banner214
Öne Çıkanlar Nuriye turkcell VALİ kurak mtb

COVID-19 HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Sıkı önlemler aldırıp dünyanın dört bir yanında insanların evlere kapanmasına neden olan korona virüsü salgını, paniği de beraberinde getirdi. Meydana gelen panik kaosu ile birlikte sosyal medyada COVİD -19 hakkında yanlış bilgiler doğru kabul edilir hale geldi. Ayrıyeten kovit aşısı hakkında sosyal medyada oluşturulan bilgi kirliliği aşılanmanın hazını azaltmakta, pandemi süresini de hayli uzatmaktadır. İMECE Gazetesi olarak sosyal medyada COVİD-19 ve aşı ile ilgili doğru bilinen yanlışları, Sağlık Bakanlığının açıkladığı verileri, okulların açılmasının süreç bakımın dan doğru olup olmayacağını ve Mersin’in pandemiyle alakalı son durumunu Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen’e sorduk. Antmen “Mersin’de COVİD vakaları Sağlık Bakanı’nın beyanı gibi gitmiyor. Son bir haftada vaka sayıları yarı yarıya düşmüş gibi gösteriliyor ancak hastanelerin durumu hiç de öyle değil.” şeklinde konuştu.

“İŞTE COVID-19  VE AŞISI İLE İLGİLİ DOĞRU KABUL EDİLEN YANLIŞLAR”

Sarmısaklı su, alkol, tuzlu su, çeşitli antiseptik gargaralar bizleri koronadan korur mu?

 Sarmısaklı su, alkol, tuzlu su, çeşitli antiseptik gargaralar gibi sıvıların boğaz ya da burun mukozasına uygulanması kesinlikle koruyucu değildir. Bu uygulamalar, mukoza bütünlüğünü bozarak virüslerin bu bölgelerdeki hücrelere tutunmasını kolaylaştırabilir.

-Vitamin ilaçlarının, çeşitli besin takviyelerinin ve bitkisel ürünler bağışıklık sistemini güçlendirir mi?

Vitamin ilaçlarının, çeşitli besin takviyelerinin ve bitkisel ürünlerin bağışıklık sistemi kuvvetlendirdiği bilgisi tamamen yanlıştır. Normal fizyolojik durumumuzda bu sistem tam dengede durur, hiçbir ilaç veya maddenin bağışıklık kuvvetlendirici etkisi yoktur. Çünkü aşırı çalışan bir bağışıklık sistem, oto-bağışıklık hastalıkları grubuna davetiye çıkartır. İyi beslenme, iyi uyku ve iyi dinlenme, sigara, tütün ürünleri ve aşırı alkolden uzak durmak, ruhsal durumumuzu hoş tutmak, aşırı ruhsal gerginliklerden kaçınmak dengeli bir bağışıklık sistemi için elzemdir.

- Sıcak uygulama, sauna, nem ya da soğuk uygulama virüsleri yok eder mi?

Sıcak uygulama, sauna, nem ya da soğuk uygulama virüsleri yok edemez. Virüsler 56C derecede ölür ama bu sıcaklıkta kendi hücrelerimizin içindeki proteinler de denatüre olarak hücrelerimizin ölümüne yol açar.

- Çok soğuk ya da çok sıcak bölgelerde de COVID-19 ‘un bulaşma riski az mıdır?

 Çok soğuk ya da çok sıcak bölgelerde de COVID-19 insanları hastalandıracak potansiyele sahiptir. Bu bölgeler sosyal yakınlaşmanın çok az olduğu yöreler olduğundan ve daha az sayıda insan yaşadığından hastalık daha az görülür (Çöller, tropik ormanlar, Alaska’nın ve Sibirya’nın uç bölgeleri, kutuplar).

-Virüsün uzaktan gelen herhangi bir ürünle bulaşma riski var mıdır?

Virüslerin canlı olarak kalabilmesi için mutlaka canlı hücrelere ihtiyaç vardır. Kargo yolu ile veya uzaktan satın alınan çeşitli ürünlerle bulaşma olasılığı çok zayıf, hatta olanaksızdır. Kısa sürede plastik, çelik, karton üzerinde canlı kalabilen COVID-19’dan özellikle market alışverişleriyle gelen ürünlerin, 1-2 saat ev dışında bekletilmesi bulaşma olasılığını ortadan kaldırmaya yeterlidir. Bu ürünlerin dezenfekte edilmesi, bazı dezenfektanların toksik olması nedeniyle riskli de olabilir.

- Maskenin koruyuculuğuna güvenmek eksiktir. Sosyal mesafe dediğimiz bir buçuk metreyi korumamız, sarılma-tokalaşma-öpüşme gibi sosyal yakınlaşma eylemlerini yapmamamız, temizliğe azami özeni göstermemiz gerekir.

-Kullanılan maskeler yetersiz midir?

-  N-95 gibi virüsleri de izole edebilecek maskelerin sadece bu hastalara yoğun bakım veren veya işlem yapan sağlık personeli için saklanması gerekir. Sağlık hizmetinde çalışmayan vatandaşın cerrahi maske takması yeterlidir.

- Eldiven takmak koruyuculuğu artırır mı?

 Eldiven takan bir kişinin korunduğunu sanarak, kendini daha güvenli hissetmesi ve kirlenmiş eldivenleriyle her yeri ellemesi diğer insanlara risk oluşturacaktır. Ellerin sık sık su ve sabunla 30-60 saniye yıkanması yeterlidir.

- Sıtma ilaçları, tonik su içeren içecekler, kinin içeren ilaçlar kovitten korur mu?

Sıtma ilaçları, tonik su içeren içecekler, kinin içeren ilaçlar asla koruyucu değildir. Bunların kullanılması yan etki problemleriyle karşılaşabilme açısından toplum sağlığı açısından risk oluşturur.

-Evcil ya da sokak hayvanlarının bulaştırma riskleri var mıdır?

Evcil hayvanlarımızın ya da sokak hayvanlarının insandan insana bulaşma kabiliyetini kazanmış bu coronavirüsü bulaştırmada herhangi bir rolü yoktur.

- COVID aşılarının kalp krizini tetikler mi ?

- COVID aşılarının kalp krizi yapma riski yoktur. Kalp kası iltihabı denilen Miyokardit yapma olasılığı vardır. Ancak aşı yapılanda bu olasılık yüz binde bir, COVID’e yakalananda yüzde dört oranındadır. Yani COVID hastası olanın aşı olana göre dört bin kat daha fazla Miyokardit olma olasılığı vardır. Ve daha da önemlisi COVID’in yaptığı Miyokardit’in tedavisi çok daha zordur.

- Aşılarla ilgili sosyal medyada çıkan haberlerin hiçbiri gerçek değildir ve bazı sağlık çalışanlarının bu işin içerisinde olmasının hiçbir bilimsel değeri yoktur. Onlar bilimsel gerçekleri kendi lehlerine olacak şekilde eğip bükerek kullanıyorlar ve bir anlamda halk düşmanlığı yapıyorlar, çünkü belki de sadece onların söyledikleri yalanlardan sadece Türkiye’de günde 250 insan ölüyor.

COVİD ve aşısı hakkında çığ gibi büyüyen yanlış bilgilere değinen Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen aşı karşıtlığına, okulların açılmasına ve Mersin’in pandemiyle alakalı son durumunu da değindi.

“Toplumun yüzde 3’lük bir kısmı aşı karşıtı”

Sosyal medyadaki aşı karşıtı propagandaların sadece ülkemizde değil, tüm ülkelerde de yapıldığını söylen Tabip Odası Başkanı propaganda yapanların toplumun yüzde 3’lük bir kısmı olduğunu dile getirdi. Mehmet Antmen,” Sosyal Medyadaki aşı karşıtı propagandalar sadece ülkemizde değil, tüm ülkelerde var ve bunlar toplumun yüzde 3’ünden az bir oranı oluştururlar. Bu yüzde 3’lük kesim aşı karşıtıdır ve bizim bu kişilerle tartışmamızın bir yararı yoktur.” dedi.

“Sağlık bakanlığı daha ciddi bir çalışma ile bu tereddüdün önüne geçebilir”

Sağlık bakanlığının yanlış uygulamaları nedeniyle aşı tereddüdü içerisinde olan yüzde 25-30’luk kesimin daha önemli olduğunu belirten Antmen “Bizi asıl ilgilendiren Sağlık bakanlığının yanlış uygulamaları nedeniyle aşı tereddüdü içerisinde olan yüzde 25-30’luk kesimdir. Bu kişilerin kazanılması ve aşı tereddütlerinin giderilmesi gerekir. Bu da ancak sağlık bakanlığının düzgün bir pandemi ve aşı politikası, ciddi bir aşı kampanyası ve aşı tanıtım çalışmalarıyla mümkündür. Biz TTB olarak elimizden geldiğince aşı tereddüdünü gidermeye çalışıyoruz ancak bizim ne güçlü bir medyamız ve ne de etkili bir sosyal medya mecramız bulunmamaktadır. Bu anlamda sağlık bakanlığı daha ciddi bir çalışma ile bu tereddüdün önüne geçebilir.” şeklinde konuştu.

“Ancak bugüne değin böyle bir önlem alınmadı”

Okulların açılması için öncelikli olarak önlemlerin harfiyen yerine getirilmesi gerektiğini belirten Mehmet Antmen,” Önlemler yeterince alınabilseydi bu açılmanın vaka sayısının artmasındaki rolü engellenebilirdi. Ancak bugüne değin böyle bir önlem alınmadı ve bu nedenle okullar açılınca vaka sayılarında ciddi bir artma olacak gibi görünüyor. dedi.

“Bu da vaka sayılarının artmasına neden olacak”

 Öğretmenlerin ve 12 yaş üstü çocukların aşılanmalarının sağlanması gerektiğini dile getiren Tabip Odası Başkanı “Kalabalık sınıfların bölünmüş dersler yaparak öğrenci sayısının azaltılması, öğretmen açığının acilen kapatılması, temizlik personellerinin okullara kadrolu şekilde atanması, dezenfeksiyon ve temizlik konusunda radikal önlemlerin alınması gibi yapılması gereken çok fazla şey var. Ancak bugüne değin bunların hemen hiçbiri yapılmadı. Bu da vaka sayılarının artmasına neden olacak. Bugünden itibaren bu önlemlerin yerine getirilmesi ve okulların açık tutulması en büyük temennimiz.” dedi.

“İl merkezimizdeki üç kamu hastanesi tamamen dolmuş durumda”

Mersin’de COVID vakaları Sağlık Bakanı’nın beyanı gibi gitmediğini söyleyen Antmen, “Son bir haftada vaka sayıları yarı yarıya düşmüş gibi gösteriliyor ancak hastanelerin durumu hiç de öyle değil. Şu an Üniversite hastanesi de dahil olmak üzere il merkezimizdeki üç kamu hastanesi tamamen dolmuş durumda. Yoğun bakımlarda yer yok, yoğun bakıma yatması gereken hastalar servislere, servislerde yatması gereken hastalar ise acillerde tedavi görüyor.”  diye konuştu.

“Ölüm sayıları gün geçtikçe artıyor”

Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının yenide tükenmişlik yaşadıklarını dile getiren Mehmet, Antmen, “Bu kabul edilebilecek bir şey değil. Ölüm sayıları gün geçtikçe artıyor ve sağlık bakanlığı hiçbir ek önlem almıyor. Hekimler ve diğer sağlık çalışanları yeniden tükenmişlik yaşamaya başladılar. Bugüne değin önlemlerin yeterince alınmaması, aşılamadaki yavaşlık ve başarısızlık Mersin’i ne yazık ki COVID mücadelesinde başarısız bir duruma getirdi.” İfadelerini kullandı.”

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

banner231