Yarın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı İlan edildiği gün de anlamlıydı bugün de…

Dünyadaki tek ÇOCUK BAYRAMI olarak kutlanan gün

Anadolu topraklarının emperyalistlerin kirli çizmelerinden kurtuluşuna giden yolun ilk adımı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluş günü.

ULUSAL EGEMENLİK kavramını en iyi açıklayan ve gösteren GÜN

Bir zamanların Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, “Ulusal devletlerin sonu gelmiştir…” diyerek ABD’ye bağımlılığını ilan etmişti ya…

 “Zaman” ULUSAL DEVLETLERİN var olmaya devam ettiklerini ve edeceklerini gösterdi, göstermeye de devam ediyor…

1)      “Çocuklar” geleceğin fidanlarıdır,

2)      “Gençlik” irade koyandır,

3)      “Millet” bağımsızlık aşkı ile yoğrulandır.

Şimdi;

“Atatürkçüyüm” demekle Atatürkçü olunmuyor, öncelikle “Tek dişi kalmış canavar” olan emperyalizme karşı ulusal egemenliği savunmak, korumak ve geliştirmek gerekiyor,

Millete güvenmek ve “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına TÜRK MİLLETİ denir” tanımlamasını kavramak gerekiyor,

Günümüzde Atlantik olarak değerlendirilen AB-D mandacılığına karşı irade koymak ve BAĞIMSIZLIK bayrağını dalgalandırmaya devam etmek gerekiyor,

“Hem nalına hem mıhına” ya da “Herkese elma şekeri” tutarsızlıklarıyla ancak köleliğe giden yolun taşları döşenir, gereksinimimiz ise nice şehitler vererek kazandığımız bağımsızlığımızı rüzgâr olup yön vermemiz gerekiyor,

Ulusal Bayram günlerimizde klasik mesajlar vermek yerine, ABD’nin ülkemizi kuşatmak amaçlı kurduğu üslere karşı ve AB’nin süreklilik haline gelen “İnsan Hakları dersleri” uyarılarına karşı alacağımız tavrı seslendirmemiz gerekiyor,

“Bağımsızlık” bizim karakterimiz ise, savunuyor isek bu söylemi, “Ağa, jandarma” aramamız, aslımıza ve amacımıza ihanettir. Kendimize gelmemiz gerekiyor…

Toparlayalım;

Yaşadığımız dönemdeki ihanetleri, yıkıcılık planlarını, AB-D işbirlikçiliğini, daha iyi anlayabilmek için “Olaylar, tarihimizden örnekler alınarak yorumlanmıştır…” açıklamalarıyla dizi haline getirilen DİRİLİŞ, KURULUŞ OSMAN- ALPASLAN, BARBAROSLAR AKDENİZ’İN KILICI ve “FETÖ, PKK, İHA, SHA güncel bağlantılarıyla senaryolaştırılan TEŞKİLAT, YALNIZ KURT dizilerini izleyelim. Tarihin ne yazık ki tekrarlar yaptığını göreceğiz ve belki de kendimize geleceğiz!

Sinirlenmeyelim hemen, hani “Geçmişi olmayanın geleceği olmaz” ya da “Tarihimizle övünüyoruz” diyoruz ya işte o zaman, bunlar da güncel örneklemeler olsun…

Şimdi, nedir-ne değildir sorularının yanıtını daha kolay verebileceğiz…

Örümceğin, ağını nasıl ördüğünü, kimleri nasıl kullanabildiğini, kitleleri günümüzde bonzai ile nasıl uyuşturduğunu, kurtuluşun nerede olduğunu ve fazlasını görebileceğiz…

Nedir ya da değildir soruları ÇOK ÖNEMLİ!

ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMIMIZ AYDINLIK GELECEĞE GİDEN YOLLARI AYDINLATMAYA DEVAM EDECEK!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291