banner214

Bilim ve teknolojide neden geri kaldık?

Bunun yanıtını aşağıda belirtilen konularda bulabiliriz.

1600’lü yıllarda, Osmanlı Medresesinde fen bilimleri ve matematik öğretiminin meşru olup olmadığı tartışılıyordu.

Avrupa’da Harvey kan dolaşımını, Toriçelli cıva barometreyi buldu.

1600’lü yıllara gelmeden Takiyüddin’in yaptığı ve Avrupa’da benzeri olmayan gözlemevi Kadızadelerin “Uğursuzluk getirir, yıkılmalıdır,”şeklindeki kışkırtmalarıyla yıkıldı.

Alman Kepler Güneş sisteminin yasalarını keşfetmişti.

1600’lü yıllarda Osmanlı’da Hızır Peygamberin sağ olup olmadığı tartışılıyordu.

Avrupa’da Gueriche ilk jeneratörü; Thomas Savery ilk buharlı makineyi yaptı.

1600’lü yıllarda Osmanlı’da Hz. Peygambere saygı oldun diye ”Sallallhu aleyhi vesselam” demenin gerekip gerekmediği tartışılıyordu.

Avrupa’da Pascal, ilk hesap makinesini; Newton ilk yer çekim yasasını buldu.

1700’lü yıllarda Osmanlı Hz. Peygamberin anne ve babasının mümin kabul edilip edilmeyeceği tartışılıyordu.

Avrupa’da Newton, “Optik” adlı kitabını yayımladı.

Volt ilk elektrik bataryasını buldu.

1700’lü yıllarda Osmanlıda Firavunun imanla ölüp ölmediği tartışılıyordu.

Avrupa’da J. Watt uzun süreli çalışan buharlı makineyi yaptı. Mongolfier kardeşler ilk uçan balon yolculuğu gerçekleştirdiler.

Osmanlı bu yüz yıllarda, Muhyiddin Arabi’nin  Şeyh-i –Ekber (Büyük Şeyh) kabul edilip edilmeyeceğin tartışırken, Avrupa’da Trevithick ray üzerinde giden ilk treni yaptı.(1804)

Bu yüz yıllarda Osmanlı kahve ve tütünün haram olup olmadığını tartışırken, Avrupalı stetoskobu (kalp ve akciğer dinleme cihazı 1816) bulmuş, Amper elektrik akımı ölçen ampermetreyi yapmış, Faraday elektromanyetik kuramları geliştirmiştir.

Bu yüz yıllarda Osmanlı ezanın güzel sesle okumanın gerekli olup olmadığını tartışırken; Avrupalı Londra’da ilk yer altı trenini (Metro 1863) yapmış.

Plante kurşunlu akülmülatörü (1859); Graves Otis ise asansörü bulmuş.

Bu yüz yıllarda Osmanlı Medresesi Yezit’e lanet etmenin gerekip gerekmediğini tartışırken;  batıda Cook’e ve Wheastston elektrikli telgrafı buldu.

Padişah Kanuni’den sonra yozlaşmaya başlayan Osmanlı Medresesi, türbelerin ziyaret edilip edilmeyeceğini tartışırken; batı da Lavoisier (1781) kimyaya nicel yöntemleri yerleştiriyor, kütlenin konumu yasasını buluyordu.

Bu tarihlerde Osmanlı Medresesi kandillerde toplu olarak namaz kılınıp kılınmayacağını tartışırken; batıda Avogardo “birleşen hacim” oranları yasasını buluyor(1811) ve kimyada yeni bir çığır açıyordu.

Yozlaşan ve gittikçe gerileyen medrese “selamlaşırken eğilmeli mi?” Gibi çok önemli bir soruya yanıt ararken; batı da J.J.Thomson atomun yapısındaki elektronları keşfediyordu.

Osmanlı birincisi, Okyanuslara dayanıklı gemi yapamadı.

İkincisi, yobazlara dayanıklı bir kafa yapısı geliştirecek felsefe oluşturamadı.

Yani Osmanlıyı her şeyden önce, felsefe ve bilimden uzak olmak; tasavvuf ve tarikatlara saplanmak yıktı.

Cumhuriyet 29 Ekim 1923’de ilan edildikten sonra önemli denecek aydınlanma devrimleri için girişimlerde bulunduk.

Ceza hukuku, medeni hukuk, Latin Alfabesine geçiş, kılık kıyafette, tartı ve ölçülerde olduğu gibi birçok alanda batı uygarlığının benimsenmesi Türk Milleti için aslıda yüz yıllardır devam eden uykudan bir uyanıştı.

En önemlisi de sanayi alanında yeni kurulan ve kurulması planlanan fabrikalardı.

Fakat en önemli yapılması gereken orta çağın önemli ekonomik, sosyal ve kültürel kalıntısı olan feodalizmin tavsiye edilmesiydi.

Bunu cumhuriyet rejimi yapamadı.

Zira devrimin alt yapısı hazır değildi.

Feodalizm siyasi partilere yansıdı, iktidara yansıdı ve cumhuriyet devrimleri yarım kaldı ya da tamamen ortadan kaldırılmak için çalışıyorlar..

Cumhuriyet ve aydınlanma devrimleri gelişmemiş bir sanayi toplumu olan Türkiye yaşayan toplumların kültürleri genel anlamı ile feodal kültürün etkisinden halen kurtulamamıştır.

Bunun en önemli göstergesi, İslam referanslı siyasetin iktidar olmasıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231