ABD Başkanı Trump’ın son kararı Orta Doğu semalarına düşen bir bomba etkisi yarattı.  Özellikle Filistin halkı, yıllar sonra ‘İntifada’ sesleri ile sokağa çıkarken, İsrail askerleri gerçek mermiler kullanmaya başladı.  Ölenler var, tabii yaralananlarda!

İslam ülkeleri, başta Türkiye olmak üzere öfke kusuyor.  Sadece Suudi Arabistan ve Mısır halen sessizliğini korurken, Sayın Tayyip Erdoğan Müslüman ülke liderlerini İstanbul da toplanacak olağandışı bir toplantıya davet etti.   Sonuç ne çıkar, belirsiz olmakla birlikte sanırım gene birliktelik sağlanamayacaktır.   Bağırıp çağırmalar ve protestolarla olayın ateşi yavaş yavaş sönecektir.  Bu arada olan Filistinlilere olmuştur dersem, yalan sayılmaz!

Konu gündeme düşünce, internet dostumuz Sayın Aydoğan Kekevi, yıllar öncesinin bir şiirini anımsattı bizlere.   Irak Savaşı sonrası yazılmış bu şiir, günümüzde belki nostaljik sayılmakla birlikte, savaşın bıraktığı kötü izlenimleri yeniden yaşattı bizlere.  Ben de yıllar önce okuduğum ve etkilendiğim bu dizeleri belleğimin bir köşesine attığımı anımsadım.  Artık yeniden güncellenmesinin zamanı geldi diyerek sizlerle bir kez daha paylaşmak istedim. 

Bu mektup adlı şiir, Irak Savaşı sırasında babası ve annesi ölen ve kendisinin de ayakları kopan bir Iraklı çocuğun duygularını anlatmak isteyen bir savaş aleyhtarı şair tarafından, Irak Savaşı’nı yöneten Tommy Franks’a hitaben yazılmış ve posta adresi olarak New York – USA kaydı konmuştu.

(Şiiri yazanın kimliği olarak bazı kaynaklar ‘anonim’ derken, internet taraması sırasında şiirin yazarı olarak adı kayıtlı olan şairin Faruk Hazar olduğunu öğreniyoruz)

“Basralı Ömer'den Mektup!

Bu zulüm yerde kalmaz

 Yemin olsun ki asra.

 Önce mevtül insanlık

 Sonra hara-bül Basra

Ben Basra’dan Ömer;

 Belki haberin yoktur diye yazıyorum Franks;

 Önce demokrasi yağdı göklerden

 Sonra özgürlük geçti üstümüzden

 Palet palet.

 Ve insan hakları namlularından

 Yüzü maskeli adamların

 Saniyede bilmem kaç bin adet

 Demokrasi bizim eve de isabet etti

 Bir gün sonra anladım ayaklarımın koptuğunu

 Babamın vücudunda

 Tam on sekiz adet

İnsan hakları saymışlar.

 Annem zaten yoktu

 Ben doğarken

İlaç yokluğundan ölmüş,

Ambargo falan dediler ya.

 Anlamadım çocuk aklı işte

 Sen

 Daha iyi bilirsin..

 Sizde de barış böyle midir Franks?

İnsan hakları çocukları yetim,

 Ve ayaksız bırakır mı orda da

 Ya demokrasi

 Güpegündüz pazara düşer mi?

 Ve zenginlik...

İnsanları korkudan uykusuz bırakır mı?

Ve kuşlar gökyüzünü terk eder mi orda da.

 Babamla söylediğim son dua dilimde,

 Ayaklarım hastanede,

 Ve giymeye kıyamadığım ayakkabılar

 Elimde kaldı.

Çocuğun var mı Franks?

 Al, çocuğuna götür onları

Bir işe yarasın.

 Kim bilir baktıkça

 Belki beni hatırlarsın!

Bu nasıl demokrasi

 Düştüğü yeri yaktı

Merhamet hür dünyaya

 Bu kadar mı Iraktı!”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.