banner165
Öne Çıkanlar ÇOCUKHAKLARIGÜNÜ Bahçelinin sağlık durumu ile ilgili açıklama yaptı. belediye baskan 20KASIM vahap

 “HER BAĞIŞ BİR HAYAT DEMEKTİR”

Dahiliye Uzmanı Dr. Aysel Öz, organ nakli konusunda gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.

- Bu haber 1970 kez okundu.

 “HER BAĞIŞ BİR HAYAT DEMEKTİR”

Özel Mersin Sistem Cerrahi Tıp Merkezi doktorlarından Dahiliye Uzmanı Aysel Öz, organ bağışının dini yönden bir sakıncasının olmadığının dini yetkililerce de sık sık kamuoyu ile paylaşıldığını hatırlatarak, “Şu an itibariyle yaklaşık 25.000 böbrek, 2.500 karaciğer, 1143 kalp, 93 akciğer bekleyen hasta mevcuttur. Ne kadar çok organ bağışı yapılırsa o kadar çok hayat kurtarılacaktır. Unutmayalım ki her bağış bir hayat demektir” diye konuştu.

“YETERLİ BİLİNÇLENDİRME YAPILAMAMIŞTIR”

Uzm. Dr. Öz, “Kişinin sağken, gönüllü olarak tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku veya organlarının başka birine nakline onay verip bunu belgelemesidir” dedi. Dr. Öz,  3-9 Kasım arasının Dünya Organ ve Doku Bağışı Haftası olarak kabul edildiğini hatırlatarak, “Bu kapsamda da farkındalık çalışmaları özellikle bu tarihlerde daha yoğun yapılmaktadır. Hem ülkemizin, hem dünyanın en büyük sağlık sorunlarından biri, organ nakli yapılmadan iyileşmeyen hastalıklardır. Organ nakli bekleyen hastaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Organ bağışı hayati önem taşımasına rağmen bunun önemi ülkemizde henüz tam algılanamamıştır veya bu konuda bugüne kadar yeterli bilinçlendirme yapılamamıştır” diye konuştu.

“ACİLİYETE GÖRE DEĞİŞİR”

Uzm. Öz,Ülkemizde nakli yapılan organlar; böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas, ince bağırsaktır. Dokular ise; kemik iliği, kornea, kemik ve deridir. Bugün yaklaşık 25.000 kronik böbrek yetmezliği hastası böbrek nakli için beklemektedir. Organ nakli organizasyonu Ulusal Organ Nakli Koordinasyon Merkezi’nce yapılmaktadır. Organ bağışı bekleyen hastalar organ bulunduğunda kan grubu, doku uyumu, yaş, kilo vb. kriterlere ve aciliyet durumuna göre bu kurumca değerlendirilir ve nakil organizasyonu yapılır” ifadelerini kullandı. Organ bağışının hastanelerde, Sağlık Müdürlüklerinde, Emniyet Müdürlüklerinde, organ nakli merkezlerinde yapılabileceğini duyuran Uzm. Öz,  “Bunun için iki tanık eşliğinde organ bağışı kartını imzalamak yeterlidir. Bir veya birden fazla organ bağışlanabilir. Verici istediği zaman organını bağışlamaktan vazgeçebilir. Bunun için yanında bulundurduğu bağış kartını iptal etmesi yeterlidir. Yasalara göre organ bağışı yapacak kişiler 18 yaş üstü ve akli dengesi yerinde olmalıdır. Kişi organ bağışı yapmış olabilir ama evde ya da kazada hastaneye gelmeden önce beyin ölümü gerçekleştiği takdirde organları alınamaz” dedi.

“DİNİ YÖNDEN SAKINCASI OLMADIĞI SIKÇA PAYLAŞILIYOR”

Organ bağışının dini yönden de sakıncasının olmadığını hatırlatan Dr. Öz, “Dini yetkililerce bunun bir sakıncası olmadığı sık sık kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Dünyada ilk başarılı organ nakli 1937 yılında bir ceylan üzerinde yapılmıştır. 1905 yılında ise Avusturya’da kornea doku nakli yapılmıştır. Farklı ülkelerde farklı çalışmalar olmakla birlikte 2. Dünya Savaşı’ndan sonra çalışmalar daha çok hızlanmıştır. İnsanda ilk başarılı böbrek nakli 1954 yılında, ABD’de yapılmıştır. 1958 yılında HLA denilen doku uyumu bulunmuş ve Nobel Tıp Ödülü almıştır. O günden beri doku uyumu önemini korumaktadır. 1967 yılında ilk kalp nakli, 1985 yılında ilk akciğer nakli, 1988’de ise ilk karaciğer nakli yapılmıştır” diyerek organ nakli çalışmalarının hızla gelişirken farklı organ nakil denemelerinin de devam ettiğini belirtti.

“KADAVRADAN YAPILAN ORGAN NAKLİ ÇOK DÜŞÜK”

Ne kadar çok organ bağışı yapılırsa o kadar çok hayat kurtarılacağını hatırlatan Öz son olarak şunları söyledi, “Günümüzde tıp birçok hastalığa kesin çözüm bulmuşken, teknolojiyi tıp alanında çok iyi kullanırken haâla tedavisi olmayan böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği, karaciğer yetmezliği gibi organ nakli yapılmadan düzelmeyen hastalıklar mevcuttur. Bu hastaların hayata tutunabilmeleri ancak organ nakli sayesinde olabilmektedir. Bu durum hepimize organ bağışı konusunda sorumluluklar yüklemektedir. Türkiye organ nakli faaliyetleri için yeterli bilgi ve deneyime sahip hekim kadrosu ve donanıma sahiptir. Ancak yeterince organ bağışı yapılmadığından kadavradan yapılan organ nakli çok düşüktür. Şu an itibariyle yaklaşık 25.000 böbrek, 2.500 karaciğer, 1143 kalp, 93 akciğer bekleyen hasta mevcuttur. Ne kadar çok organ bağışı yapılırsa o kadar çok hayat kurtarılacaktır. Unutmayalım ki her bağış bir hayat demektir.”  

HABER: Seren SABUNCU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.