banner214
Öne Çıkanlar mersin 2021 Sinan Koç belediye baskan mhp

CHP’NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI BELLİ OLDU

Haber: Mikail PELİT

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı konusunda ki mutabakat olup olmadığı ve adayın kim olacağı şeklinde sorulan bir soruya ise “Bizim Cumhurbaşkanı Adayımız bugünden belli o bu iktidardan rahatsız olan herkestir” diyen CHP Grup Başkan Vekili  Özgür Özel, Mersin’de düzenlendiği basın toplantısında iktidarı hedefe aldı. Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Mersin’e gelişi nedeniyle olağanüstü tedbirler alınmasını sert bir dille eleştirirken şok bir iddiada bulundu. Özel, “Cumhurbaşkanının koruma ekibi hariç görev alacak tüm polislerin şarjörleri toplandı” dedi.

BİZİM CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ BUGÜNDEN BELLİ O BU İKTİDARDAN RAHATSIZ OLAN HERKESTİR.”

Özel Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı konusunda ki mutabakat olup olmadığı ve adayın kim olacağı şeklinde sorulan bir soruyu ise şöyle yanıtladı: “Mutabakat at isminden bahsediyoruz. Bunun tarifi üzerinden partiler konuşuyorlar, çalışıyorlar. Bundan sonra ismin kimin olacağının çok da bir önemi yok. Tabii siyaset bu isimleri merak eder. Ben bunu merak eden herkese bu ismi şöyle tarif ediyorum. Elbette seçimlere birkaç kala. Bir Cumhurbaşkanı adayı çıkarınca 50 artı 1’lik sistemde bu seçimde onun kazanması zor. Yarın sabahtan itibaren bu iktidardan rahatsız olan herkes cumhurbaşkanı adayı olarak yataktan kalkarak ve o 50 + 1’lik sistemde o ihtiyaç duyulan bir oy kendi sosyal çevresinde kendi iş arkadaşlarıyla kendi komşularıyla geçmiş dostlarıyla herkes bu noktada bir çalışma yürütürse kendisini Cumhurbaşkanı adayı olarak görürse Cumhurbaşkanı adaylığına aday belli olana kadar vekalet ederse aday belli olduktan sonra hiçbir sorunumuz kalmaz. Her sabah hepimizin yataktan “Cumhurbaşkanı adayı benim, ben Cumhurbaşkanı adayıyım, ona göre çalışmalıyım’ diye kalktığı takdirde ki bunu başta Cumhuriyet Halk Partisi değerli üyelerine ve gönül verenlerine sonra da bu iktidardan rahatsız olan herkese söylüyorum. Narenciye üreticisi ‘Bu işler böyle gitmiyor’ diyorsa Cumhurbaşkanı adayınız odur. Gidin geçmişte MHP ve AKP’ye oy vermiş narenciye üreticisinin benden çok daha iyi o ikna etti. Bir genç kardeşim hayalini yurtdışında kuruyor bu ülkede ümidini kesmişse. Etrafındaki diğer gençlere yahu doğduğumuzdan beri aynı adamlar doğduğumuzdan beri kötü politikalar dünyanın gözü Türkiye'de bizim niye aklımız dışarıda diye konuşup. Arkadaşlarını ikna ederse bir yere gitmelerine gerek yok bu güzel ülke bu cennet ülke onları ve dünyanın birçok gencine ev sahipliği yapacak bir geleceğe hazırlıyor. Bunu herkesin bilmesi lazım Bu yüzden işsizinden emeklisine işçisinden esnafına yumruklaştığı selamlaştığı tokalaştığı konuştuğu görüştüğü herkesi ikna etme görevi düşüyor bizim Cumhurbaşkanı adayımız bugünden belli o bu iktidardan rahatsız olan herkestir.”

“POLİSLERİN ŞARJÖRLERİ TOPLANDI”

CHP İl Binası’nda Mersin Milletvekilleri Ali Mahir Başarır, Cengiz Gökçel, Alpay Antmen ve il Başkanı Adil Aktay ile Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in de katıldığı basın toplantısında konuşan Grup Başkan Vekili Özgür Özel, önemli açıklamalarda bulundu.  Havaalanı’ndan Mersin’e kadar polislerin yer yer 50 yer yer 100’er metre nöbette tutulduğu görüntülerin sosyal medyada dolaştığını hatırlatan Özel, “Mersin içinde ki trafik pek çok tatsızlık Mersin’i kucaklayamıyor.  Çünkü bir partinin Genel Başkanı sıfatıyla geliyor. Ve bir partinin genel başkanı sıfatını taşıyan Recep Tayyip Erdoğan bugün Mersin'e gelirken, Mersinliler aslında uzaktan duydukları bir gerçeklikle tanıştılar. Yüzlerce araçlık konvoyların, binlerce korumanın, bir kente ziyaretin öncesinde, sırasında ve sonrasında neler yaşattığını Mersinliler çok yakından gördüler. Dün havaalanından Mersin'e ulaşana kadar otoban üzerinde, yer yer yüz metre, yer yer elli metrede bir polisleri görenler videolar paylaştılar. O otobanda o polislere yapılan o zulmün anlamını kimse düşünemedi o otobanda yüz metrede bir bir polisin durmasının. Mersin içindeki trafik ve Mersin'de pek çok Cumhurbaşkanı ziyaretinde yaşanan bir tatsızlık yaşandı. Cumhurbaşkanı'nın koruma ekibi dışında Mersin'deki güvenlik güçlerinin polislerin silahlarındaki şarjörler toplandı. Bu kendi polisine itimat etmeyen bir görüntüyle Mersin'de tanışmış oldu. Gittikleri bütün şehirlerde bunlar yaşanıyor. Siyasi bir faaliyet için istedikleri binalar belediye başkanımız tarafından memnuniyetle kendilerine tahsis edildi” diye konuştu.

NE İÇİN GELDİ BURASI ÇOK TRAJİK”

Yapılan ziyaret nedeniyle Mersin’in şaşırıp gördüğünü de vurgulayan Özel, şöyle devam etti:

“Bir partinin genel başkanı olunca bir partinin genel başkanı bütün halkı kucaklamayınca, kutuplaştırmaya, şeytanlaştırmaya hizmet eden söylemleri bu kadar sık söyleyince kendi kendisinde de bir tedirginlik, bir korku ve onu korumada da dünyada bu çağda hiçbir lider karşı yapılmamış bir prosedür uygulanıyor. Anlamaya çalışıyoruz ama Mersin bunları hak etmiyor. Bunu açıkça söyleyelim. Ne için geldi Cumhurbaşkanı? Burası çok trajik. Diyor ki ‘Akkuyu Nükleer Santrali'ni yerinde görmeye geldim’ Keşke ‘Mersinli narenciye üreticisinin sorunlarını yerinde görmeye geldim’ diyebilseydi. ‘Mersin esnafının sıkıntılarını dinlemeye geldim’ diyebilseydi. ‘Mersin'deki yoksulları, Mersin'deki işsizleri, Mersin'deki gençleri görmeye ve anlamaya geldim’ diyebilseydi. Ama, çok tartışmalı, hep karşı çıktığımız ve hem Mersin'in hem Kıbrıs'ı hem etrafındaki tüm Türkiye'yi tehdit edecek, komşu ülkeler açısından dahi sıkıntılı bir nükleer santrali görmeye gelmiş. Kendisine gösterirler ama Türk mühendislerine göstermediklerini bilmenizi isterim. Ruslar teknolojilerini getiriyorlar ama teknolojilerini, üretim taktiklerini öğretmiyorlar. Onu size bırakmıyorlar. Taklit etmeyiniz benzerini yapmayasınız. Yani kendiniz milli bir şekilde ilerlemeyesiniz diye her şey Ruslara ait. Orada çalışacakların kim olduğuna da Rus firması karar verebiliyor. Bunları hatırlatmak lazım. Ama Tayyip Bey'e Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkanına böylesi bir yatırımda böylesi imtiyazlar ve böylesi bir elektrik satın alım fiyatı verdiği için büyük bir memnuniyet göstereceklerini ve santralin de bir kısmını gösterecekleri anlaşılıyor. Tayyip Bey Mersin'de neler görecek derseniz herhalde on iki yıldır yapılmayan Çukurova Havalimanı'nı gidip görmeyecek. Tarsus'un dibindeki ve on iki yıldır her seçimdeki ortak vaatlerini görmeyecek. Mersin Antalya otoban yolu yirmi yıldır yapılamıyor. Orayı da görmeyecek Recep Tayyip Erdoğan. Tarsus Kazanlı sahil bandıyla ilişkili gerekli altyapı yatırımının yapılmadığını da görmeyecek ve bunların para olmadığı, bunlara kaynak olmadığını da görmeden söylemek. ‘Bu ne ya? Bu ne oldu ya? Ve nükleer santrali övüne övüne anlatacak herhalde.”

ÖRNEK HİZMETLER VERİYORLAR

CHP Grup Başkan vekili Özgür Özel, Mersin’in CHP’li Büyükşehir, Yenişehir ve Meztli’de son derece önemli ve sosyal ve halkçı belediyecilik anlamında önemli hizmetler verildiğinin de altını çizdi.

“MERSİN BİR İHANET PORJESİYLE KARŞI KARŞYADIR”

 Önümüzdeki ekim ayında Mersin’de Lojistik Sempozyumu düzenleneceğini de vurgulayan Özel, bu konuda şunları söyledi:

“Belediyemizin de katkısıyla Cumhuriyet Halk Partisi Mersin'in bir lojistik merkezi olmasını istiyor. Konteyner limanına da çok önem veriyor. Ama mevcut limanı kiralayan bir firma kağıdına kar katsın diye Mersin'in mevcut limanını bir konteyner deposuna dönüştürüp kentin silüetini, manzarasını ve turizm değerini ortadan kaldırıyor oysa ki onuncu kalkınma planına göre dışında, doğusunda böyle bir yeni konteyner limanının yapılması gerekiyor ve biz bunu destekliyoruz. Ancak bunu yapmak yerine mevcut limanı yerinde genişletmek gibi bir Mersin'e ihanet projesiyle karşı karşıyayız. Bu konuda Mersin milletvekilleri çok anlattı, ben çok dinledim. Bir kere de ben anlatayım Mersin'de onların huzurunda diye düşündüm. Bunu o yüzden hatırlatmak istedim.”

TÜİK: ‘TAYYİB’İ ÜZMEYEN İSTİTASTİK KURUMU”

Geçmişte soğan ve patates depolarına baskınlar yapıldığını hatırlatan Özel ekonomik gidişat konusunda şöyle dedi:

“Onların üreticilerini onların toptancılarını gözaltına almışlardı. Çünkü o dönemde yanlış politikalar yüzünden bütün uyarılarımıza rağmen patates, soğan fiyatları fırlamış fiyat yüksek ürün yok noktasındaydık ve orada suçluyu şeytanı öyle bulup göstermeye çalışmışlardı. Şimdi öyle bir noktadayız ki her şeyde birden fiyat fırlamış durumda. TÜİK var. Tayyip'i üzmeyen istatistik grubu diye kısaltılıyor. Onun verdiği rakamlar yüzde on dokuz yirmi. Bu tabii esnafa ve emekliye zam verirken kullanmak için yapılmış manipülatif rakamlar gerçek enflasyon yüzde kırk, yüzde altmış arasında ölçülüyor bağımsız kuruluşlar tarafından ama bir de mutfak enflasyonu var ki o cüzdanı mutfağı yakıyor. O cüzdanda ve mutfakta yangın var demek ve buna karşı harekete geçtiler. Hemen algı operasyonuna başladılar ve yapmaya çalıştıkları meselenin kendisi tam olarak şu. Biz aslında ülkeyi iyi yönetiyoruz ama birileri bizim sözümüzü dinlemediği için fiyatlar yüksek. Ve o birileri içine en son bizim onlara karşı küçük esnafı desteklediğimiz üç harflilerden BİM'in yönetim kurulu üyesi ve Türkiye Perakendeciler Derneği Başkanı da katıldı.

Kendisi Galip Aykaç, Sayın Galip Aykaç iktidara çok yakın bir isim. Ama bu bir algı operasyonu. Bizim suçumuz yok düşük karlarla çalışıyoruz. ‘Bu kadar fiyat farkı hükümetten kaynaklı, bu bir algı operasyonu’ dedi diye hükümete yakın hesaplar tehdit ediyor. Örneğin Şamil Tayyar diyor ki ‘Artık Tayyip Erdoğan'a meydan okumuşsunuz. Arandınız vakit neşter vakti hemen’ diyor. Hemen neşter vurulacakmış. Yandaş da olsanız yirmi senede bir cümle eleştirince neşter geliyor. İşte bu iktidarın anlayışı bu. Ve yaptıkları baskınlarla şunu söylemek istiyorlar. Aslında bizim suçumuz yok utan. Utanmaz ve arlanmaz bir şeftali var. Reisten habersiz yüzde altmış sekiz zamlanmış bütün kabahat onda demek istiyorlar. ‘Aslında bizim suçumuz yok, bizim bütün gayretlerimize rağmen şu kabak denen laf dinlemez, yüzde seksen sekiz zamlanmış bütün suç onda diyorlar. Biz iyi yönetmiş olmamıza rağmen yüzde altmış sekiz daha pahalıya tencereye giren taze fasulye milli birliğimize bir tehdittir’ diyorlar. Aman Devlet Bey'e de söyleyin ülkenin en büyük beka sorunu, en büyük teröristin adını her gün tekrarlayalım. ‘Salatalık denen vatan haini yüzde yüz yirmi sekiz zamlanıyor bizden habersiz’ diyorlar. Suçu kendinde değil bulgurda, nohutta, kuru fasulyede salçada bulan, aklını vatandaşın aklıyla alay eden vatandaşın gözünün içine baka baka vatandaşa aptal muamelesi yapan bir anlayış var. Bu vatandaşımız tarafından da artık her gün üzüntüyle, esefle, kızarak ve bir süre sonra acıyarak ve gülümseyerek karşılanıyor. Çünkü bu çaresizliğin neden olduğunu hepimiz biliyoruz.

“UMUT ORADA DEMEKTİR”

Özel, Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayı konusunda şu ifadeleri kullandı: “Herkes Millet İttifakı'nın adayını soruyorsa umut da orada demektir. Tek aday mı olur, çok aday mı olur bunu partilerin yetkili kurulları oradan çıkacak kararlarla liderler oturacak olacak. Neyin olacağını liderler oturup kararlaştırmış olacak ama neyin olmayacağını söyleyelim. Kavga olacak. Tartışma olmayacak, hayal kırıklığı olmayacak. Umutlar sönmeyecek. Herkesin göğsünü gere gere oy verebileceği bir cumhurbaşkanı adayımız olacak. O cumhurbaşkanı adayını şimdi göremeyiz de hani görebilse o bir çift mavi gözüyle Atatürk'ün işte benim cumhuriyetimin yüzüncü yılı. İşte onun cumhurbaşkanı diyeceği bir adayımız olacak. Bundan kimsenin endişesi ve şüphesi olmasın. “

CHP’li Özgür Özel, Diyanet İşleri Başkanlığı görevine yeniden Ali Erbaş’ın atanmasıyla ilgili de şunları söyledi:

“Atatürk'ün kurduğu bir kurum olan Diyanet'in başında son dönem hem meczuplaşan hem alanı dışına taşan en dilini tutamayan ve yapmış olduğu bir takım faaliyetlerle de o kuruma da, o kurumu kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e de yakışmadığını tescilleyen Ali Erbaş dün gece yarısı bir kez daha Diyanet İşleri Başkanlığı'na atandı. Tabii son günlerdeki hareketliliği son günlerdeki biraz fazla kendisine verilen roller ve o rolleri oynayışındaki azminin karşılığını alacaktı. Şöyle tescillendi kendisi onu söyleyelim bu görev döneminin sonunda partili diyanet işleri başkanı. Adalet ve Kalkınma Partisi bu Türkiye'yi üç şeyle tanıştırdı. Bir partili cumhurbaşkanı övünüyorlar. Iki partili genel kurmay başkanı vardı. Onu bakan yaptılar Hulusi Akar'ı. Ama ilk kez orduya böyle siyaset girmişti ve girdi. Şimdi Partili Genelkurmay Başkanı AK Parti nerede oy kaybediyor? Efendim muhafazakâr Kürtler Ak Parti'den kaçışta. Ali Erbaş gidiyor oraya cep telefonunu açıyor. Cumhurbaşkanı'na Diyarbakır'daki kanaat önderlerine kendi telefonundan siyasi konuşma yaptırtıyor. Bu hale geldiler. Dini siyasete alet etmenin en ileri noktasına geldiler ama şunu söyleyelim. Demokrasilerin en kötü tarafı kontrolden çıkan kendi alanı dışında konuşan vesayet odaklarıdır. AK Parti geldiği dönemde işte ordu bir vesayet odağı. Ordu çok konuşuyor falan diyordu. Sivil güvenlik bürokrasisinin başında Süleyman Soylu diye suç işleri bakanı olan ve kimsenin ama kimsenin laf geçiremediği, Ak Partililerin de önemli bir kısmının rahatsız olduğu bir vesayet odağı var. Askeri bürokrasinin başında Hulusi Akar bir vesayet odağıdır. Dış politikada Erdoğan başka konuşuyor, Hulusi Akar başka konuşuyor. Özellikle Mavi Vatan konusundaki çelişkiler açıkça ortadadır. Ve şimdi ileride gücünü anayasadan aldığını söyleyen Ali Erbaş'ın apayrı bir vesayet odağına ve ben hem Kuran'dan hem anayasadan güç alıyorum diye kendi görev alanının dışına taşmasına da şaşırmamak lazım ama Diyanet İşleri Başkanı kararıyla tekrar atandı. Erdoğan'a teşekkür ederken anayasamızın toplumu din konusunda aydınlatma görevini kendisine verdiğini söylemiş, bu külliyen yalan anayasamızda böyle bir şey yazmıyor değerli vatandaşlar İslamiyet'in ruhuna da aykırı İslamiyet'te Allah'la Kur'an arasında ruhban sınıfı yoktur. Herkes kendi okuduğunu anlar iman ettiği ölçüde de ibadet eder. Bunun hududu, sınırı, şekli Ali Erbaş'a mahcubiyet. İslamiyet'te Allah'la kul arasında kimse yok. Anayasa bana bu görevi verdi diyor. Külliyen yalan. Anayasanın Diyanet İşleri Başkanlarına verdiği görev yüz otuz altıncı maddede genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı laiklik ilkesi doğrultusunda bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek özel kanunda gösterilen görevini yerine getir. Bakın diyor ki ‘Bana anayasa şu görevi diyor, o cümle yok. Ama kendi cümlesinde laiklik var. Oysa bu laiklik küfürdür denen fesli deli Kadir'i ziyaret eden, Atatürk'ün heykelleri köpek leşi gibi yerlerde sürüklenecek diyen fesli Deli Kadir'e hediyeler ve methiyeler düzen birisidir. Bu yüzden anayasayla ilgili çarpıtması bundandır. Anayasadaki laiklik tartışmalarının AK Parti tarafından ortaya atıldı, toplumdan gelen büyük tepkiden sonra AK Parti ve küçük ortak tarafından U dönüşü yapıldığı bir süreci ifade etmek isteriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233