banner214

Bugünün çocukları, yıllar sonra başlıktaki iki kelimeyi söyleyecekler ve bu kayıp dönemin telafisinin yapılıp yapılmadığını kendilerinden başka belki de kimse hissedemeyecek. Ama bugün, (henüz çocuklarken) onlara yardımcı olmak, ebeveynleri ya da öğretmenleri olarak bizim görevimiz.

Çocuk, içerisinde dünyayı barındırır. Uçsuz bucaksız koca bir evrendir çocuğun iç alemi. Yaşam sanatçısıdır çocuk.

Bir ressam düşünelim mesela!

Ressam sadece çizeceği manzarayı düşünmez. O tabiat hakkında az çok fikir sahibi olan kişidir. Tabiat onun puzzle ıdır. Bir tabloda bir bölümünü diğer tablolarda farklı bölümleri resmeder. Aksi sıkıcı olacaktır. Sadece göl resmi çizemez. Tüm çevreyi bilmelidir. Doğayla iletişimi güçlü olmalıdır çünkü kendisi bizzat bir iletişim aracı gibidir.

Çocuk doğuştan ressamdır.

Bir şair düşünelim ya da;

Şair, evrensel bir kişilik olmak zorundadır. Evren onun kaynağıdır. Dizeleri, bakış açısının genişliği kadar zengin, görebildiği ve algılayabildiklerinin çokluğu kadar geniş olacaktır. Sadece ayrılık hakkında yazamaz, yazmamalıdır.

Çocuk doğuştan şairdir.

Bir sporcu,

Kendi branşından önce temel kavramları öğrenmek zorundadır. Temel eğitimi almak zorundadır. Doğuştan yüzücü olamaz. Önce doğru duruşu ve kulaç atmayı öğrenmelidir ve bunun için tüm olanakları kullanmalıdır.

Çocuk doğuştan sporcudur.

Yaşam denen süreç adım adım ilerler. O adımlardan biri ya da birkaçı atılmadığı sürece ilerlemek niteliksiz bir hal alacaktır.

İşte pandemi dönemi, çocuklarımızın atması gereken o adımların atılmamasına neden oldu. Çocuklar daracık mekanlara hapsoldu.

Şüphesiz ki, bir çocuğun ufkunun geniş olması ona sunulan olanaklar ile doğru orantılıdır. Bu yüzden çocukların bir an önce birbirleriyle ve çevreyle etkileşime başlaması gerekmektedir. Salgın döneminin ardından adaptasyon sürecinin atlatılmasıyla, evde geçirilen kayıp zamanın telafisi yapılmalıdır.

Çevre ve sosyal iletişim önemlidir çünkü çocukların hayata karşı güçlü bir bağlılık oluşturmasına neden olur.

Şiddet ve zorba davranışlar kendisini çevreye karşı düşük düzeyde bağlı hisseden çocuklarda daha fazla görülmektedir. Bu nedenle doğru iletişim ve sosyalleşme sayesinde sosyal, kültürel etkinlikler vs gibi ortamlar çocukların hayattan zevk almalarını sağlar ve odaklanma düzeylerini arttırır.

Spor ve sanat aktivitelerinin eksiksiz ve planlı bir şekilde uygulayan ya da uygulandığını gören çocuğun bilinci, gelişmişlik düzeyine çabuk erişir. Hem de birebir hiçbirisinin içinde olmasa dahi…

Bu yüzden, bir an önce, yıl boyunca evde kalan çocuklarımızın tekrar hayatın ritmine adapte olmaları için onlara gereken yardımı yapmalıyız.

Çünkü;

İçerisinde bulunduğumuz zaman,

Sadece kesip dikmek üzerine kurulu bir terzilik sistemini değil, aynı zamanda kumaş hakkında da bilgi sahibi olunmasını gerektiren bir neslin gerekliliğini ortaya koyuyor.

Bir fidana sadece su vererek ağaç haline getiremeyeceğimizi bilmeli ve o fidanın hangi toprakta yetişeceğini hangi mevsime elverişli olduğunu da bilmemiz gerekir.

Bir çocuk, dünyadır. Onu dar kalıplara hapsetmek, sadece kendi belirlediğimiz alanlarla ilgilenmesini beklemek onu geleceğin dünyasına eksik bir şekilde terk etmek olur.

O zaman,

Haydi Okula, haydi hayata…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner209

banner211