banner318
Öne Çıkanlar mersin mezitli sinankoc aşı masatenisi mersin temsilci pazartesi spor federasyon imecehaber imecegazetesi

“ŞEHİR HASTANELERİ DENİLEN KAVRAM BİR BATAKLIKTIR”

HABER: HÜSAMETTİN TANRIKULU

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA)  Mersin İl Başkanlığı kuruluşunun 2. yıldönümünde 14 Mart Tıp Bayramı haftası kapsamında Türkiye’nin Sağlık sorunları ile ilgili sıkıntıları ve çözüm Önerlerini içeren basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Antmen, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Rüstem Kaya Tepe ve İlçe Başkanları katıldı.

“9 MART 2020 GÜNÜ DÖNÜM NOKTASIDIR”

Partisinin kuruluşunun ikinci yıl dönümünü kutlayan Mersin İl Başkanı Cenk Cenkcimenoğlu, iki yıl gibi bir sürede milletin umudu olduklarını söyleyerek, geride kalan sürede, Türkiye’de ekonominin ve siyasetin çok daha geriye gittiğini ifade etti. Başkan Cenkcimenoğlu, “ Türkiye’nin yaşadığı derin yaşadığı sorunları biliyoruz. Farkındalık yaratmak için bugün basın toplantısı düzenlemek istedik.  Basın çok ciddi bir sıkıntı yaşıyor. Doktorlarımız çok ciddi sorunlar yaşıyor. Dernekleri ziyaretimiz sırasında yapılan görüşmelerde kadına yönelik şiddette Türkiye’de 4. Sıradayız.  Bugün mazot 20’TL’nin altındaydı. Dünya da varil fiyatı 90 dolara düştü ama bizde hala 4-5 lira aşağı düşmedi.” dedi.

DEVA Partisi İl Başkanı Cenk Cenkcimenoğlu AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, yurtdışına gitmek zorunda kalan veya özel sektöre geçen hekimler için "Gidiyorlarsa gitsinler" şeklindeki sözlerine tepki gösterdi. Cenkcimenoğlu şöyle konuştu: “Siz insanlara normal yaşam şartları sağlamazsanız tabi ki giderler. Türkiye'de 8’ ilde örgütlendik. Şuan seçimlere girecek parti sıralamadayız. Ama bildiği gibi Türkiye’de her gün bir şey değişiyor. Şimdi bir seçim kanunu dediler. Barajı yüzde 7’lere koyular ama orada birilerini sevindirecekler fakat öbür taraftan diyorlar ki 2 defa kurultay yapma zorunluluğu deniliyor. Kafa karıştıran her şey var. DEVA Partisi olarak 10 ilçemizde başkanlarımız görevlerinin başında. 3 ilçemizde örgütlememiz kaldı. “ diye konuştu.

ETKİNLİKLERİMİZE KATILIM YÜZDE 100 YÜKSELDİ

DEVA Partisinin davetlisi olarak basın toplantısına katılan ve sağlık çalışanlarının sıkıntılarını anlatan Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında 3 günlük grev etkinliklerini olduğunu altını çizdi. Antmen şöyle konuştu: “Türkiye tabipler Birliği olarak Ekim 2021 yılından bu yana bir kampanya başlattık ‘Emek bizim Söz bizim’ sağlık çalışanlarının en kadar sıkıntıda olduklarını anlatmaya ve sağlıkta bazı düzenlemelerin yapılamaya için kamuoyu oluşturmaya çalıştık. Ama 4-5 gün önce Cumhurbaşkanı çıktı ’Giderlerse gitsinler’ diye bir cümle kullandı. Bu cümle sonrasında eylemlerimiz ve etkinliklerimize destek vermeyenler şuan destek veriyorlar. Daha önceleri yüzde 50 oranında katılım sağlanıyordu. Şimdi yüzde 100 olarak katılım sağlanıyor.” dedi

DEVA PARTİSİ İKTİDARA GELİRSE ACİL TALEPLERİMİZ

Antmen acil taleplerini şöyle sıraladı: “Sağlıkta Şiddet Yasası bir an önce çıkarılmalı; cezalar tutuksuz yargılanma ve “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” düzenlemelerinin uygulandığı sınırların üzerine çıkarılmalı güvenli çalışma ortamları sağlanmalıdır. Tüm ASM binaları kamu tarafından inşa edilmeli, aynı standartlarda donanımı kamu tarafından sağlanmalı, bütün giderleri Sağlık Bakanlığı’nca karşılanmalı; Aile Hekimliği Ceza Yönetmeliği geri çekilmelidir. COVID-19 “illiyet bağı” aranmaksızın meslek hastalığı sayılmalı, pandemide çalışılan her yıl için 120 gün yıpranma payı uygulanmalıdır. Özel sağlık sektöründe çalışan hekimlerin sosyal güvenlik primleri “prim ödeme tavanı” üzerinden çalıştıkları kurumlar tarafından ödenmeli; ücretleri en az yoksulluk sınırının iki buçuk katı olmalıdır. Çalışan hekim maaşları insanca yaşam düzeyine çıkarılmalı, hekimlerin ek göstergeleri 7.200, diğer sağlık çalışanlarının 3.600 olmalı. Emekli Sandığı, SSK, BAĞ-KUR farkı gözetilmeksizin bütün emekli hekim maaşları yoksulluk sınırının en az iki katına çıkarılmalıdır. Hekimleri de hastaları da mağdur eden, hekimlere karşı şiddet kaynağı olan, halkın sağlığını tehlikeye atan 5 dakikada muayene dayatmasından vazgeçilmeli, hasta randevuları her hastaya en az 20 dakika ayrılacak şekilde düzenlenmelidir.”

HAK ARAYIŞLARINDA DOKTORLARIMI İLE BİRLİKTEYİZ

DEVA Partisi Sağlık Politikalardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Dr. Güran Dinçer siyasetten amaçlarının olumsuzluklara dur diyebilmek olduğunu ve neye? Dur diyeceklerini düşündükleri zaman binlerce sorunların olduğunu anlattı. Dinçer, Tabip Odasının 3 gündür yaptığı eylem etkinlilerinde ve hak arayışlarında onlarla birlikte yürüyeceklerini söyledi.

HALKI ÇATIŞMAYA SEVK EDEN DİLİ KABUL ETMİYORYUZ.

Sağlık Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Dr. Güran Dinçer, ‘Giderlerse gitsinler’ ‘giderlerse gitsinler döndükleri yerden de gelmesinler’ gibi sürekli cümlelerle halkı çatışmaya sevk eden bu dili kesinlikle kabul etmediklerini söyledi.  Dinçer şöyle konuştu: “Siyaset dili uzlaşı dilidir. Biz kendi aramızda bu uzlaşıyı sağlamayarak, sadece çatışlar üzerinden birbirimiz ile olacaksak veya bu ülke böyle yönetilecekse bu kabul edilebilir değildir. Partili bir Cumhurbaşkanlığı bir sistem oluşturuldu. Cumhurbaşkanı aslında ülkenin 83 milyonun cumhurbaşkanı olmak zorunda. Sanata bilime değer vermek zorunda. Artık siyaset dili hamaset dili olmaktan çıkmalı. Cumhurbaşkanı ‘muhalefet Partilerinin bir çözüm önerileri var mı ki? Diyor ‘ VAR’. Bu ülke için gönlünü vermiş insanlar var. -Ben hayatımda ilk kez siyasete katıldım.- Ben kendi evladım ve bu ülkenin geleceği için bir cümle söylemek için girdim. Bu siyaset dili ve jargonunun değişmesi gerektiğini düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

SAĞLIK SEKTÖRÜ ZORDA

Dinçer son olarak şunları ekledi; “ Sağlık sektör neden bu kadar zorda? Biz doktorlar olarak isyandayız. Biz parti olaraktan bu doktorların yanındayız. Peki, sorun nedir? Gayri Safi Yurt içi hasıladan sağlık harcamaları için ayrılan bütçe yüzde 4 buçuk. Bu 1999 yılında 5,9’a çıkmıştı. Şuan yüzde4.-5 civarında OECD ülkelerinde yüzde 9 oranında bizim ülkenin 2 katı. ‘giderlerse gitsinler ’diye bir cümle var ya onun karşılığını izah edeyim size normalde bin kişiye düşen hekim sayısı Türkiye’de 1.8, OECD ülkelerinin oranı 3.40 yani yarı yarıya yız. Bir hekimin hangi emeklerle yetiştiğini biliyor musunuz? Bu dil sağlıkta şiddet denilen şeyin kesinlikle abartılmasını ve halk ile doktorların hasım olmasına getiriyor. Böyle bir oy devşirme yöntemi olabilir mi? Az sayıda hekim var ve az sayıda para harcıyoruz dedik değil mi ? Bunun daha ötesi var. Şehir Hastanesi 1990 yıllarda İngiltere de ortaya çıkmış bir yöntem. Şuan İngiltere onu iptal etti. İngiltere şimdi şehir hastanelerini kuran elindeki elemanlarla şehir hastanesini ihraç ediyor. Peki Yur dışına ihraç ederken şuan dünya da 1 numara olarak ithal eden kim? Türkiye. Bunlar doğru yöntemler değil. Şehir Hastaneleri denilen kavram bir bataklıktır. Aile hekimleri kişi başına 1 yıl içerisinde doktora başvurma oranı Türkiye de 8.6. 83 milyonu 8.6 ile çarpabilirsiniz. Bu kadar poliklinik yapılıyor. OECD ortalaması 7.2. Biz çok sayıda hastayı çok az parayla ve devletin bize reva gördüğü malzemeler ile yapıyoruz. Şuan hastada çalışanda mutlu değil.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner306

banner291

banner262

banner313