banner214
Öne Çıkanlar bayırdır mersin müzisyenleredestek MersinİmeceGazetesi Muharrem ayı dolayısıyla aşure etkinliği düzenledi. Geniş katılımlı etkinlikte

CİLDİ GENÇ TUTMANIN YOLLARI

Op. Dr. Elif Seda Keskin Cildi genç tutmanın yollarının cildimizde, temelde hücresel döngünün hızı ile doğru orantılı olarak yaşlanmakta olduğunu ancak bazı yollarla yaşlanmayı yavaşlatarak , cildin gençliğinin korunabileceğini söyledi.

Keskin sözlerine şöyle devam etti ''Yüzdeki sarkmaların , kırışıklıkların , yaşlılık belirtilerinin sebepleri ve çözümleri'' Yüz kemiklerinde yaşla beraber görülen kemik kayıplarının sonuçları ve çözümleri; Yüzünde aynı binaların kolonları gibi , onu , ayakta tutan , sarkmasını engelleyen kemikleri vardır. Bilhassa elmacık kemikleri , çene hattı ve şakak bölgeleri yüzün kolonlarıdır. Bu bölgelerde kemikte oluşan aşınma ya da kayıplar , yüzün yavaş yavaş aşağı doğru sarkmasına sebep olur. Altı eriyen zeminden aynı toprak kayması gibi yüzün derisi de kaymaya başlar. Bu kaymayı nazolabial bölgedeki ve çin bıyığı bölgesindeki ve çene hattındaki ligaman adı verilen barajlar önler. Bu sebeple de sarkan cilt bu bölgelerde katlantı şeklinde toplanır. Belli bir müddet sonra dolgularla onarılamayan bölgeleri açmak için cerrahi yöntemlere başvurulmak zorunda kalınır.’’ Keskin, işi bu seviyeye getirmeden tedbir almak daha kolay ve pratik ve yaşlanmayı geciktiren uygulamalardan biri de boşalan hacimleri yine anatomiye uygun olacak şekilde , asla abartmadan , sadece restore ederek doldurmak olduğunu söyledi. ‘‘Yüzün geneli değerlendirildiğinde yaşla beraber ana kemik kolonlarında aşınmalar başlayabilir diyen keskin , bu volüm kaybı bazende kilo verimiyle görülebilir. Erken zamanda yapılan müdahalelerde elmacık kemikleri , şakak bölgesi ya da çene hattına müdahalelerle sadece kaybedilen volümü yerine koyarak , çok doğal ve başarılı sonuçlar elde edilebilinir. Dolgu uygulamalarının amacı aslında yüzü şişirmek değil , sadece boşalan volümü takviye ederek yüzü eski destek kolonlarına kavuşturmak , böylece cildin aşağı doğru sarkmasına engel olmaktır. Dolgu uygulaması sonucu elmacık , şakak ve çene hattının doldurulmasıyla daha V shape bir yüz şekli elde edilirken , aynı zamanda yüze lifting verilerek çin bıyıklarının ve nazolabial olukların hafifletilmesi sağlanır. Böylece yüzün volüm kaybı sebebiyle sarkma süreci yavaşlatılmış olunur’’ dedi.

KOLLAJEN KAYBININ SONUÇLARI VE ÇÖZÜMLERİ

20 li yaşların sonunda 30 ların başında ciltte kollajen kırılmaları başladığını belirten Keskin, Aynı zamanda kollajenin yeniden üretimide azaldığını ya da durduğunu da dile getirdi. Keskin sözlerine şöyle devam etti, ‘‘Bu kayıp devam ettikçe elastikiyet kaybı baş gösterir. Elastikiyetin kaybolmasıyla yüzdeki deri kalitesi bozulur. Cilt sarkmaya başlar. Çene kenarından aşağı doğru gevşeyen cilt öncelikle nazolabial oluklarda ve çin bıyıklarında toplanıp katlantılara sebep olarak , yüzde , yaş alma belirtileri oluşturur.Hemen herkeste görülen bu kollajen kaybını , gerekli zamanlarda yerine koymak mümkündür. Belirli aralıklarla direk cilde uygulanan kollajen aşıları , zamanla var olan kayıpları yerine koyar. Aynı zamanda yüze lifting etkisi ve nem vererek canlılığı , dinçliği korur. Yine zaman içerisinde gözeneklenme ve lekelenme problemi başlayan ciltleri erken zamanda yapılan takviyeler ile tedavi eder.’’

GÜNEŞ MARUZİYETİ SONUCU ZAMANLA CİLT YORGUNLUĞU, LEKELENME ARTIŞI VE ÇÖZÜMLERİ

Yaşla beraber maruz kalınan güneş miktarının da arttığına değinen Keskin , Güneşin vücudumuzda birçok faydalı fiziksel üretime sebep olurken bir yandan da cildi kurutması ve ozon tabakasındaki delinmeler sebebiyle bize ulaşan UV ışınlarıyla pigment sentezimizi etkileyerek zararlı etkileri oluşturduğunu söyledi.  Keskin ,‘‘ Zamanla ciltte lekelenme ve renk eşitsizliği meydana gelir. Bu da dışarıdan bakıldığında cilt kalitesini oldukça düşürür. Güneş maruziyeti sonucu oluşan ince kırışıklıkların ve yüzdeki renk dalgalanmasının önüne geçmek bazı mezoterapi uygulamalarıyla mümkündür. Doğru seçilen karışımlar ile cilt nemlendirilirken ince kırışıklar önlenmiş olur , aynı zamanda çeşitli vitamin ve mineral uygulamaları ile de pigmentasyon farkının önüne geçilerek canlı ve tek renk bir cilt elde edilebilir’’ diye konuştu.

CİLTTE HYALÜRONİK ASİT VE SU KAYBININ SONUÇLARI VE ÇÖZÜMLERİ

Ciltte su kaybının başlamasıyla ilk belirtinin kuruluk olarak ortaya çıktığını ve kuruluk zemininde yapılan mimik hareketleri zamanla yerleşik kırışıklık halini aldığını söyleyen Keskin sözlerine şöyle devam etti‘‘Bu sürecin ilerlemesiyle kişi mimik yapmazken bile , bu ince kırışıklıklar bilhassa ağız çevresinde belirgin bir şekilde var olurlar. Bu da kişiye yaşlı bir görünüm verir.Bu gibi ince kırışıklıkların önüne geçmek amacıyla 30 lu yaşların hemen başında cildin nem kaybı hissedildiği gibi , hemen saf hyalüronik asit takviyelerine başlamak gerekir. Kişiye özel seçilecek nem aşıları ya da gençlik aşıları ile cilde olması gereken nem geri kazandırılır.’’

ALIN KIRIŞIKLIKLARI , KIZMA ÇİZGİLERİ , KAZ AYAKLARI OLUŞUM SEBEPLERİ VE ÖNÜNE GEÇMENİN YOLLARI

Hemen herkesin duygusal tepkisi olarak mimiklerinin bulunduğundan bahseden Keskin, yüz mimiklerimizin genel olarak kaz ayaklarıyla gülme , kaşlarımızı çatarak kızma , alnımızı kırıştırarakta şaşırma şeklinde olduğunu ve  gençken aktif kullandığımız mimiklerimizin hiçbir zararı olmadığına değindi. Ancak yaş aldıkça mimik yapılamadığı halde kızma çizgisi , kaz ayakları , alındaki çizgiler kalıcı olmaya başlayacağını ve bunun da mimik yapmazken bile kızma ya da yorgunluk ifadesine neden olacağını söyledi. Oluşan tüm kırışıklıkların da karşıdan bakıldığında yaşlılık göstergesi olarak değerlendirildiğini sözlerine ekledi.Keskin, ‘‘Bu kırışıklık daha oluşmadan , oldukça pratik bir yöntem olan botoks uygulamalarıyla engellenebilir. Botoks uygulamaları kırışıklıkların önlenmesinde oldukça başarılı olduğu gibi aynı zamanda şakak bölgesinde ve alında minimal gerilmeye de sebep olarak yüzü yukarı taşımakta ve oldukça fresh ve genç bir görünüm sağlamaktadır’’ dedi.

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255