banner214

                  1940 yılında açıldı.

                1946’da başlayan süreçle 1954 yılında resmen ve fiilen kapatıldı. 

                Bir tarım ülkesi olan ülkemizde köylerden başlayan bir kalkınma hareketi olarak doğdu.

                Yaparak-yaşayarak üretmekle başlandı. Okul binalarını, bavullarını (Babamın da bir tahta bavulu vardı… Unutamam…) yapardı öğrenciler,

Yakından-uzağa temel prensipti. Köy çocuklarının bildiklerini uygulama alanları yaratılıyordu.

İş içinde eğitim yapılıyordu. Laboratuvarlarda, müzik atölyelerinde, spor salonlarında, resim atölyelerinde vb. hem öğrenme ve hem de uygulama yapılıyordu.

Öğretim kaynaklı olarak OKUMAK esastı. Dünya klasikleri de dahil olmak üzere yüzlerce, binlerce kitabın yer aldığı kütüphaneler okuma- öğrenme- anlama-anlatma fırsatları ve görevleri yaratıyordu.

                Üretime yönelikti amaç.

                Yetenekleri geliştirmekti,

                Okuma- öğrenme ve öğrenmeyi öğrenmekti,

                Bildiklerini yaymaktı,

                Öğrenmeye susamaktı,

                Hep biraz daha ileriye, güzele yürümekti…

                Yazarken bile duygulandıran, özleten, hemen uygulamaya sokulmak istenen, hırslandıran, kızdıran, “Haydi yeniden” dedirten…

                Elbette KÖY ENSTİTÜLERİ idi bu muazzam yapılanmalar…

                Aksu Köy Enstitüsü mezunlarından Ali Uysal ve Düzce Köy Enstitüsü’nden mezun olan Abidin Atlay önceki gün Halk Televizyonu’nda yayınlanan Görkemli Hatıralar programında idiler.

                Kendilerini hemen her Mersinli gibi yakından tanırım ve gururlanırım.

Dolu doludurlar. Onları dinlemeye saatler, günler, aylar, yıllar yetmez…

Yetmez, çünkü Köy Enstitüleri anlatmakla bitmez!

Günün koşullarına uygun Köy Enstitüleri programları uygulanabilir mi?

Neden olmasın?

O hayran olduğumuz Avrupa bunları düşünmekte…

“Hayran olduğumuz” dedim de aklıma geldi; Danimarka salgın ile ilgili olarak halkına yaptırdığı AstraZeneca aşılarının ağır yan etkilerini görünce kendi halkına yaptırmaktan vazgeçip o aşıları “Yardım” olarak yoksul ülkelere göndermek istemiş!

“Hayran” kalınacak bir davranış değil mi?

Kendi insanına reva görmediğini yoksul insanlara reva görmek…

“Avrupalı” bu mu yoksa?

“Muazzam” Köy Enstitüsü yapılanmamızda emeği geçen tüm değerlerimize saygılarımla…

Şimdi de yeniden yapılanmaya diyelim mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner231

banner232

banner228

banner239