banner214

Yazılmamış bir kitap gibi ve de satır satır her saniye yazılmakta yaşam. Şu dünyaya bir bakın ve dönüp bir daha bakın. Kapitalist ekonominin bir pandemi de ve iklimsel değişimde dünya genelinde nasıl çökmeye başladığını görüyoruz.

Yaşam son yıllarda dünya genelinde acılarla yazılan bir roman oldu. Çok kişiler yakınlarını, sevdiklerini kaybetti. Ekonomik durumları, sağlık durumları, psikolojik durumları bozuldu. İnsanlık büyük bir travma yaşıyor. Çünkü bu yenidünya düzeni özel sektörün altından kalkamayacağı bir hal almaya başladı. Öyle ki bir süre sonra dünya genelinde artan maliyet giderleri arzı hızla azaltacak ve özel sektörün altından kalkacağı yük olmanın ötesine geçecek. Bırakın lüks harcama kalemlerini asgari geçim için mevcut talepler karşılanamayacak bir hal alacak.  

Ekonomik olan güçlü ülkeler belki daha fazla direnecek. Ancak üçüncü dünya ülkeleri ve ekonomik araçlarını özel sektöre satan devletler çok sıkıntılı zamanlar yaşayacaklar. Görüldüğü üzere stagflasyonist ekonomik sarsıntı birçok ülkeyi hızla içine alacak. Ekonomik karabasanlar var gibi ufukta.

Devletçi anlayışı bünyesine alan devletler ise daha dirençli çıkacak. Devletçi anlayış derken, asgari yaşamı sağlayacak üretim araçlarını elinde tutan ve destekleyen devletlerden bahsediyoruz. Özellikle tarım ve hayvancılık başta olmak üzere, ilaç, şeker, kâğıt, giysi, tatlı su kaynak yönetimi konularında devletlerin yıldırım hızında kanunlar çıkartarak, sosyal hayatı kontrol altına alacak yatırım ve müdahaleler yapmaları gerekecek. Doğru hamlelerle çığ gibi üstümüze gelen krizlere karşı sığınaklar oluşturulmalı.

Her türlü kriz ve afete karşı toplumsal örgütlülük kurumları desteklenmeli. Sosyal dayanıklılığı arttıracak testler uygulanarak sürekli tatbikatlar yapılmalı. Böylece toplum her türlü olumsuz koşula karşı örgütlü ve dayanıklı olacak şekle getirilmeli ( Japonya’da sürekli yapılan depremler tatbikatları gibi).

Yusuf’un yaptığı gibi kıtlığa hazırlanmalı toplum ya da tiranlara bırakmalı dünyayı.

Biz yine umut türküleri söylemeliyiz. İnadına hem de. Üstelik tüm dünya halkları tek bir ağızdan, tek bir melodi ile inadına söylemeli türkülerini. En önemlisi paylaşmayı öğrenmeli insanlık, acıyı, ekmeği, ilacı, sevgiyi paylaşmayı. Paylaşan toplumlar ayakta kalacak. Yazılacak kitaba satır satır güzellikler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231