Şu pandemi çocuklarımızı bizden daha fazla etkiledi.

Tam en güzel zamanlarını evde yalnız geçirdiler.

Arkadaşlarını ve öğretmenlerini çok özlediler.

Okullarındaki o gizemli havayı teneffüs etmeye can atıyorlar.

Öyle bir zamanki birbirlerine dokunma ve temas etmenin zirvede olduğu bir dönem.

Martın 16.sından beri çocuklarımızı eve hapsettik.

Doğrumu yaptık? Evet öyle olması gerekirdi.

Güya sıcaklar gelince korona etkisini yitirecekti.

Bir grup bilim adama bunu bir tez olarak öne sürdü.

Bizlerde bu bilim adamlarına uyup umutlanmıştık.

Ama umduğumuz gibi olmadı ve yaz ayında da hızlı bir şekilde artış gösteriyor.

Çok değişik bir yönetim anlayışı var ülkemizde.

Bir taraftan korona ile mücadele ederken, diğer tarafta ekonomik tedbirleri de almak mecburiyetindeyiz.

Sırf bu yüzden turizm canlansın diye kamu bankalarına ucuz tatil kredisi verdirdik.

Krediyi alan yerli turistler sahillere akın etti.

Sonrada dedik ki; ya şu insanlara bak, sosyal mesafe kuralına uymuyorlar.

Son zamanlarda dokuz yüzlerin altına inen vaka sayısı tekrar binlerin üzerine çıktı ve daha da artacak gibi.

Al sana uygun tatil kredisinin faydaları. Aç şimdi açabilirsen okulları.

Her tarafta gevşeklik var ama iş okullara gelince aman ha açmayalım vaka sayıları artar.

AVM'ler tıklım tıklım dolu, kafe ve lokantalarda boş masa yok,metrolar tıka basa devam ediyor,otobüslerde maske takan Yok ama iş okullara gelince bakın dikkat edelim vaka sayılarının artmasına neden olur.

Tamam çocuklarımızı koruyalım ama bir takvim açıkladı milli eğitim bakanlığı bu takvimi kimin ne şekilde uygulayacağı belli değil.

Şimdi okulların açılması konusunda herkes topu birbirinin üzerine atıyor.

Buna milli eğitim bakanlığımı karar verecek, bilim kurulumu karar verecek veya valiler mi?

İki gün önce özel okulların 16 Ağustos'ta açıklanma kararını Konya valiliği 15 gün erteledi.

İyide şimdi her il kafasına göre bir tedbir alırsa eğitim birliği nasıl sağlanır.

Milli eğitim bakanı bu işin neresinde belli değil.

Bakan sorulan sorulara net bir cevap veremiyor.

Koalisyon dönemlerinde her partinin gönlünde üç bakanlık vardı; Bu bakanlıklar milli eğitim,iç işleri  ve adalet idi.

Bu üç bakanlığı elinde tutan parti nerdeyse Türkiye'yi avucunun içine almış gibiydi.

Şimdi bakıyorum mesela milli eğitim bakanının esamesi okunmuyor.

Halbuki bakanlığı ilk açıklandığında ben çok umutlanmıştım Ziya Selçuk'tan.

Yıllar Sonra işi bilen, eğitimin içinden gelmiş bir bakan koltuğa oturmuştu.

Ama gördük ki sistem onu da kendi içinde eritmiş.

Şimdi bir veli olarak soruyorum ama kime sorduğumu bende bilmiyorum.

Okullar zamanında açılacak mı?

Açılacaksa nasıl bir eğitim sistemi uygulanacak?

Basında çıkan dört ayrı senaryonun hangisi hayata geçirilecek.

Olası uzaktan eğitimdeki EBA sisteminin başarısız uygulamaları giderilecek mi?

İşin en ilginç tarafı buna kim karar verecek ve ne zaman karar verecek?

Turizme AVM'lere gösterdiğiniz töleransı okullara da göstermek için neyi bekliyorsunuz.

Yoksa önemli değil çocuklar okumasa da olur mu diyorsunuz?

Okumayan insanların revaçta olduğu bir dönemde kafamdaki bu deli soruları sorarken acaba bana okuyucu Ne diyor?

 Evet bir muhatap arıyoruz ve bunu bulamıyoruz. Lütfen kim yetkiliyse bir ses versin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.