp turizme açılmıyor.

- Bu haber 104 kez okundu.

Tarihi ve doğal güzellikler ihmal kurbanı!

Haber: Bedir SOLMAZ

Başta yerel yönetimlerden sorumlu belediyeler olmak üzere resmi kurumlarca geniş kapsamlı projelerle tanıtılmayan potansiyelden bölge vatandaşları bile haberdar değil.

İçel Sanat Kulübü’nün zaman zaman düzenlediği çevre gezilerine de sınırlı sayıda doğa tutkunu katılıyor.

Tescillenerek koruma altına alınmayan tarihi miras ve doğal güzellikler, zaman içerisinde bozularak yok oluyorlar.

Benzerine pek rastlanmayan Toroslar’dan doğup toparlanarak Akdeniz’e dökülen 110 kilometre uzunluğundaki derenin geçtiği Aksıfat kanyonu, vahşice döşenen borularla katledilmiş.

Daha aşağıda uygun bir yere kurulacak barajla korunup turizme açılarak gelir kaynağına dönüştürülebilirdi.

Silifke’ye bağlı Sarıaydın köyünde, ata yadigarı geleceğin emaneti, bölgenin özgün evleri   yıkılmaya terk edilmiş durumdalar.

Sarıaydın köyü köy köylükten çıkmış, güzelim köy evlerinin yerini, estetikten yoksun çatıları sunu kaplamalarla bezeli beton yığınları almış.

Resmi kurum ve kuruluşların tarihi ve doğal değerlere gerekli özeni göstermediğini savunan çevre tutkunları,”Öteden beri Mersin’in turizm pastasından gerektiği ölçüde pay almadığı söylenir. Her nedense resmi kurum ve kuruluşların tarihi ve kültürel değerlere karşı olan şaşı bakışı sorgulanmaz. Namrun’dan başlayıp Aydıncık’a uzanan, Toroslar’ın doruğundan Akdeniz’e inen 15.833 kilometrekarelik alandaki geleceğin emaneti olan tarihi ve doğal miras maalesef ihmal edilmektedir.

Kalan son örnekler konumundaki ata yadigarı özgün köy evleri yıkılmaya terke edilirken, köylülerimiz tarihi ören yerlerinin taşlarını bahçe duvarlarında kullanıyorlar. 

Çeşitli konularda hazırlandığı söylenen projeler çeşitli nedenlerle sürekli ertelenirken, tarihi ve doğala güzelliklerin uğradığı tahribat görmezden geliniyor.

Doğudan başlayarak Gülek’te İbrahimpaşa Tabyları,Namrun Kalesi, Papazın Bahçesi, Kadıncak Barajı, Roma Yolu, Kılopatra Kapısı, Yumuktepe, Viranşehir, Kanlı Divane, Cennet Cehennem, Kızkalesi, Narlıkuyu, Dört Ayak Mezar, Kenlenderis Limanı, Silifke Kalesi, Uzuncaburç, Alahan Manastırı ve daha ismini sayamadığımız birçok değer korunup uygulanacak projelerle değerlendirmeyi bekliyor.

Bölgedeki her değer gelecek kuşakların emanetidir. Koruyup kollamak, iç ve dış turizme sunmak başta yetkililer olmak üzere herkesin görevidir.

Yok olmaya terk edilen başata tarihi ve kültürel ören yerleri olmak üzere, doğal güzelliklerde tescil edilerek koruma altına alınmalıdır.”görüşlerini dile getirdiler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.