banner214

Peşin hüküm, peşin yargı, ön yargı…

Bir kimse, bir olay, bir durumla ilgili olarak nesnel olmayan olumlu veya olumsuz edinilmiş yargılar…

Hayatımızın her aşamasında karşımıza çıkan bu yargılar sağlıklı iletişim kurmamızın ve sağlıklı karar vermemizin önündeki en önemli engellerdendir. Hepimizin bildiği bir hikâyeyi size hatırlatmak isterim.

Gözlerden uzak bir köyde evli bir çift varmış. Bu çift çocuk özlemi ile yaşıyormuş. Bir gün tarlada çalışırlarken bir yılan ile yavrusunu korumaya çalışan anne gelinciğin kavgasına şahit olmuşlar. Anne gelincik yavrusunu korumak için yılanın kendisini yutmasına razı olmuş. Bu durumu gören köylü adam ve kadın, annesi ölen yavru gelinciği evlerinde beslemeye karar vermişler. Yavru gelincik evcil bir hayvan olmamasına rağmen kısa sürede eve uyum sağlamış ve ev sahiplerinin yanından ayrılmaz olmuş.

Aradan uzun bir süre geçmiş. Köylü kadın ve eşi özlemini duydukları bebeklerine kavuşmanın sevinci içindelermiş. Bir gün aniden tarlaya gitmeleri gerekmiş. Bebekleri uyuduğu için onu ve gelinciği evde bırakarak kısa süreliğine tarlaya gitmişler. Döndüklerinde evin kapısında ağzı kanlar içinde olan gelincikle karşılaşmışlar. Gelinciğin bebeği yediğini düşünerek gelinciği oracıkta öldürüvermişler. O anda içerden bebeğin ağlama sesi duyulmuş. Koşarak bebeğin yanına gittiklerinde bebeğin başucunda parçalanmış bir yılanın olduğunu görmüşler. İşte o anda yaptıkları yanlışın farkına varmışlar ama iş işten geçmiş.

Ben de olsam böyle yapardım dediğinizi duyar gibiyim. Gelinciğin kaderinin böyle olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak işin doğrusu ön yargılarımızın davranışlarımızı şekillendirdiği gerçeğini değiştirmemektedir.

Bir eğitim programı için geçen hafta gittiğim Yunanistan’da da benzer duyguları yaşadım. Gitmeden önce başlayan gerginliğinde etkisi ile ilk günleri mesafeli bir tutumla geçirdik. Sonrasında ise kurduğumuz iletişimle birbirimize ne kadar çok benzediğimizi anladık. Sorunun zihnimizde oluşan bariyerlerde olduğunu keşfettik. Oradan iki dost meslektaş olarak ayrıldık.

Toplumumuzun genelinin her konuda bir ön yargısı vardır. Mesela her şehrin insanları için bir fikrimiz vardır. Adanalılar sert olur, Diyarbakırlılar hırçın olur, o memleketin adamı iyi olur, şu memleketten adam çıkmaz gibi…

Daha da basiti insanın simasına bakarak karakteri hakkında yorum bile yapabiliriz. Bu yeteneğin başka toplumlarda varlığını merak etmiyor da değilim.

Ancak eğitim kurumlarında durum farklı olmalıdır. Öğrenci ve ailesi hakkında peşin hükümlü olmak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Ya da velilerin okul çalışanları hakkında peşin yargılı olması uzun bir süreci kapsayan eğitim yaşantısını olumsuz etkileyebilecektir.

Velilerin öğretmeni tanımadan öğretmen seçmek istemesi, öğretmeni tanımadan ve onun söylediklerini anlamadan eleştirilerde bulunması da buna örnektir. Aynı şekilde öğretmeninde öğrenci ve ailesi hakkında fikir sahibi olmadan çıkarımlarda bulunması ve bunu öğrenciye yansıtması da olumsuz olabilecek peşin hükümlü davranışlardır.

Sağlıklı düşünebilme ve doğru iletişim kurabilmenin önündeki en büyük bariyerlerden birinin olaylara, kişilere ‘ön yargı’ ile yaklaşmaktan kaynaklandığı gerçeğini bilerek, nesnel düşünebilme yeteneğini kazanmak ise önemli bir erdemdir. Bu erdeme sahip olabilmek de emek istemektedir.

Einstein’ın meşhur sözünde belirttiği gibi `İnsanlardaki önyargıyı parçalamak, atomu parçalamaktan çok daha zordur’.

Ama imkansız değildir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner258

banner231