banner165

                “Diyanet kaldırılsın” diyenler var.

                Üstelik bu taleplerini de “Laiklik” ile örtmeye çalışıyorlar.

                Sorsanız; Atatürkçülüğü kimseye bırakmazlar.

                Diyanet İşleri Başkanlığını kim kurdu diye bakalım;

                Diyanet İşleri Başkanlığı 3 Mart 1924 tarihinde Şer’iye ve Evkâf Vekâleti’nin yerine kurulan İslam dininin inançları, ibadetleri ve ahlâk esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmekle görevli kurum. Mustafa kemal Atatürk’ün emriyle 429 sayılı kanunla Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığına bağlı bir teşkilat olarak kurulmuştur.

                Mustafa Kemal Atatürk böyle bir kuruma neden gereksinim duymuş peki?

1)      Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkının elbette inançları vardır,

2)      Bu inançlarla ilgili her türlü ibadet, anlatım, öğrenme, amaçlarına uygun biçimde ve DEVLET gözetiminde yapılmalıdır,

3)      Her türlü tehdit, kışkırtma, yönlendirme eylemlerine karşı tek merkezden yönetilmenin gerekliliği vardır,

4)      Belge-bilgi, araştırma-inceleme dayanaklı olmak üzere bu inançların gelişimi sağlanmalıdır…

Bu nedenlerdir kuruluşun özü!

Günümüz gerçeklerine gelirsek;

Etkisi en çok ve sermayesi en az olan ticaret alanı DİN’dir değil mi?

Hele de toplum özellikle eğitimden öğretimden uzaklaştırılma çabaları içindeyse…

Anımsarız, Profesör ünvanlı bir zat, milyonlara seslenirken televizyonlardan “Benim için

insanın cahili muteberdir…” demişti.

İktidara sahip olanlar, çıkarları için her yolu mübah (Geçerli) sayarlar. Peki toplumun

görevi yok mudur?

                FETÖ terör örgütünün “Din” avcılığı ile başladığını bilmeyen var mı?

                Bu kalkanı kullanarak silahlı bir terör örgütü haline geldiğini de…

                Demek ki toplum;

                Yaşamın her alanında olduğu gibi inançları alanında da tamamen insani, toplumsal, kültürel ve yapıcı olmak, sahiplenmek, geliştirmek görevleriyle yüklüdür.

                Her türlü tarikat, cemaat, tekkeler Diyanet İşleri Başkanlığının işlevleri dışındadırlar.

                Ne diyordu Mustafa Kemal Atatürk?

                “Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.”

                Her türlü gericilik, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yapısına, işleyişine, amaçlarına aykırıdır. Hele bir de silahlı hale getirilmiş ise.

                Annelerimizin, atalarımızın kişisel inançlarına ya da başka bir deyişle dindarlıklarına saygımız hep olacaktır.

                Her türlü irticaya HAYIR ve inanç suiistimallerine de ÖYLE DEĞİL deme hakkımız ve görevimiz vardır

                

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner209

banner211