banner165
banner177
banner176

Ama hangi şeker sağlığımız için gerçekten değerli ? Ortalıkta dolaşan birkaç popüler diyet var ; doğal meyve şekerinin (fruktoz) kilo alımına katkı sağladığı düşünüldüğü için insanlara ısrarla meyve yemeyi bırakmalarını söylüyorlar . İşin aslı karaciğer fonksiyonu bozulması , yüksek tansiyon ve kilo alımıyla ilişkili olanın sadece ilave şekerlerden alınan fruktoz olduğu görülüyor . Şekerin içindeki fruktoz kötüyken meyvedeki aynı fruktoz nasıl zararsız ola biliyor ? Bir küp şeker ile şeker pancarı arasındaki farkı düşünün . Doğada fruktoz lif , antioksidan ve fitokimyasallarla paktlenmiş olarak geliyor , bunun da fruktozun olumsuz etkilerini hükümsüz bıraktığı görülüyor .

Çalışmalar içine 3 çorba kaşığı şeker konulmuş bir bardak su içerseniz (bir kutu gazlı içecekte bulunan miktara yakın)  bir saat içinde kan şekeri değerlerinizde ani   ve büyük bir artış gerçekleştiğini gösteriyor . Bu vücudunuzun fazla şekeri temizlemek için o kadar çok insulin salgılamasına neden olur ki, sınırı çok aşarsınız ve ikinci saatte hipoglisemik hale gelirsiniz , yani kan şekeriniz açlık durumunda olduğundan daha da aşağılara düşer . Vücudunuz bu düşük şekeri algılar ve sizi hayatta tutacak bir enerji kaynağı olarak  kan akışınıza yağ yığmaya başlar .Kandaki bu aşırı yağ sonrasında daha büyük sorunlara neden olabilir .

Peki şekere ek olarak bir bardak dolusu karışık üzmsü meyve yerseniz ne olur ? Elbette üzümsü meyvelerin de kendi şekerleri vardır – fazladan bir çorba kaşığına denk gelecek kadar – yani kan şekeri artışı daha bile  fena ola bilir değil mi ? Aslına bakarsanız , hayır . Bir bardak şekerli suyun yanında üzümsü meyve yiyen deney katılımcıları , fazladan kan şekeri artışı ya da hipoglisemik düşüş sergilemediler ; kan şekeri değerleri çok az yükselip indi ve kana yağ akışı olmadı .

Şekeri meyve şeklinde tüketmek sadece zararasız değil , faydalı da. Üzümsü meyveler yemek,  beyaz ekmek gibi yüksek glisemik gıdaların neden olduğu insulin artışını köreltebiliyor . Bu meyvedeki lifin midenizde ve incebağırsağınızda yaptığı ve şekerlerin salınımını yavaşlatan jelleşme etkisinden ötürü olabilir .Bir başka neden de bağırsak duvarından şekerin emilip kanınıza karışmasını önleyebildiği görülen belirli meyve fitokimyasalları olabilir. Yani fruktozu doğanın uygun gördüğü şekilde yemek , riskten çok fayda taşıyor.

Harvard tıp fakultesinin 1 mart 2016 tarihli Harvard Sağlık Dergisi’nden ‘’Doktoruna sor : Ne kadar meyve yiyebilirim’’ yazısına bir göz atalım . Yazıda Güney Amerikada yapılmış bir araştırmadan örnek veriliyor . 12-24 hafta süreyle  deneklerden günde 20 porsiyon meyve  yemeleri istendi . Bu meyve temelli diyetin sıradışı biçimde yüksek fruktoz içeriğine rağmen – günde yaklaşık sekiz kutu gazlı içeceğe eşdeğer  şeker – araştırmacılar genelde vücut ağırlığı  , tansiyon ,  insulin , kolesterol ve trigliserit seviyeleriyle ilgili olumsuz etkiler olmadan faydalı sonuçlar kaydettiler .  Daha yakın zamanda , glisemik endeksi bulan araştırma grubu deneklere iki hafta boyunca günde yaklaşık yirmi porsiyon meyve içeren bir meyve , sebze , kabuklu yemiş diyeti uygulatmanın , kilo , tansiyon  ya da trigliserite olumsuz etki etmediğini saptadılar – bu LDL (‘’kötü’’) kolesterol otuz sekiz puanlık müthiş bir düşüş gösterdi .

Kolesterolü düşürme , kırılan tek rekor değildi : Katılımcılardan meyveye ek olarak günde kırk üç porsiyon  sebze yemeleri istendi , bu da araştırmacıların beslenme müdahalelerinde görülmüş en büyük bağırsak hareketlerini kaydetmeleriyle sonuçlandı .

Peki meyveyi nasıl , hangi şekilde tüketmelisiniz ? Araştırmaları bir kenara koyarsak normal hayat düzeninizde günlük yediğiniz 2-3 porsiyon meyveden korkmamak ,  meyveyi ortaya değil , ayrı porsiyonlar halinde sofralarınızda bulundurmak , mümkünse kabuğuyla tüketmek , meyvenin miktarını abartmamak ve hızlı yememek , diyabetliyseniz , mutlaka doktorunuza ve diyet uzmanınıza danışmak , bitkisel liften yoksun birer şeker bombası olan taze meyve sularını değil , meyvenin kendisini tercih etmek ,  meyve tüketiminde en önemli adımlardan olacaktır . Sonuçta meyveyi sadece şeker olarak almamalı , yüksek lif , vitamin içeren önemli bir besin olarak kabul etmeliyiz .Ama buna karşı siz siz olun meyve miktarını abartmayın , meyve temel besin gıdası değil , beslenme ögelerinden sadece biridir . Meyveyi yasaklayan tüm beslenme şekillerinden uzaklaşmanız dileğiyle . 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.