banner165

Kasım 2002 yılında iktidara geleliden bu yana hep reform yapıyorlar ama ileri giden ve olumlu yenilik getiren bir durum görünmüyor.

Adamına göre ihale yasası yüz seksen altı defa değiştirildi.

İleri demokrasi denildi, demokrasinin ilerisini bırakalım gerisi kalmadı. Ortada gerçek adalet, demokrasi ve hukuk kalmadı.

İktidar adalet ve hukuku kendine, yandaş sermaye çıkarlarına uygun hale getirdi.

Muhalefet partilerinden yerel yönetime seçilmiş olanlar çeşitli bahaneler üreterek görevden alınıp yerlerine kayyum atandı.

Milli irade çöpe atılarak demokrasi ve demokratik haklar çiğnendi.

Tarım ve gıda dâhil ekonomide birçok konuda dışa daha çok bağımlı hale geldik.

TÜİK’ göre “ülkemizde tarım yapılabilir alan 239 milyon 355 bin 552 dekar.

Bunun yüzde 8,2’si olan 19 milyon 627 bin 151 dekarı son on yıldır ekilmiyor.”(*)

Çiftçi borçlarının toplamı 2002 yılında bir milyar iken, 2020 yılının Ekim Ayına göre 160 milyar liraya çıkmış.

Emek cephesinde taşeronluk çalışma sistemi getirildi, çalışanların birçok hakkı elinden alındı.

Emekçilerin yasal hakları olan sendikaya üye olmaları cezalandırmalara neden olur duruma getirildi.

Üretim ekonomisinden tüketim ekonomisine geçtik, tarım ürünlerinin ithali arttı.

İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde altmışlara kadar düştü.

Kamuoyunda adalete güven sarsıldı.

Cumhuriyetin ekonomik alanda bütün birikimleri babalar gibi özelleştirme adı altında satıldı.

Allah aşkına, ülkesindeki tekel ve şeker fabrikalarını satıp, dışarıdan sigara ve şeker ithal eden başka bir ülke var mıdır?

Üstüne üstlük birde Covid-19 hastalığı çıktı ortaya, bütün Dünya’da olduğu gibi ülkemizi de çok etkiledi. Burada da vatandaşlarımıza devlet olarak maske dağıtımını bile yerine getiremediğimiz gibi “İban numarası” vererek yardım istendi.

Yalancı tanıklarla, kumpaslarla ordudan çok değerli personeller ya mahkûm edildi, ya da işten el çektirildi.

Eğitim sistemiz ortada.

Orta öğretim öğrencilerinin %66’sı Türkçe okuduğu bir metni tam olarak anlayamıyor.

Yüksek eğitim kurumu öğrencilerinin %16’sı dört işlem nedir bilmiyor.

Bunların yanında vergiler attırılırken, yandaş iş adamlarının yüz milyonlarca, hatta toplamı milyarları bulan vergi borçları silindi.

Bu zamana kadar hep zarar gören ve cereme çeken devlet ile vatandaşlarımız oldu.

Şimdi ekonomi başta olmak üzere siyaset tıkanma noktasına geldi.

Mafya babası ana muhalefet partisi liderini tehdit ediyor ve buna siyasi bir partinin lideri de sahip çıkıyor, destek veriyor.

Şimdi ekonomi ve hukukta reform yapılacakmış.

Reform bizde maalesef deforme etmeye dönüştü.

İktidar zamanında yapılan her reformda demokrasi, adalet, insan hakları, çağdaşlaşmada ve ekonomik alanda biraz daha geriye gittik.

Sanırım yeni yapılacak reformda da biraz daha geriye gideceğiz.

Yönetim daha otoriterleşecek.

Ekonomik sorunların yükünü yine emekçiler ve halk çekecek.

Baskılar, başta ana muhalefet partisi olmak üzere, muhalefet partileri üzerinde biraz daha artacak. Yandaş iş adamlarının devlete olan borçları af edilecek.

Reform, bir konuda yenilikler getirme, yeniden forma sokma demektir.

Ama asla geriye doğru gidiş, olumsuza doğru yönelme demek değildir.

Mevcut durumdan daha iyiye, daha güzele gidiştir.

Şunu bilelim ki, siyasalaşmış dinin örgütlü hali ve yer altı dünyasının siyasal destek görmesi oldukça tehlikeli bir durumdur.

Bu ikilinin güç birliği daha da tehlikelidir.

(*)Alıntı.             

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.