banner318
Öne Çıkanlar mustafagültak milli eğitim dersimliler tepki KIZKALESİ

HDP HALEPÇE VE BEYAZIT KATLİAMI’NDA HAYATLARINI KAYBEDENLERİ ANDI

HABER: ŞİRİN ALP

Halepçe Katliamı’nın, Kürt halkının yüzlerce yıllık özgürlük ve eşitlik mücadelesine karşı işlenen en büyük katliamlardan biri olduğunu belirten Sarıyıldız; “ Halepçe Katliamı, faşist Baas rejiminin başında bulunan Saddam Hüseyin’in Güney Kürdistan’da Kürtlere karşı düzenlettiği El-Enfal Harekatı adlı soykırımın bir parçası olarak tarihin utanç sayfalarına geçmiştir.” ifadelerini kullandı.

KATLİAMDA 5 BİN KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

16 Mart 1988 tarihinde biyolojik ve kimyasal silahlarla gerçekleştirilen katliam sonucu, 5 bin kişi yaşamını yitirdiğini, 10 bin insan ise yaralandığını hatırlatan Sarıyıldız; “ Irak Yüksek Ceza Mahkemesi tarafından 1 Mart 2010 tarihinde soykırım eylemi olarak tanımlanan Halepçe Katliamı, birçok ülkede insanlığa karşı işlenmiş suç olarak tanımlanmıştır. Kürt halkı, tarihi boyunca onlarca kitlesel kıyım ve katliamla yüz yüze kalmış olmasına rağmen eşitlik ve özgürlük mücadelesini kesintisiz sürdürmüştür. Enfal soykırımı ve Halepçe Katliamının failleri insanlık tarihinde lanetlenirken meşru ve insani hak mücadelesini sürdüren Kürt halkı direnişiyle bütün ezilen halklara umut olmaya devam etmektedir.” açıklamasını yaptı.

BEYAZIT KATLİAMI

16 Mart 1978 yılında İstanbul Üniversitesi’ndeki Beyazıt Katliamına da değinen Sarıyıldız; “ 1970’li yılların ortalarından itibaren büyüyen toplumsal muhalefet ve yükselen devrimci gençlik dalgasına karşı devreye konulan katliamlardan biri olan ve tarihe Beyazıt Katliamı olarak geçen saldırı 16 Mart 1978 tarihinde İstanbul Üniversitesinde okuyan devrimci öğrencilere karşı gerçekleştirildi. Daha sonra açılan davalarda, net olarak ortaya çıkan ve sivil faşistler ile kontrgerillanın elbirliğiyle gerçekleştirdiği kanıtlanan katliamda 7 öğrenci yaşamını yitirdi, 41 öğrenci ise yaralandı.” ifadelerine yer verdi.

“UNUTTURULMAYA ÇALIŞILDI”

16 Mart katliamının daha sonraki dönemlerin bir provası olduğunu ve sonrasında yaşananlara değinen Sarıyıldız; “ Egemenlerin toplumsal mücadelenin yükseldiği her dönemde faşist terörü bir araç olarak kullanabileceğini bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Askeri darbeye giden yolun yapı taşlarından biri olan bu katliam, daha sonra Sivas, Maraş ve Malatya’da kitlesel kıyımlara kadar vardırılmıştır. Faili meçhul cinayetler olarak kayda geçen, yargılanan faillerin ya korunduğu, ya da cezasızlıkla ödüllendirildiği katliamlar halkasının bir parçası olan 16 Mart Katliamı davası zamanaşımına uğratılarak unutturulmaya çalışıldı. Aktörleri ve saldırı tarzı değişse de, kanlı ilmek cezasızlık kültürüyle birleşerek kendini yeniden üretmeye devam etmektedir.” dedi.

Son olarak şunları ekleyen Sarıyıldız; “10 Ekim Ankara Gar ve Suruç Katliamlarında yine aynı faşist şiddet sarmalı kullanılarak kitlelerin politik mücadeleleri zayıflatılmaya çalışıldı. Bütün bu katliam ve yıldırma taktiklerine karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizi bir kez daha ilan ediyor Halepçe ve Beyazıt katliamında yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner306

banner291

banner262

banner313