Romantizmin başkenti, Avrupa’da kültür-sanatın kalbi, kültürün birleştirici gücüne sahip bir çekim merkezi, estetiğin peşinde koşmanın heyecanını yaşayan/yaşatan bir kent; Paris. Yetmişüçbin metrekarelik bir alanda, senede 10 milyona yakın turistin ziyaret ettiği Louvre Müzesi tüm cazibesi ile bunu kanıtlamaktadır.

Yurdumuzda da sanat toplumu oluşturma yolunda önemli bir katalizör olan İstanbul Modern, kurumsal bir markanın sahip olması gereken toplum odaklılık, ziyaretçi odaklılık, yenilikçilik ve kalite gibi özellikleriyle dikkati çekiyor. Benzer durumun Mersin kenti özelinde de ancak ve ancak yukarıda tarif edilen kültürel dinamiklerin sağlanmasıyla mümkün olacağı da aşikârdır. Çağımızda ulusal olsun, yerel olsun, yürütülen kültür-sanat politikaları, mevcut ekonomik zenginliklerle değil, sanat ve kültürel değerler ve yönetim biçimleriyle bütünleşmiş bir sanat toplumu anlayışı ile kurgulanmalıdır.

Yerel ya da ulusal yönetimler, soran/sorgulayan bireylerinin yarattığı demokrasi ve insan haklarının, uluslararası hukukun gözetildiği kültür seviyeleri ile saygınlık kazanıyorlar. Eğitimli, entelektüel ve aydın insanlarıyla öne çıkan Mersin kent koleksiyonları sergileme ve sanat mekânları, resim-heykel galerileri, müzeler açısından ne kadar yoksun olduğunu görüyoruz. Bu alanda İçel Sanat Kulübü, AKOB gibi, sıkıntılar içinde özveriyle, kentin sanat kültür yaşamına çağdaş ve evrensel boyutta kalıcı ve tanıtıcı katkılar sağlamaya çalışan sivil toplum örgütlerine olanakların sağlanarak destek verilmesi gerekirken, kent yerel yönetimleri, meslek kuruluşları ve kent kurum ve kuruluşlarının sınıfta kaldıklarını görüyoruz. Kentin kaynaklarını kalıcı hiçbir etkisi olmayan “Engelsiz Sanat”, “Narenciye Festivali” gibi etkinliklere harcayan özel, resmi kuruluşlara buradan seslenmek istiyorum: Bunlara harcanan para ve emekler israftan öte değildir.

Bu kenti yönetmeye talip olanlara, yerel, özel, resmi tüm kurumlara arzım, talebim şudur: Gençlerin, genç sanatçıların kendilerini ifade edebilecekleri galeriler, sanat kültür paylaşımlarını yapabilecekleri çalışma mekânları, butik konser/etkinlik salonları, şiir atölyeleri, drama atölyeleri, Mersin’in sanat kültür yaşamında etkisi unutulmayan Akkahve Kültürü’nü yaşatacağımız, sanatçı, sanatseverlerin buluşacağı ortak çok amaçlı mekânları yaratmak kentimizin en başta gelen ihtiyaçları içinde yer almaktadır.

Mersin kenti, sanatın tüm birimlerinin dönüştürücü etkisini kullanarak sanat toplumu olma yolunda adım atmakta çok geride kalmıştır. Yerel yünetimler ve tüm kurum, kuruluşlar, Mersin’in sanat alanındaki varlığını tanıtma ve içselleştirme, küresel sanat piyasasında referans olma vizyonuyla hareket etmelidirler. “İstanbul Modern” örneğinde olduğu gibi etkileşimli bir yapıya sahip olan, markalaşmış bir Sanat Müzesi Mersin’de derhal gündeme alınmalıdır.

Sanat toplumunun oluşması, eğitimden başlayarak çağdaş sanat anlayışları doğrultusunda üretilecek kültür politikalarıyla mümkündür. Bu konuda yapılacak ilk iş şudur: Bu toplumun evrensel nitelikler arz eden her alanda çok ağır bedeller ödeyerek sanat yaşamalarını sürdüren pek çok sanatçısı var. Önceliğin bu değerlerin kazanılmasına ve bahsedilen sanat toplumu / sanat kenti inşasında konumlandırılmalarına verilmesi gerekir. Onların yaratıcı - üretken eylemlerinin maksimum düzeye çıkartılması sağlanmalıdır.

Sistem ne yaparsa, ne üretirse sanatçısı onu belgelemeye devam edecektir.

Bu konularda çok yazdık, çizdik.

Artık eylem zamanıdır.

Sanatçıların, Sanat için çalışan sivil toplum kuruluşlarının önünü açacak, birlikte politikalar üretecek, onları destekleyecek, kurumlara ve vizyon sahibi kişilere ihtiyacımız vardır! Kendini böyle tanımlayanları göreve çağırıyoruz.

Haydi, hep beraber toplumumuzu sanat toplumuna, Mersin’i sanat Kenti’ne dönüştürelim.

Umutlarımız başka bahara kalmasın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.