banner214

Son haftalarda ülke gündemini Suç örgütü liderliğinden hüküm yemiş ve cezaevi yatmış Sedat Peker’in videoları domine etmekte.

Sedat Peker yurtdışına çıkmadan önce de kendi adına kurulmuş sosyal medya hesaplarını aktif olarak kullanıyordu. O zaman da sosyal medyada azımsanmayacak takipçisi varmış. Birçok siyasetçi, sanatçı, gazeteci, iş adamı ve bürokratla fotoğrafları ve videoları sosyal medya hesabında görülmekte.

Peker, şahsi olarak düzenlediği mitinglerde 30 bin insanı toplayabilecek bir güce ulaşmıştı. Hatta o kadar güçlenmiş ve kendine güven duyuyordu ki kameralar karşısında Barış Akademisyenlerinin kanlarıyla duş alacağını dile getirebiliyordu pervasızca.

Düşününce Sedat Peker siyasetçi değil, hiçbir kurum ve derneğin başı değil. Mafya lideri olarak ceza yemiş bir adam hangi misyonla Barış akademisyenlerini ölümle tehdit eder. Bunun ona faydası ne, onun bu işlerle alakası ne?

Öyle ki bu adam şahsi olarak yaptığı mitinglerde binlerce insanı bir araya getirip cumhur ittifakına oy topluyordu. Mitinglerinde bozkurt ve rabia işaretleri yaparak ittifaka destek istiyordu.

Tabii bu dönemde yaptığı mitinglerde Sedat Peker; sadece barış akademisyenlerini değil muhalif bütün kesimi tehdit ediyordu. Birileri garip bir şekilde ona bir cezasızlık gömleği giydirmişti ve milliyetçi damarı olan il ve ilçelerde misyonunu yerine getirmeye çalışıyordu.

Düşünün Biden Amerika’da başkan ve ikinci seçimlerde partisinden bir daha başkan adayı. Hali hazırda başkanlığı devam eden ve seçim çalışması sürdüren Biden’a, cezaevinden yeni çıkmış bir mafya lideri Biden için Teksas ve çevresinde destek turları atıp, mitingler yapıyor. Bu mafya lideri Biden’a muhalefet yapan herkesi ölümle tehdit edip kanlarını amerikano gibi içeceğini söylüyor ve Amerikan iktidarı, yargısı ve ana akımı bu durumu çok normal karşılayıp aynı zamanda bu adama ödüller veriyorlarmış gibi düşünün. Bu adamla her gün Amerikan parlamentosundan senatörler, sanatçılar, bürokratlar sıraya giriyormuş.

Acaba bizim Amerikla’da hayal ettiğimiz bu senaryo gerçekleşseydi; Zamanında cumhur ittifakı için mitingler yapıp muhalefeti ölümle tehdit eden Sedat Peker’i kahraman gibi lanse eden iktidar yanlısı ve ana akım medya ne yapardı? Başlıklar şöyle olurdu sanırım; “Amerika Mafyaya Teslim oldu”, “Amerika’daMafya Siyaset İlişkisi”, “Biden iktidar için Mafyayı kullanıyor”, “Amerika’da Seçimler Mafyanın ve Silahların Gölgesinde Geçti”.

Sanırım aşağı böyle olurdu o zamanında Sedat Peker’i güzelleyen gazetelerin başlıkları. Yaşadıklarımız ülke ve insanlar adına acı olsa da her tecrübenin öğretici bir tarafı var. Bir gazeteci olarak bu süreçte, gazetecilik onurunun, ilke ve prensiplerin ne kadar önemli olduğunu bir sefer daha öğrenmiş olduk. Hem basın çalışanları hem, yurttaşlar hem de yetkililer için.

İlke ve prensiplerini hiçe sayıp çıkar ilişkileri için insanlarla kirli temaslar kuran, işi haber yapmakken aracılık, postacılık yapan gazetecilerin düştüğü durum hepimize ders oldu. Sonuçlarını görmüş olduk, aracılık yapılan iki tarafında ilk harcadığı kişi meslek onurunu kolayca harcayabilmiş olan gazeteci oldu.

Bu olaylarda gazeteci olarak gördüğüm ve sevindiğim şey yandaş basının bir saatten sonra işlevini yitirdiği. Yandaş basın işlevini sadece halkta değil son kertede onu yaratan ve kullananlarda da yitiriyor. İlk başlarda yandaş basın yoluyla büyük cümleler kurup kitleleri yönlendirenler şu an bunun halkta bir karşılığının olmadığını görünce muhalif gazeteciler aracılığıyla meramını anlatma yoluna gidiyorlar. Yani işinin ilke ve prensibini ezip geçenler, çıkar için mesleğini paspas edenleri, zaman içinde o meslek; ilke ve prensiplerin dayadığı gerçeklikle o adamları bir bir paspas ediyor. Gazeteciyi var eden sorularken, işin sonunda bu gazetecilerin soruları onları kullananlar tarafından bile hiçbir değersiz ve toplumda karşılıksız olarak görülmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.