banner165

   

Günlerimizi karartan bunca kötülük, bunca ölüm, bunca yıkımlar üzerine hiç düşündünüz mü?

İnsan soyu, maymundan insana dönüşünceye kadar az değişime uğramadı; okul kitaplarındaki resimlerinden tanıdığımız mağaralarda yaşayan atalarımızdan başlayarak günümüze uzanan evrim sürecinde, bırakın tümünü tarihe not düşülenler bile kat edilen yolun ne kadar çetin olduğunu anlatmaya yeterde artar!

Hiç yoktan çıkan veya çıkarılan savaşlar, depremler, kıtlıklar, bulaşıcı hastalıklar ve daha nice etkenlerle mücadele eden insan soyu, tüm güçlükleri yenmesine karşın ne acıdır ki hala kendi egosunu alt edebilmiş değil. Duygusallık kişinin doğasında vardır!

Duygusal olmak bazen iyidir de!

Bir çocuğu severken, karşı cinse ilgi duyarken, güzel bir çiçeği koklarken vb. durumlarda insana haz veren duygusallık, bazı zamanlar oluyor ki, kişinin yanı sıra topluma da büyük zararlar verebiliyor!

Kontrol edilemeyen duygusallığın topluma verdiği zararlarla günlük hayatta sıkça karşılaşırız. Ama her nedense bunu sorgulamak birçoğumuzun ya aklından geçmez ya da işine gelmez!

Geçirdiğimiz bunca evrime karşın, hala insanlaşmayan yönlerimizle, var olduğumuz ortamda kendimize birçok kalıp çizip, rol biçeriz!

İsterseniz çevrenize şöyle bir göz atın; kan bağı, din, dil, mezhep, hemşeri, komşu vb. kalıplar altında varlığımız sürdürürken ortak noktalarımızın güdüsüyle hareket edip, gücümüzü yine kendi soyumuza karşı kullanır, birbirimizin kafasını yarar gözünü çıkarırız!

Konuyu biraz daha açacak olursak, herhangi bir olayda haklı haksız ayırmadan önceliği kendimizi içinde gördüğümüz guruptan yana yaparız. Yani,“Kötü olsa da benim kötüm!” deyip, insanlığa ve çevreye zarar verenlere sahip çıkarız. İşte bu olgudur kişiyi insanlaştırmayan. Kişinin insanlaşmadığı yerde acıyı yine insan çeker. Hani, “Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner!” derler ya, yakınımıza sahip çıkmakla destek verdiğimiz haksızlığa, gün gelir kendimiz uğrarız.

Oysa yapana bakmaksızın kötünün kötü, iyinin de iyi olduğunu ah bir düşünebilsek!

Ama nerde o yüce anlayış?

Güdülerimize boyun eğip toplumsal yıkıma dönüşebilecek ayartıların değirmenine su taşıyabiliyoruz!

Dileğimiz insanlığa zarar veren olayların hiç yaşanmaması...

Ne yazık ki, bir anlamda hazırlayıcısı olduğumuz yıkıcı ve kıyıcı olaylardan yakamızı kurtaramıyoruz!

Bu koşullarda yapmamız gerek şey, duygularımız yerine mantığımızla hareket edip, insanlıkça kabul gören doğrulara sahip çıkmaksa, bunca kan ve gözyaşı niye, niye be canım kardeşim niye?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner185