banner214

Okullarından uzun süre ayrı kalan öğrencilerimiz nihayet okulları ile buluştular. Okullar çocuk sesleri ile şenlendi. Öğretmenler ise yüz yüze eğitim vermenin değerini bir kez daha anladılar.

Herkes için zor bir süreç devam ederken salgın hastalığın insanlar üzerindeki psikolojik etkileri gün geçtikçe daha da belirginleşmeye başladı. Öğrencilerde görülen davranış bozuklukları, velilerde görülen tahammülsüzlük okullara yansıyan başlıca psikolojik etkiler olarak sıralanabilir.

Öğrencilerin salgın tedbirleri gereği uzun süre evlerinden çıkamaması sonucunda yaşadıkları sıkıcı ve belirsiz süreç, onların davranışlarında belirgin değişimlere sebep olmuştur. Öğrenciler gerçek hayattan uzaklaşmış halde okula gelmişlerdir. Sanal oyunların dünyası ile gerçek hayat arasında karmaşa yaşayan çocukların iletişim dilinde de önemli farklılıklar meydana gelmiştir. Birbirleri ile oyun karakterlerinin isimleri ile iletişim kuran çocukların konuşma tarzları da ‘youtuber’ olarak adlandırılan sosyal medya fenomenlerine benzemeye başlamıştır. Okul bahçesinde oynanan oyunlar ise tamamen kazanmak üzerine kurulan şiddet içeren tarzda olmaya başlamıştır. Oyunların ana amacı yok etmek ve sömürmek olmaktadır.

Böyle bir ortamda öğrencilerin birbirlerine iyi niyet geliştirmesini beklemek oldukça hayalci bir yaklaşımdır. Oyunların bile şiddet içerdiği bir ortamda kazaların ve yaralanmaların olmaması beklenemez. Hatta oyunların doğal bir parçası durumuna gelmektedir.

Salgın sürecinde çocukları ile oldukça uzun bir süre vakit geçiren ebeveynler için ise durum farklı değildir. Ebeveynler arasında da artan tartışma ve şiddet içeren durumlar hem ebeveynlerin hem de çocuklarının ruhsal durumlarını olumsuz etkilemektedir. Velilerin büyük bir bölümü çocuklarını evden uzaklaşması için okula göndermek istemektedir. Bu durumda okullar ruhsal rahatlama alanlarına dönüşmektedir.

Ruhsal olarak bunalan çocukların okullarda sergiledikleri davranışlar karşısında öğretmenlerin gösterdikleri eğitimsel tutumlar ise çocukların sınırsız özgürlüklerini kısıtlamaktadır. Kurallara uymayı ve birlikte yaşamayı telkin eden öğretmenler ise öğrencileri tarafından pek hoş karşılanmamaktadır. Çünkü evlerinde kuralsız yaşamaya alışmış çocuklar okul ortamına girince moral bozukluğu yaşamaktadır. Geçici olan bu süreçte öğretmenle iş birliği yapmayan veliler ise okul idarelerine ve öğretmenlere haksız tepkilerde bulunmaktadırlar. Öğrencilerine öğüt vermek yerine öğrencilerini kuralsızlığa yönelten velilerin ağızlarında sıkça tekrar eden söz ise ‘çocuğumun psikolojisi bozuldu’ sözüdür. Kuralsızlığı hak olarak görüp kendi çocuğunun diğer çocuklardan farklı muamele görmesini talep eden velilerin, çocuklarının değil ama kendilerinin ruh sağlığı uzmanında destek almalarını tavsiye ederim.

Sizlere, velilerle yaşanılan durumları birkaç örnek olayla anlatmak istiyorum.

Bir sınıf düşünün. Bu sınıfta peş peşe dizilmiş 6 sıra var. Velinin ilettiği sorun:

‘Çocuğum üçüncü sırada oturuyor. Bu durum kabul edilemez. Çocuğumun psikolojisi bozuldu!’

Bu mantıkla düşünürsek sınıftaki öğrencilerin yarısının ruh sağlığı tehdit altındadır.

Diğer bir örnekte ise, veli:

‘Öğretmenin sesi çok ince, çocuğumun psikolojisi bozuldu.’

Bu mantıkla düşünürsek 20 yıldır görev yapan ve topluma birçok değerli insan kazandıran sesi ince öğretmenimiz görevden uzaklaştırılmalıydı.

Başka bir örnekte ise, veli:

‘Sınıftaki Ayşe adındaki Suriyeli öğrencinin dilini anlamayan çocuğum çok sinirleniyor. Bu nedenle psikolojisi bozuldu.’

Bu velimize göre dünyada farklı milletlerden insanlar olmasaydı sorun da olmazdı herhalde.

Sıklıkla dile getirilen ve sıklıkla bozulduğu iddia edilen psikoloji ne demektir?

TDK’nin tanımına göre psikoloji, insan davranışlarının ve zihinsel süreçlerinin sistematik ve bilimsel olarak incelenmesidir.

Peki insan psikolojisi ne demektir?

İnsan davranışları ve bunların altında yatan nedenleri inceleyen bilim dalının adıdır.

Bu tanımlardan hareketle toplumsal hak ve kuralları önemsemeyen, kendi isteklerini her şeyin ve herkesin önünde tutan insanların sergilediği davranışların tam da insan psikolojisi alanının içine girdiğini görüyoruz.

Eğitim öğretim faaliyetlerinde ellerinden gelenin fazlasını yapan öğretmenlerimizin gereksiz sayılabilecek konularla meşgul edilerek yıpratılması kabul edilemez bir hal almaktadır. Bu nedenle öğretmenlerimizin de psikolojisi bozulmadan gerekli tedbirler alınmalı ve öğretmenlerimize gerekli destekler sunulmalıdır.

Unutulmamalıdır ki,

İyilik, hoşgörü ve empati kurma yeteneği faziletli bir ruhun ifadesidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231