banner214
 
 
“Dağın Öteki Yüzü” üçlemesinin ilk kitabı olan Orta Direk’te  bir yol hikayesini  anlatır yazar. Toros’ların ötesinde ki bir köyün insanlarının, her yıl pamuk tarlalarında ırgatlık yapmak için, Çukurova’ya doğru yola koyuluşlarını, günlerce yol alışlarını  konu eden kitap, tabiatın zor şartları altında günlerce süren bir yolculuğun öyküsünü anlatır. Yolculuk anlatılırken dağlar, ovalar, ormanlar, bitkiler, pınarlar yazara özgü bir anlatımla tasvir edilir. Umudun peşinde koşan insanın en zorlu tabiat şartlarının üstesinden nasıl geldiği, yağmurlara, fırtınalara nasıl karşı koyduğu, yorgunluktan lime lime olmuş ayak tabanlarının  ve yük taşımaktan yaralar oluşmuş omuzların, insanüstü bir gayretle  sınırları zorlanan  insan  bedeninin nelerin üstesinden gelebileceği anlatılır.
Bu yolculuk esnasında yaşama zorunluluğunun yaşamın zorluğunu yendiğini görürsünüz adeta. Zorluklar esnasında, insan bencilliğinin daha çok öne çıktığı o güç şartlarda,  insani duyguları yitirmeyle direnme arasında çok ince bir çizginin kaldığı o anlarda,  her şeyini yitiren insanların yanında direnen insanların varlığı insanlığın umudu olur adeta.Yazarın bizzat tanık olduğunu söylediği bu inanılmaz yol macerası,  Roman dilinin destansı anlatımı içinde yazıya aktarılmıştır.
Dizinin ikinci kitabı Yer Demir Gök Bakır (1963)  geçmişten günümüze dek  devam eden, umudunu yitirmiş tüm toplumların yaptığı gibi kendileri için bir kahraman arayan ve  kurtarıcı olacak bu kahramanı yine kendileri oluşturan köylüler anlatılmaktadır.
Köylüler borçlarını ödeyemedikleri için Adil Efendi'nin gelip, alacağına karşı tüm hayvanlarını ve ürünlerini ellerinden alacaklarını düşünerek hayvanlarını ve ürünlerini mağaralara saklarlar. Perişan olduklarını belirtmek için lime lime olmuş elbiseler giyerler. Köyde bir tek Taşbaşoğlu hayvanlarını ve ürünlerini saklamaz. Yeni elbiseleri ile köyün içinde gezer. Önceleri Taşbaşoğlu'na kızan köylüler, Adil Efendi'nin alacaklarını tahsil etmek için köye gelmemesi üzerine, Taşbaşoğlu'nun Adil Efendi'nin gelmeyeceğini bildiğini ve dolayısıyla ermiş olduğuna inanırlar. Muhtar'ın ihbarı üzerine jandarmalar kendini Mehdi ilan ettiği iddiasıyla Taşbaşoğlu'nu tutuklayıp götürürler.
Üçlemenin son kitabı Ölmez Otu’nda  yaratılan bu kurtarıcı kahramanın yine halkın eliyle yıkıldığını görürüz. Aşağılanan ve intikam hissiyle dolan Memidik’in cinayet işlemek için ne kadar zorlandığı anlatılırken aslında, cinayetlerin haklı çıkarıldığı ve cinayet işlemenin çok yoğun olduğu bir ortamda bile cinayetin insan fıtratıyla nasıl uyuşmadığı anlatılmaktadır. Memidik değil aslında cinayeti işlemek zorunda olan sizsizin ve cinayet işlememek için tüm zorlamalarınıza rağmen kendinize engel olamayıp cinayeti işlemek zorunda kalan da yine sizsiniz. Romanın sonunda Memidik Muhtar Sefer'i öldürür.
“Bir Ada Hikâyesi” dörtlemesinin ilk kitabı olarak kaleme aldığı Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana’da mübadele döneminin Türkiye’si anlatan yazar, Cumhuriyetin kuruluş yıllarını, bu dönemde yerlerinden ve yurtlarından koparılan insanların çektikleri acıyı, bu topraklarda yaşayan farklı etnik grupların ortak yönlerini çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyar.
Bir destan yazarı olmayı çoktan hak etmiş olan Yaşar Kemal “Bir Ada Hikâyesi” üçlemesinin ikinci ve üçüncü  kitabı olarak kaleme aldığı Karıncanın Su İçtiği ile Tanyeri Horozlarında  her birisi halk masallarına konu olan pek çok şahsiyeti yaşatarak destansı bir anlatımla ölümsüzleştirir.
Bugüne kadar yazdığı romanlar içinde, ilk kez mensubu olduğu halkın kahramanlarına, ozanlarına ve aşklarına bu kadar geniş yer veren yazar sanki eksik bıraktığı bir görevi yerine getirir. Kuruluş yıllarında bu topraklar uğrunda can verenlerin aksine, kan ve ter dökmeyenlerin mal ve servet sahibi olmalarını anlatan yazar bu coğrafyanın insanlarını çok iyi tanıyan ve gözlemleyen ender yazarlardandır.
Tarımsal üretimden  sanayileşmeye geçiş döneminin yaşandığı dönemde, Çukurova'da değişen üretim yapısının etrafında  yaşanan olayların anlatıldığı romanlarda pek çok olay iç içe verilir. Çukurova tarihi, yörede yaşayan aşiretler, Ermeni olayları, Çeltik ekiminin başlaması ve bunun sonucu tüm ovanın sıtmadan kırılması, bataklıkların kurutulması sonucu ortaya çıkan geniş arazilerin paylaşılması kavgası, Osmanlının kaybettiği topraklardan Anadolu'ya gelen İmparatorluk Bakiyesi milletlerin iskanları ve kurulan iskan komisyonları, çok partili demokratik hayata geçiş, siyasetin bir güç olduğunu yeni yeni keşfeden  Anadolu’nun yeni zenginler türetmesi, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Marshall yardımıyla gerçekleşen tarımda makineleşme ve büyük kapitalist çiftliklerin kurulması ile Çukurova’nın toplumsal yapısının çok kısa sürede değişmesi, bunun sonucu olarak beylik düzeninin çöküşü ve eski değerler sistemine bağlı kalan insanın dramı ve bunlara mukabil her dönem illa ki ezilen Anadolu  köylüsü romanların ana çerçevesini  oluşturur.
Anadolu insanını, köylüsünü, Yörüklerini, Türkmenlerini, Kürtlerini, Çerkezlerini, Ermenilerini, Anadolu Coğrafyasını, dağlarını, ormanlarını, pınarlarını, nehirlerini yalın bir şekilde anlatan yazar, vefayı, namusu, onuru, sözünde durmayı, törelere  saygıyı (Töreler Yaşar Kemalin eserlerinde geçmişten gelen erdemli davranışları kapsar), cömertliği,yiğitliği ve mertliği anlatırken aslında umut verir bize. Tüm olumsuzlar içinde Anadolu insanın geçmişten getirdiği bu değerlerin değişen ekonomik ve sosyal koşullar karşısında tükenmemek için nasıl direndiklerini ve bu değerlerin gelişen kapiltalist anlayışa karşı bir kale olduğu anlayışını ortaya koyar. Marksist felsefede bir üst yapı kurumunu olarak değerlendirilen ahlaki değerler, Yaşar Kemal’in romanlarında insanı insan yapan değerlerdir aslında.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255