banner165

5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girdiği 2005 yılından sonraki uygulamasında, özellikle vücuda temas içeren ancak süreklilik arz etmeyen, ani davranışların mağdurun yaşına göre cinsel saldırı ya da cinsel istismar olarak kabul edilmesi bir takım adaletsiz sonuçların ortaya çıkmasına neden olmuştur

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş bulunan Çocuğun Cinsel İstismarı suçunda özellikle “her türlü cinsel davranış” deyiminden ne anlaşılması gerektiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu suçun oluşması bakımından cinsel istismara yönelik eylemin cinsel ilişki boyutuna varması aranmayacaktır. 5237 sayılı TCK nun 103/1 maddesinde düzenlenen bu suç tipinde, fail cinsel dürtülerini tatmin etmek amacındadır ve dolayısıyla da şehevi kast altında hareket etmektedir Bu nedenle failin mağdura yönelik olarak gerçekleştireceği ve süreklilik arz edecek “öpmek, dokunmak, okşamak, sürtünmek” benzeri davranışlar, çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturacaktır.

                Türk Ceza Kanunu’nun bu düzenlemeleri karşısında, cinsel ilişki seviyesinde olmayan; ancak mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal eden her türlü sürekli ve kesintisiz cinsel davranış çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturacaktır. Failin cinsel davranış içeren eylemlerinin boyutu, süreklilik arz edip etmediği suçun sarkıntılık düzeyinde kalması bakımından önem arz etmektedir. Zira sanığın cinsel tatmin sağlamak amacıyla kısa süreli, ani ve kesintili hareketleri( Örnek Yargıtay Kararları’nda belirtilen örneğin, çimcirme, eliyle göğsüne dokunup çekme, bir anlık öpme, eliyle poposuna vurma ve çekme vb. ) sarkıntılık düzeyinde kaldığı kabul edilerek daha az miktarda bir ceza verme yoluna gidilecektir. Sarkıntılık ilgili madde de tanımlanmamış ancak Doktrin ve yargı içtihatlarıyla belirli bir kalıba oturtulmaya çalışılmıştır.

Bu kapsamda cinsel sarkıntılık suçu failin mağdura yönelik belirli bir süre devam etmeyen- ani nitelikte ve kesik kesik ortaya çıkan hareketleri yapmak suretiyle mağdurun cinsel dokunulmazlığını ihlal etmesi şeklinde tanımlanabilir. Konuyla ilgili Yargıtay içtihatları ve İstinaf mahkemesi kararlarına bakıldığında;

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 27/06/2019 tarih ve 2015/8856 Esas - 2019/10421 Karar sayılı kararında; ..."Mevcut haliyle sanığın mağdurelere minibüs içerisinde arkadan yaklaşarak cinsel organını mağdurelerin arkasına sürtmesi şeklindeki eylemlerinin ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığının anlaşılması karşısında.." şeklinde hüküm kurulmuştur. 

Sarkıntılık fiili cinsel saldırı ve cinsel istismar suçlarının daha az cezayı gerektiren nitelikli hali olarak düzenlendiği için, sarkıntılık ile korunan hukuki değer cinsel dokunulmazlıktır. Sarkıntılıkta, cinsel dokunulmazlık mağdurun vücuduna temas içeren cinsel davranışlarla ihlal edilmektedir. Bu itibarla korunan hukuki değer öncelikle mağdurun cinsel özgürlüğü olarak karşımıza çıkmaktadır. (Sarkıntılık fiili/ Prof. Dr. Mehmet Emin Artuk, Dergipark)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner209

banner211