Öne Çıkanlar bakan ORTAKBİLDİRİ EMEKLİLİK Tarsus Mersin tohum pazartesi İmeceHaber ADALET

Adalet, eşitlik ve özgürlüklerle huzuru sağlayacağız/Turan DAL'ın Röportajı
 İşte CHP Milletvekili adayı Hüseyin Çamak ile röportajımızdan öne çıkanlar;


Turan Dal: Bir konuşmanızda seçimin güvenirliliği hususunda endişelerinizin olduğunu dile getirmiştiniz. Bu endişelerinizin sebeplerinden biraz bahseder misiniz?

Hüseyin Çamak: Hemen her yerde karşılaştığımız sorulardan bir tanesi bu. Köydeki vatandaşımızdan tutunda şehir merkezinde oturan vatandaşlarımıza kadar,  oylarımızı çaldırmayın şeklinde sitemde bulunmaktalar. CHP, bu konuda gerekli önlemleri almaya çalışmıştır. Almaya da devam etmektedir. Gerek yerelde, gerekse de genel merkez tarafından gerekli önlemler alınıyor. Ama üzücü olan; bu sorunun sorulması ve böyle bir algının halk arasında oluşması… İktidarın görevi nedir? Şaibesiz, hilesiz, dürüstçe bir seçimin yapılmasını sağlamak… Ama ne yazık ki; bu algı yaygın bir şekilde her tarafta karşımıza çıkıyor, bu da şuanda bizleri yönetenlerin bir ayıbıdır. Dilerim bu oluşan endişeler boşa çıkar ve dürüst, şaibesiz demokratik bir seçim olur. Herkes, hak ettiği oyu alır.

Turan Dal: CHP, 7 Haziran seçimlerine aday belirlemesinde eğilim yoklaması ve ön seçim gibi demokratik girişimlerde bulundu. Partinizin bu girişimi hakkında neler söylemek istersiniz?

Hüseyin Çamak: Türkiye genelinde 10 ilimizde üyelerimizle, örgüt denetiminde eğilim yoklaması; geriye kalan 45 seçim çevresinde hakim huzurunda üyelerle ön seçim yapıldı. Bu tabi üyelerimiz arasında bir heyecan yarattığı gibi Türk halkında da büyük bir heyecan yarattı. Hatta diğer partilerde bizi kıskandı bu konuda ve bizleri kutladılar. Nitekim bizde ön seçim veyahut eğilim yoklaması gibi girişimler yapıldığı için hiçbir küskünlük, kırgınlık, dargınlık yok. Şu anda sıralamaya girsin, girmesin bütün aday adaylarımız ve adaylarımız, özellikle adaylarımızdan söz edebilirim. Birinci sıradaki ile on birinci sıradaki adayımıza kadar aynı çabayla çalışmakta, sahada hiçbir kırılganlık ve kızgınlık göstermeden çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Partimizin yaptığı bu eğilim veyahut ön seçim gerçekten bize büyük katkı sağlamıştır.

Turan Dal: HDP’nin Diyanet’in kaldırılması düşüncesine siz nasıl bakıyorsunuz?

Hüseyin Çamak: Dinin kemiği yoktur diye bir söz vardır. Türkiye’nin koşulları ve inancı gereği diyanet işlerinin kaldırılması kaos yaratır. Tamam, diyanetin kaldırılması yönünde yıllardır talepler var. Bu konuda inançta, zaten şuanda cemaatler alabildiğine kendi başlarına göre hareket ediyorlar. Bu cemaatler daha da güçlenecek. Cemaatler belki de Türkiye’yi işte komşularımızda görüldüğü gibi bir Suriye, bir Irak’a, bir Yemen’e benzetecektir. Ben diyanetin kaldırılmasından yana değilim ancak diyanetin yeniden yapılandırılmasına ona daha demokratik, daha tarafsız, bütün inançlara eşit mesafede olması yönünde olması gerektiği kanaatindeyim.

Turan Dal: Yine bir ziyarette bir milletvekili adayı arkadaşınız şöyle demişti: Almanya’da yaşadığı bir süre zarfında, bir insanın kendi dilini konuşamamasının ne kadar güç bir durum olduğundan bahsetmişti.
Türkiye’nin çeşitli etnik grupları hususunda Anadilde eğitim hakkında parti olarak düşünceleriniz neler?

Hüseyin Çamak: Partimizin programında yer almaktadır. Anadilde eğitimin bir hak olduğu söylemi vardır. Anadilde eğitime kesinlikle taraftarım. Anadil; adı üzerinde annesinin dili, anne dilinin yok edilmesi tamamen insan haklarına aykırı bir durumdur.

Turan Dal: İktidar olmaya yakın bir partisiniz. İktidar olursanız, Barış sürecine yaklaşımınız ne yönde olur?

Hüseyin Çamak: CHP’nin bu konuda, seçim bildirgesinde uzun uzadıya görüşleri var. Daha önce de görüşlerimiz vardı. Biraz daha ileriye götürerek çözüm sürecinin şeffaf bir şekilde parlamentoda ve bütün partilerin katılımıyla çözümünden yanayız. Öyle gizli kapılar arkasında gizlenerek barış sürecini sürdürmek olmaz. Geldiğimiz noktayı görüyorsunuz. Ne oldu? Dolmabahçe’de yapılan bir toplantıya ilişkin Sayın Demirtaş diyor ki; Sayın Cumhurbaşkanının oturma düzeninden bile haberi vardı. Sayın Cumhurbaşkanı ise ne diyor; ben bu toplantıdan haberdar olmadım. Böyle bir toplantıya da kesinlikle karşıyım. Şimdi, kim doğru söylüyor? Halbuki şeffaf olsa, halkın gözünün önünde olsa, bunlar olabilir mi? Onun dışında diğer görüşmeler, yine aynı şekilde… Ancak şu var zaten; hak ve özgürlükler, adalet eşitlik sağlandıktan sonra, yani demokrasi tam işlevsellik sağladıktan sonra barış sürecine gerek olmaz, Kürt sorunu diye bir şeyde kalmaz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291