banner214

Eski yıllarda dünyanın yuvarlak olduğuna inanılırdı.

Bir düz tepsiyi düşünün,dünya tıpa tıp öyleydi eski inançlara göre.

İnsanlar bu düzlüğe evler yapardı, yollar ve yaşam alanları inşaa ederlerdi;ayın ve yıldızların varlığını ışık huzmesi olarak tarif ederlerdi.

Birde dünyanın altında çok güçlü bir öküz vardı.

Bu öküz öyle bir yaratıktı ki, boynuzuyla tüm dünyayı sallardı.

Depremlerin olması bu hain öküzün boynuzunu dünyaya vurmasıyla oluştuğu varsayılırdı.

O dönemde öküze ilahi bir güç addedenler vardı ve bunu inanç ekseninde değerlendirip öküze taparlardı.

MÖ 500. yıllarda ünlü Yunan filozofu ortaya çıktı ve dünya yuvarlaktır dedi.

Bu ünlü filozofun adı Pisagor’du.

Ayın şeklini uzun süre inceleyerek dünyanın yuvarlak olduğuna karar verdi.

Bu Pisagor denilen adam çıldırmıştı; hatta delinin birisiydi.

Pisagor uzun süre gemilerin denizde kaybolması ve takım yıldızlarının hareketliliği neticesi bu karara varmıştı.

Öküze tapanlar ve gücüne inananlar hayal kırıklığı içine düştüler.

Öyle ya, madem dünya yuvarlak denizler dünya üzerinde nasıl duruyorlardı.

Aynı yönde sürekli yürüyen bir insanın tekrar başladığı yere gelmesi safsatadan başka bir şey değildi.

Şimdi değerli okuyucularım durup dururken bu konuya neden deyindin diye haklı olarak soracaklardır.

Hani güzel bir atasözümüz vardır; düğün değil, bayram değil eniştem beni niye öptü.

Vallahi öptü; amacını anlamadım ama öptü.

Ben konuyu bir yere getirmek istiyorum, o zaman daha iyi anlayacağız bu girişi.

Türkiye’de hatta dünyada en büyük sorun biat kültürüdür.

Bu sorgusuz bağımlılık öyle bir konudur ki, insanlar okumaz duyduklarıyla iktifa ederler.

Hani malum bir bakan şöyle demişti; halkımıza “dünyaya merdiven dayayıp aya gideceğiz desek, halkımız buna inanır.”

Vallahi adam haklı; sorgulama ve araştırma melekelerine gem vurmuş yurdum insanı her şeye inanırlar.

Tek taraflı tv izleyen, gazete okuyan ve fikir süzgecinden geçirmeyen insanlarımız talimatla fikir beyan ederler.

Bir zaman bir rektör yardımcısı anlı şanlı profesörümüz “bize okumuş insan değil, cahil insan lazım” demişti de o zaman bazılarımız bunu kulak ardı etmiştik.

Çünkü bir adam okursa sorgular, düşünür ve araştırır.

Biz hala öküzün boynuzunu oynatmasıyla depremlerin olduğu zannediyoruz.

Dünya aya, Mars’a çıkarken; oralarda yerleşmeyi düşünürken ve uzay savaşlarında hakimiyet kurmaya çalışırken biz şu öküzün dünyayı salladığını düşünüp duruyoruz.

Beni tanıyanlar çok iyi bilir; iyi bir okuyucu ve araştırıcıyım.

Kütüphanenin müdavimlerinden olduğum İçin aldığım kitap sayısı oldukça fazla.

Aylık 100 civarında dergi takip ederim.

Ben bu dünyaya okumak ve var olmak İçin geldim; tüm insanlarında okuması İçin mücadele ediyorum.

Okumaya zamanım yok, iki satır okuyunca gözüm yaşarıyor, uykum geliyor mazeretini asla kabul etmiyorum.

Okumayan insanın boynunda pranga hazır olur.

Bizler daha çok okuyarak, daha çok araştırarak, bilime daha fazla inanarak muasır medeniyetler seviyesine ulaşabiliriz.

Aksi taktirde hala öküzün boynuzunun ne kadar güçlü olduğunu tartışmaya devam ederiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255