banner318
banner319

Çin Komünist Partisi'nin, Falun Dafa uygulayıcılarının organlarını pazarladığını daha önce de yazmıştım!

Hatta organları insanlar canlı iken çıkardığını ve pazarladığını bir polisin ifadesinden alarak sizlere duyurmuştum!

Bazı uluslararası kuruluşlar ve insan hakları savunucuları bu konuda devamlı açıklamalarda bulunuyorlar!

Bugün bir alıntı yazı ile ÇKP’nin organ ticaretini anlatacağım!

“ Araştırma ÇKP’nin Yasadışı Organ Nakli için Zorla organ topladığı sonucuna vardı “

Nature dergisi yakın zamanda yılın en etkili on bilim insanının listesini yayınladı. Bunlardan biri Avustralya Macquarie Üniversitesinden Klinik Etik Profesörü  Wendy Rogers’tir. Profesör Rogers 2015 yılında inanması zor ( Hard to Believe ) adlı belgeseli izledikten sonra, organ nakli etiği konusuna ilgi duymaya başladı. Ertesi yıl, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Çin’deki Organ Naklinde Kötüye Kullanıma Son Verme ( End Transplant Abuse in China - ETAC ) Uluslararası Topluluğunun başkanı oldu.

Bir ekibi, Çin’li organ nakli doktorları tarafından yayınlanan araştırma makalelerini incelemeye yönlendirdi. Ekibin Şubat 2019’da yayınlanan bulgularının Çin’de zorla organ naklini engelleyeceğine inanıyor.

Nature, bir grup uluslararası uzmanın Profesör Rogers ile aynı sonuca ulaştığını aktardı. Savaş suçları davalarında deneyimli bir avukat olan Sir Geoffrey Nice liderliğinde ki grup tarafından yayınlanan makalede, Çin Komünist rejiminin resmî organ nakil sayısı sorgulanıyor. Makalenin sonuç kısmında daha fazla sayıda inanç mahkumunun hayati organlarının zorla alındığı ve suçun çok yüksek ihtimalle devam ettiği belirtiliyor.

ÇKP,  Temmuz 1999’da parti eski genel başkanı Jiang Zemin yönetiminde, ülke çapında, FALUN GONG zulmünü başlattı. Tek görevi Falun Gong’u ortadan kaldırmak olan, yasa üstü bir kurum olan 610 ofisini kurarak “ uygulayıcıların itibarını yıkma, finansal olarak iflas ettirme ve fiziksel olarak imha etme direktiflerini verdi. O zamandanberi, 4300’den fazla uygulayıcının doğrudan zulüm sonucu öldüğü doğrulandı ve bildirilmeyen sayılarda uygulayıcı hapsedildi, işkence gördü, beyin yıkama ve zorla çalıştırmaya maruz kaldı ve hatta organları alındı ve nakil için satıldı.

Komünist rejim, tüm devlet kurumlarını Falun Gong’a zulmetmek için kullandı ve “ Falun Gong uygulayıcılarının tüm ölümlerini intihar olarak saymak ve kimliklerini belgelemeden bedenlerini yakmak “ politikasını uyguladı.

Tutuklu bulunan birçok uygulayıcı, hapishanelerde ve zorunlu çalışma kamplarında sıklıkla kan testleri ve diğer fiziksel testlere tabi tutuldu. Aynı zamanda çok sayıda uygulayıcı kayboldu.

Çin rejimi inanç mahkumlarından organ topladığını her zaman reddetti ve bir organ bağış sistemi olduğunu iddia etti. Bununla birlikte Forbes dergisi, 16 Kasım 2019’da yayınlanan BMC Medical Ethics makalesine atıfta bulunarak, Komünist rejimin kitlesel cinayetleri örtbas etmek için Çin Organ Nakli Yanıt Sisteminde ki ( China Organ Transplant Response System - COTRS ) verileri dikkatle dikkatle ürettiğini bildirdi.

Bu makalelerin hepsi aynı sonuca varıyor.

Uluslararası Basın Çin’in devlet onaylı organ toplama suçlarını ilk olarak Mart 2006 başında duyurdu. Raporlara göre, Sujiatun’da dahil olmak üzere 36’dan fazla toplama kampında, canlı Falun Gong uygulayıcılarından organları zorla alındı.

Şubat 2012’de eski Chongqing şehri polis şefi Wang Lijun ABD konsolosluğuna sığınma talebinde bulundu. ABD hükümetine, Çin’in organ toplama suçlarının kanıtı olabilecek belgelerde dahil olmak üzere bir takım belgeler teslim etti.

Kanadalı insan hakları avukatı David Matas, zorla organ toplamayı “ Bu gezegende eşi görülmemiş bir kötülük “ olarak nitelendiriyor. Kanada Milletvekili Borys Wrzesnewskyj de benzer şekilde “ Bu dönemin en karanlık suçu” olarak tanımlanıyor.

İsrail, İspanya, İtalya, Norveç, Belçika ve Tayvan da dahil olmak üzere bazı ülkeler Çin rejimini kınamanın yanı sıra, vatandaşlarının Çin’de ki yasadışı organ nakli suçuna katılmasını önlemek için yasalar çıkardı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner306

banner291

banner307

banner313