banner321
Öne Çıkanlar doktor hastane ZİYARET Başkan Tuna Engelli Danışma Merkezi Arpaçsakar

“TALEPLERİMİZE ELDE EDİNCEYE KADAR DEVAM EDECEĞİZ”

Haber: Elif KURTTAŞ

Mersin’de iş bırakma eylemini üçüncü gününde hekimler Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelerek kararlılıklarını sürdürdü. 14 Mart Tıp Bayramı’nda hakları ve talepleri için greve çıkan hekimler ve tüm sağlık emekçilerinin mücadelesi, üçüncü gününde basın açıklamaları, eylemler ve halaylarla devam ederek sona erdi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Örgütlenme Sekreteri Sevgi Başaran hiçbir yere gitmediklerini belirterek “Tıp Bayramı mücadeleyle kutlayan sağlık emekçilerinin bayramını kutluyorum. Hiçbir yere gitmiyoruz dedik. Buradayız dedik. Haklarımız, emeğimiz ve sağlık hakkımız için sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak üretimden gelen gücümüz de 14-15 Mart'ta mücadeleyi büyüttük ve iş bıraktık. Bugün 16 Mart, tüm baskılara, ceza yönetmeliklerine, hayatlarımıza kasteden şiddete karşı birleşerek mücadele etmeye kararlıyız.” ifadelerini kullandı.

“İÇİ BOŞ SON MEKTUPLARA VE SON OLARAK DA BOL ÇEKLİ-CAKLI MÜJDELERE GELDİK”

Bugün günlerden yine direniş diyen Birlik Dayanışma Sendikası Genel Sekreteri Doktor Çağlar Özen “Beyaz direnişteyiz. Günlerdir, aylardır, hatta yıllardır direnişteyiz. Ama gerçekten çok ilginç günlerden geçiyoruz. Varsın giderlerse gitsinler diyen söylemlerden Allah yokluklarını göstermesin diyen söylemlere evrilen çok gecikmiş, içi boş son mektuplara ve son olarak da bol çekli-caklı müjdelere geldik. Belli ki bir farkındalık oluşturmuşuz. Bu sevindirici bir şey. Ancak fark etmişsinizdir müjdeler listesi mevcut haliyle bile çok eksik. Taleplerimizin yarısı neredeyse bu haklı müjdelerin içinde yok. Neler yok? Hekimlere 7 bin 200 ek gösterge yok. Aile hekimliği ceza yönetmeliği ve infaz komisyonlarının kaldırılması yok. Kovid-19un meslek hastalığı sayılması ve mağdur ailelerin durumlarını düzenle düzeltme yapmayla ilgili bir çalışma yok.” dedi.

“FABRİKADA ŞİŞELERE KAPAK MI BASIYORUZ SAYIN BAKAN?”
Güvenli ve sağlıklı çalışma şartlarıyla ilgili herhangi bir söylemin yok olduğunu vurgulayan Özen “Güvenli ve sağlıklı çalışma ortamı deyince şunu da belirtmeden geçmeyeyim. Beş dakikada bir hasta muayene dayatması şurada dururken geçenlerde bir yazı çıktı ve randevulu randevusuz tüm hastalara bakılacak dendi. Bu ne demek? Beş dakikadan da kısa sürede, iki dakikada, üç dakikada hastanı gör eline ver, odadan gönder demek. Fabrikada şişelere kapak mı basıyoruz Sayın Bakan? Fabrikasyon, mal mı üretiyoruz? İnsan sağlığı bu kadar basit mi?” ifadelerini kullandı.

Gelecek zamanlara dair vaatler içeren müjdelere de içi boş mektuplara da inanmıyoruz diyen Özen “Çünkü biz artık somut adımlar istiyoruz. Bu adımlar atılırken de masada olmak istiyoruz. Hep birlikte masada bizim dinlenmişimizi istiyoruz. Bugüne kadar yıllarca dedik ki bu sorunların çözümünü birlikte üretelim. Birlikte çözelim. Ama bizi dinlemediniz ve bugüne kadar hiçbir şey yapmadınız Sayın Bakan. İşte bu sebeplerden dolayı ne içi boş mektuplar ne de müjdeler bizi sevindirebiliyor. Bu yüzden eylemlerimize direnişimize hak taleplerimize sonuna kadar elde edinceye kadar devam edeceğiz.” şeklinde ifade etti.

“ÖZLÜK HAKLARINDAN KAYNAKLANAN HAKLARINI ALAMAMIŞLARDIR”

Diş Hekimleri Odası adına  konuşan Nilüfer Kara SelçukDiş hekimleri odası olarak sorunlarımızı her platformda Sağlık Bakanlığı'nda defalarca dile getirdik, dile getirmeye de devam edeceğiz. Pandemi şartlarında tıp hekimleriyle birlikte ön saflarda çalışan filyasyon görevini kendi branşları olmamasına rağmen başarıyla yürüten meslektaşlarımızın karşılık olarak önce halkımız diyen hekimlerimiz hastalanma evlerinden, çocuklarından uzak kalma ve hatta ölmelerine rağmen ne maddi ne manevi olarak bir karşılık görememişlerdir. Uzunca bir süredir özlük haklarından kaynaklanan haklarını alamamışlardır. Yeterli alt yapısı ve öğretim görevlisi olmadan onlarca diş hekimliği fakültesi açılması da doğru değildir. Bu sadece genç meslektaşlarımızın ucuz iş gücü olarak çalışmasına neden olmaktadır.” diye konuştu.

“ÇOK GÜZEL BİNA, FAKAT İÇİ BOŞ”

Mersin Aile Hekimleri Derneği adına konuşan Haydar Karakoyun ‘Korkmadınız, dimdik ayaktasınız’ diyerek “Artık hekim paketleyin muhabbetine geldik. İstiyorlarsa gitsinler den nerelere geldik. Biz niye savaşıyoruz? Biz bu ülkenin evlatlarıyız. Biz bu Türk halkına, Türk milletine elimizden geldiği kadar hizmet vermek istiyoruz. Çok güzel hastaneler yaptılar. Peki, soruyorum size çok güzel bina, fakat içi boş. Boşaltılmış hizmet veremeyen, kalitesi düşmüş bir hastanenin bir anlamı var mıdır arkadaşlar? Vatandaşa makine muamelesi yapılmamız isteniyor. Bak yaz sistemiyle, hayır efendim. Hekimliği de tanımamış, bilmemiş bunlar. Hekimlik böyle bir şey değildir.” ifadelerini kullandı.

“BİZ MAKİNE DEĞİLİZ”

Hastanın her türlü derdini dinleyerek gerekli çözümleri bulunması gerektiğini vurgulayan Karakoyun “Fakat bize diyorlar ki hızlı bakın. Neden? Çünkü hastanelere gelir sağlamak lazım. Döner sermaye sağlamak lazım. Aynı hekimlerin de aynı şekilde ne varsa bize yapın. Şunu yapın, bunu yapın. Yeter ki çalışın. Nereye kadar arkadaşlar? Bizler makine değiliz. Bizler de insanız. Bizler de vatan evladıyız. Bizim de anamız, babamız, çoluğumuz, evladımız var. Bizler onların da geleceğini düşündüğünüz gibi sizlerin de, halkımızın da geleceğini düşünüyorum. Parasız sağlık hizmeti diyoruz. Genç doktorlarımız göç etmesin diyoruz. Kendi vatanımızda, kendi insanımıza hizmet etsin diyoruz. İthal doktordan ne bekliyoruz arkadaşlar? Gördük memleketin halini. İthal etmekten ne hale geldik.” diyerek artık yetmediğini belirtti.

“BİZLER KORKMUYORUZ”

Gençlerimize sahip çıkıp korunması gerektiğini vurgulayan Karakoyun “Biz de korkmuyoruz arkadaşlar. Aile hekimler olarak defalarca baskılar, zulümler, mobbingler yapılıyor. Cezalar kesiliyor. Yine kesilecek. Kessinler efendim. Kessinler Ankara'da bürokratlar torpille gelmiş diye. Ama ben diplomamı annemin, babamın, kendi dişimin tırnağıyla kazandım.” şeklinde ifade etti.


“BİZİ DİNLEYECEKSİNİZ”

Hekim Birliği Sendikası adına “Bizi dinleyeceksiniz. Beraber karar vereceğiz” diyen Doktor İbrahim Ethem Kerem “Burada tıp fakültelerinde okutmak için çok titizlikle seçtiğiniz ilk 3 bine 5 bine giren hekimler var. Burada bu tıp fakültesi eğitimi yetmez. Ben halkıma insanlığa daha çok faydalı olayım deyip çok zorlu bir sınav olan TUS sınavına girip ardından uzmanlık eğitimini tamamlayan hekimler var. Burada gece gündüz, yıllarca çocuklarımızın aşılarını, gebelerin aşılarını acillerde görüntüleme merkezlerinde teknik görüntülemeyi yapan arkadaşlarımız var. Bu kadar zorlu şartlarda çalışan hekimlerin sağlık çalışanlarının sözlerini dinlemiyorsunuz da kimin sözünü dinliyorsunuz” diyerek mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291

banner323