Covid 19 salgını, sosyal yaşamımızı allak bullak etti. Birçok alışkanlığımız yavaş yavaş kayboluyor salgın yüzünden. Bu süreçte uzak durduğumuz alışkanlıklardan biri de öpmek… Eski normalde birbirimizi öpmediğimiz gün yok gibiydi. Şimdi ise virüsü yaymamak için kaçınıyoruz bu eylemden.

Öpmek insanlara özgü bir eylem… İnsan dışında dudağını belirli bir amaç doğrultusunda bir şeye veya birine değdiren başka canlı yok doğada. Öyleyse biraz da filozoflara özenerek “İnsan öpen bir varlıktır.” desem, abartmış olmam herhâlde. İşte bugünlerde terk etmek zorunda kaldığımız bu eylemle, insanı diğer canlılardan ayıran tanımlardan birinin sonuna gelmiş bulunuyoruz belki de.

Pinokyo öyküsünü bilirsiniz. Öpmekle ilgili, aklımda kalan bir bölüm var bu öyküde. Bir gün Gepetto, konuşan kuklasına, yani Pinokyo’ya sevgisini göstermek için onu yanağından öper. Ancak Pinokyo, yanağına değen dudağa hiçbir anlam veremez. Üstelik yanağında bir ıslaklık kalmıştır ve bu hiç hoş değildir ona göre. Öpmek ve öpülmek Pinokyo’ya çok saçma gelmiştir. Çünkü Pinokyo canlıdır, konuşuyordur ama insan değildir.

Yani öpmek, bizi insan yapan bir eylem... Sözün yetmediği yerde duygularımızı, düşüncelerimizi yansıtmaya yarayan bir eylem…

Birini karşılarken veya uğurlarken yanaktan öpmek, sevgi bildirir örneğin. El öpmek, saygıyı gösterir. Yere düşürdüğümüz ekmeği öpüp alnımıza koymak, özür anlatır.  Küsler, dargınlar, öpüşerek barışır. Teşekkür, güven, bazen de hasret bildirmek için gözlerden öpülür. Alnından öpüyorsanız, karşınızdakini takdir etmişsiniz demektir. Sevgilinin yanağına kondurulan öpücük, aşkın en yalın hâlidir. Dudak dudağa öpüşmek, aşk ve coşkunun birleştiği bir andır.

Sadece olumlu anlamları yok öpmenin. Yalakalık yaparken el etek öpülür örneğin. Argoda birisini kazıklamak, “öpmek” şeklinde ifade edilir.

Kısacası öpmek birçok duyguyu ve düşünceyi aktarmaya yarayan bir eylemdir. Şimdi ise ağzımızda maske, aramızda mesafe, kimseyi öpemiyoruz. Telefonu kapatırken söylediğimiz “Öptüüüm!” sözü de gerçek öpmenin yerini tutmuyor ne yazık ki.  Dolayısıyla duygularımızı ve düşüncelerimizi, eskisi gibi içten bir biçimde yansıtamıyoruz.

Belki salgın sürecinde öpmekten vazgeçebiliriz ama öpmenin yansıttığı duygulardan vazgeçebilir miyiz? Sevgi, saygı, merhamet, barış, şefkat, takdir, tebrik, aşk… Bu duygular, bir öpücüğe sığıyordu eskiden. Şimdi ise kimseyi öpemediğimize göre duygularımızı ifade etmek için, söze yani konuşmaya daha fazla ihtiyacımız olacak gibi. Ne dersiniz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.