banner214
Öne Çıkanlar mersin sera uyusturucu tarım kenevir bitki yeşil erdemli imecehaber imecegazetesi mersin kaza Tere yağında tavuğun Mersin tarihi KAYIP dersimliler

“AÇIKÇA CİNAYET”

 Haber: Şirin ALP 

Tüm dünyada kullanımı bırakılan ilaçların bir tek Türkiye’de kullanılıyor olmasını cinayet olarak adlandıran Antmen, “Tıpkı her yerde tedavülden kaldırılan Hidroksiklorokin adlı ilacın, bir yıl sonra Türkiye’de kullanımından vazgeçilmesi gibi Favicovir’i de herhalde 2022 yılı içerisinde ilaç listesinden çıkarılacak. Halen anlamlandırmış değilim. Depoda var diye ya da bazı ilaç şirketlerine rant sağlamak amacıyla bir ilacın kullanımına izin verilemez. Bu çok yanlış bir şey.  Bizler Sağlık Bakanlığı’nı mayıs ayından beri uyarıyoruz. Fakat bakanlık bizi dinlemiyor.” ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü pandemi politikasının tamamen yanlış olduğunu dile getiren Antmen Türkiye’de bir an önce tedavi yönetiminin değiştirilmesini, aşılanma hızının ise arttırılması gerektiğini belirtti. Antmen, “İlk başlarda günlük 1 buçuk milyon doz olan aşılanma hızının şu an 150-200 bine inmesi, Türkiye’nin bu hızla hiçbir zaman bağışıklık kazanmayacağının göstergesi niteliğindedir. Eğer böyle giderse Türkiye’de aralık, ocak ve şubat ayları çok zorlu geçecek. Durum gittikçe vahimleşiyor.” dedi.

“TÜRKİYE HALEN FAVİCOVİR’İ PANDEMİ TEDAVİSİNDE KULLANIYOR”

Pandeminin başladığından bu yana Sağlık Bakanlığı hiçbir şeyi doğru bir şekilde yapmadığını özellikle tedavi konusunda uygulanan yöntemlerin tamamen yanlış olduğunu belirten Antmen, “Dünyada COVİD’in tedavisi için iki ilaç öneriliyordu. Bunlardan ilki Hidroksiklorokin diğeri ise Favicovir.  DSÖ 2020 yılın Mayıs ayında Hidroksiklorokin tedavi için kullanımının yararlı olmadığını tespit ederek kullanımını yasakladı. Fakat Sağlık Bakanlığı bu ilacın Türkiye’de kullanımını bir yıl sonrası yani 2021 yılının mayıs ayında kullanımını yasakladı. Bu durumun yanı sıra bu yılın başında DSÖ Favicovir ilacının da tedavi maksatlı kullanımın doğru olmadığını tedavide yararının olmadığını tespit edip, tüm dünya kamuoyuna açıklamasına rağmen Türkiye halen Favicovir’i pandemi tedavisinde kullanıyor.” şeklinde konuştu. 

BU ÇOK YANLIŞ BİR ŞEY”

Türkiye’de pandemi tedavisi hastalara ya da hastalığın gidişatına yönelik yapılmadığını dile getiren Antmen, “Tüm dünyada kullanımı bırakılan ilaç bir tek Türkiye’de kullanılıyor. Tıpkı Hidroksiklorokin’nin bir yıl sonra kullanımından vazgeçilmesi gibi. Zannedersem Favicovir’i de 2022 yılı içerisinde ilaç listesinden çıkarılacak. Türkiye’de pandemi tedavisi hastalığa ya da hastaların gidişatına yönelik yapılmıyor. Depoda biriken ilacın tüketimine göre tedavi uygulanıyor. Hiçbir yararı olmayan yan etkileri çok olan ilacın tüketilmesine yönelik uygulanan tedavi politikası açıkça cinayet demektir. Halen anlamlandırmış değilim. Depoda var diye ya da bazı ilaç şirketlerine rant sağlamak amacıyla bu ilacın kullanımına izin verilemez. Bu çok yanlış bir şey.  Bizler Sağlık Bakanlığı’nı mayıs ayından beri uyarıyoruz. Fakat bakanlık bizi dinlemiyor. Bizde çözümü direkt hastaları uyarmakla bulduk. Ekipler bu ilacı vatandaşlara verdiğinde vatandaşlar artık kullanmaması gerektiğini anladığından dolayı kullanmıyor.” diye konuştu

“DURUM GİTTİKÇE VAHİMLEŞİYOR”

Türkiye’de aralık, ocak ve şubat aylarının çok zorlu geçeceğini belirten Antmen. “Durum gittikçe vahimleşiyor. Türkiye’de yürütülen pandemi politikasının tamamen sıkıntılı. Yani Sağlık Bakanlığı COVİD- 19 hastalığını hiçbir şekilde yönetemiyor. Toplumun aynı anda yüzde 85’i bağışıklık kazanması gerekiyor. Bu da çift aşının yapılması gerektiği anlamına geliyor.  Çünkü bağışıklık kazanmış bir bireyin bağışıklık süresi 6 ay. Bu 6 ay bittikten sonra bağışıklık diye bir şey kalmıyor. Hastalanma ve hastalığı yayma riski artıyor. Bundan dolayı aynı anda bağışıklık kazanılmaz ise bu hastalık bitmez.  O nedenle hızlı bir aşılanma programı gerekiyor. İlk başlarda günlük 1 buçuk milyon doz olan aşılanma hızının şu an 150-200 bine inmesi Türkiye’nin bu hızla hiçbir zaman bağışıklık kazanmayacağının göstergesi niteliğindedir. Eğer böyle giderse Türkiye’de aralık, ocak ve şubat ayları çok zorlu geçecek. Durum gittikçe vahimleşiyor. Bir an önce tedavi anlayışlarını değiştirmeleri ve aşılanma hızını artırmaları gerekiyor.” diyerek konuşmalarını sürdürdü.

“GERÇEK DIŞI BİR BEYAN KAMUOYUNA SUNULUYOR”

Türkiye’deki ölüm sayılarının diğer dünya ülkelerine göre daha az olmasının sebebinin, yürütülen sağlık politikalarının çok doğru bir şekilde işletildiği anlamına gelmemesi gerektiğinin altını çizen Antmen, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Sağlık Bakanı ve Cumhurbaşkanı Türkiye’deki ölüm sayısı diğer ülkelere oranla çok düşük diyorlar. Ama bu yürütülen sağlık politikasının çok doğru işlediği anlamına gelmiyor. Çünkü Türkiye’de bir ölüm oranları doğru bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmıyor. Bizim 200 bin dediğimiz ölüm sayısına Sağlık Bakanlığı 70 bin diyor. Böyle gerçek dışı bir beyan kamuoyuna sunuluyor. Türkiye’deki ölüm sayısının diğer ülkelere düşük olmasının bir diğer sebebi ise Malum COVİD-19 yaşlılar üzerinde etkin olan bir hastalık.   Dünya nüfusu Türkiye Nüfusundan çok yaşlı bundan dolayı Avrupa ülkelerinde pandemiden dolayı çok fazla ölüm yaşanıyor. Türkiye’de böyle bir durum yok. Çünkü Türkiye’de yaşlılar pandemi olmasa çok uzun yaşamıyorlar.  Bu da Türkiye’de pandemiden dolayı yaşamını kaybeden kişi sayını az gösteriyor.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231