banner165

İnsanın ve evrenin var oluşu ile başlayan sanat düşünen, neden-sonuç ilişkilerini araştıran, analiz ve yorum yapan insanların işidir. Sanatta yaygınlığı hedeflemek, özümleyebilmek ve anlamak sanatla iç içe olmakla olanaklıdır.

Sanat ve toplum birbirinden ayrılamaz gerçekliklerdir. Sanatın oluşması için mutlaka toplum gereklidir. İnsan gerçeği sanatın yapıcı unsurudur. Bireyin arzuları, tutkuları ve hasletleri ile toplumun istekleri sanatın özünü ortaya koyar.

Sanat, geçmişten günümüze kadar her türlü toplum hareketlerinden etkilenerek topluma yön vermeyi adeta kendisine amaç edinmiştir. Sanat yaşamın içinden gelmekle birlikte aynı zamanda toplumda yaşayan bireylerin yaşamlarını etkiler. Sanat bu dünyanın ve toplumun ayrılmaz bir parçasıdır.

Sanat toplumun dinamik bir göstergesidir. Tarih boyunca “Sanat toplum için mi, sanat için mi?” sorusu daima tartışılan bir konu olmuştur. Sanatı seyreden, dinleyen ya da görselliğini tadan toplum olduğu için sanatın toplum için oluşunun daha kuvvetli kabul gördüğü ifade edilebilir. Sanat toplumla yaşanan bir duygu, düşünce, zevk ve estetik anlayışının bütünü olarak görülebilir.

Sanatın toplum içinde her zaman ayrıcalıklı bir yeri vardır. Sanat, sanatçı ve toplum birbiriyle etkileşim halindedir. Toplumsal yaşam sanatçıyı ve toplum sanat eserini, sanat eseri de toplumu etkilemektedir.

Alman filozof Arthur Schopenhauer’a göre insana varlıkta özel bir yer kazandıran, onu özel kılan şey, onun bilgi edinebilmesi ve edindiği bilgilerle çeşitli başarılar elde etmesidir. Ona göre sanat da insanın bir tür başarılarından oluşan varlık alanıdır. Sanat eserinin ortaya koyduğu ya da gösterdiği, gerçek olandır.

Sanatçıların fikir ve eylemlerinin paylaşılması sayesinde toplum sıradanlığı aşar ve her alanda gelişme gösterir. Sanatçıların hayal güçlerini kullanmaları bilimin de öncülüğünü yapar. Sanatçıların fikirlerinin önünü açmak toplum için vazgeçilemez eylemlerden olmalıdır.

Dünyanın neresinde olursa olsun, yaşamı, özellikle sosyal hayatları anlamlı kılan, ona renk, vizyon ve heyecan katan en önemli olgu sanatın büyüleyici gücüdür. Sanat, duygu ve düşüncenin estetik boyutudur. İnsan ruhunu nakış gibi işleyen güzellikler demetidir. Sanattan ve sanatçıdan mahrum bir milletin sağlıklı bir geçmişi olamayacağı gibi geleceği de parlak olmaz. Onun içindir ki sanat, bütün zamanların ve kabullerin ortak paydasında yer alır.

İnsan doğayı kavramlaştıran bir varlık olduğuna göre, kavramlar olmadan sanat olmaz. Sanat insanın sadece hayatla ilgili gereksinimini değil aynı zamanda ruhsal doyumunu da kapsar. İnsan gerek bilim, gerek felsefe ve gerekse sanat yoluyla kendi gerçekliğini arar.

Uzmanlara göre bugün yapılan mesleklerin çoğu önümüzdeki on yıl içinde tarih olacak. Dijitalleşen dünyada yeni yeni meslekler yerini almaya başladı. Ancak, tüm dünyanın ortak görüşü sanatsız dünya olmayacağı yönünde.

ahmetakinmersin@gmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner185